10. Hukuk Dairesi 2024/5302 E. , 2024/7251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2097 E., 2023/623 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/307 E., 2022/335 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumda 4 4120 01 01 1068473 001 03 94 sicil sayılı dosyada işlem gören ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi & ... Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığı'nın yüklenicisi olarak bulunduğu, Adana Sofulu 1.Bölge 784 Konut Adaiçi ve Genel Altyapı ile Çevre Düzenlemesi İnşaatı işinden kaynaklanan alacak nedeniyle müvekkilinnin banka hesaplarına e-haciz işlemi uygulandığını, haczin kaldırılması amacıyla davalı Kuruma yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, Kurumca davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin, ... Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyesi olmasından kaynaklandığını, ancak e-haciz işlemi öncesinde davacıya, borca dair herhangi bir bildirim yapılmadığını ve ödeme emri gönderilmediğini, kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan, kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulmasının Kanun,7a aykırı olduğunu, anılan işlem nedeniyle müvekkilinin tasarruf haklarının elinden alındığını, ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirket ile iş ortaklığını oluşturan diğer şirketin hukuken varlığını devam ettirmesine ve alacağın şirketlerden tahsil imkanı olmasına rağmen, şirket borcundan ötürü davacının mal varlığına haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davacı hakkında davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen icra ve haciz işlemlerinin terkini ile davacının banka hesaplarında bulunan e-haczin ve blokenin kaldırılmasına, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Tur Otel İnş Tic, A.Ş. ve Az-Uz San. Tic. Ltd.'nin borçlarından dolayı 6183 sayılı A....U.H kanun hükümleri gereğince şirket ortağı olan davacı aleyhine 2010/15098, 26496, 26497, 26499, 26505, 26511, 26514, 26520, 26526, 26532, 26535, 2012/22121- 2014/52016, 52017, 52125 E. sayılı icra takip dosyası ile icra takibine geçilerek yönetim kurulu üyesi ...'a 31.082.2017 tarihinde mernis adresine gönderildiğini, muhatabın tanınmadığı ibaresi ile 13.09,2017 tarihinde iade edildiğini, ödeme emirlerinin VUK'nın 105 inci maddesinde belirtilen nedenler yüzünden tebliğ etmek mümkün olmadığından 2017 yılında ilanen tebligat yapıldığını, öncelikle şirketin adına gayrimenkul sorgulaması yapıldığını ve herhangi bir gayrimenkule rastlanmadığını, ... Tur. Otel İnş. Tic. A.Ş.'nin Yönelim Kurulu üyesi olan davacının ödenmeyen prim borçlarından dolayı Kuruma karşı işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle davacı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine e-haciz işlemi tesis edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizce yapılan yargılama, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesindeki talebine ilişkin 18.10.2018 tarihinde Kuruma başvuru yaptığı, Kurum tarafından 08.02.2019 tarihinde talebin reddedildiği anlaşılmıştır. Kural olarak şirket ortak ve yöneticilerinin, şirketten tahsil edilemeyen alacaklar, prim borçlarından sorumlu olacağı sabittir. Ortak veya yöneticiye gidilebilmesi için şirketten tahsil imkanının olmaması gerekmektedir. Somut olayda da dava dışı şirket tarafından yargılama sırasında ödemelerinin yapıldığı ve davalı Kurum tarafından da davacı hakkında uygulanan haciz işlemlerinin 27.03.2020 tarihinde kaldırılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığını karar verilmiştir. Davanın açılmasına da davalı Kurumun şirketten tahsil imkanı varken davacı hakkında haciz işlemi gerçekleştirmiş olması nedeniyle davanın açılmasına davalı Kurum sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti verildiği" gerekçesiyle;
"1-Konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunarak mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dava, davacının banka hesaplarına dava dışı ... Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'nin prim borcundan dolayı konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, hacze konu borcun dava dışı şirket tarafından yargılama sırasında ödenmesi üzerine davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan haciz işlemlerinin 27.03.2020 tarihinde kaldırılması nedeniyle açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, sözkonusu karar davalı Kurum vekili tarafından Kurum işlemlerinin yerinde olduğu gerekçesiyle vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir.
Eldeki dosyada, borca dayanak ödeme emrinin davacının adresi araştırılmaksızın ilanen tebliği suretiyle borcun kesinleştirilmesi ve öncelikle şirketten tahsili için yeterli işlem yapılmadığı gözetildiğinde davacının dava açmakta haklı olduğu, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, borçlu olmadığının tespiti ve haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 331 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; borcun yapılandırma yapılarak ödenmesi nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile
Hüküm fıkrasının 4'üncü bendinde yer alan "4-Davacı kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden dosyanın karara çıktığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık ücret tarifesi gereğince belirlenen 9.200,00 TL ücreti vekaletin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin silinerek hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!