10. Hukuk Dairesi 2024/5275 E. , 2024/5194 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1301 E., 2024/124 K.
KARAR : Ret, Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/465 E., 2022/21 K.
Taraflar arasındaki asıl ve bir kısım birleşen alacak davalarında yersiz aylıkların tahsili, birleşen tespit ve iptal davasında kesilen ölüm aylıklarının bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl dava ile birleşen bir kısım alacak davalarının reddine, birleşen tespit ve iptal davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine, alacak davasının davalıları vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava ile birleşen alacak davalarının reddine, birleşen tespit - iptal davasının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Davacı Kurum vekili asıl ve birleşen alacak davalarındaki dava dilekçelerinde özetle; davalıların vefat sigortalı nedeniyle aylık aldığı, davalılara her türlü borçlanma hariç 900 gün prim ödeme şartı gerçekleşmeden aylık bağlanması nedeniyle bağlanan aylıkalr iptal edilerek 21.10.2013-20.03.2019 tarihleri arasında ödenen 72.616,62 TL / 36.663,49 TL / 31.399,04 TL yersiz ödemenin davalılar adına borç tahakkuk ettirildiği, borcun tahsili için borç bildirim belgesi gönderilmesine rağmen davalılar tarafından borca itiraz edildiği ve herhangi bir ödeme yapılmadığı iddiasıyla 72.616,62 TL / 36.663,49 TL / 31.399,04 TL Kurum zararının davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Asıl dava ile birleşen alacak davalarının davalıları/birleşen tespit ve iptal davasının davacıları ..., ... ve ... vekili dava dilekçesine özetle; birleşen davanın davacılarının miras bırakanı ...'ın vefat ettikten sonra SGK tarafından birleşen davanın davacılarına şartları oluştuğu gerekçesiyle maaş bağlandığı, birleşen davanın davacılarının maaş almaya devam ettiği zaman zarfında kendilerine herhangi bir tebligat yapılmaksızın maaşlarının kesildiğinin bildirildiği, birleşen davanın davacılarının miras bırakanının eksik primlerinin geçici 35 inci madde kapsamında borçlandırılarak kapatılıp davacıların almış olduğu ölüm aylığının devam etmesi gerekirken askerlik borçlanmasının geçici 35 inci madde kapsamında değerlendirilmediği, yönetmeliğe aykırı olarak tesis edilen işlem nedeniyle birleşen davanın davacılarının aylıklarının kesildiği iddiasıyla birleşen davanın davacılarının kesilen aylıklarının tekrar bağlanmasına, aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle; davalı tarafından eşinin vefat ettiği tarihten sonra askerlik süresinin tamamı borçlanılarak ödendiği, eksik kalan 10 günlük sürenin yönetmeliğe göre tamamlatılması gerekirken aylıkların kesilmesi ve ödenen aylıkların geri istenilmesinin yönetmeliğe aykırı olduğu, davalının ödediği askerlik borçlanmasındaki prim gün sayısının 900 günden fazlasını tamamladığı, fazla olan prim gün sayısının Kurum tarafından resen veya bildiri yapılarak talep doğrultusunda eksik günlerin borçlanılan günlerden tamamlanması gerekirken bu işlemin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen alacak davasının davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının annesi tarafından babasının vefat ettiği tarihten sonra askerlik süresinin tamamı borçlanılarak ödendiği, eksik kalan 10 günlük sürenin yönetmeliğe göre tamamlatılması gerekirken aylıkların kesilmesi ve ödenen aylıkların geri istenilmesinin yönetmeliğe aykırı olduğu, davalının annesinin ödediği askerlik borçlanmasındaki prim gün sayısının 900 günden fazlasını tamamladığı, fazla olan prim gün sayısının Kurum tarafından resen veya bildiri yapılarak talep doğrultusunda eksik günlerin borçlanılan günlerden tamamlanması gerekirken bu işlemin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen alacak davasının davalısı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının henüz 18 yaşını doldurmadığından dava ehliyeti bulunmadığı, davalının annesi tarafından babasının vefat ettiği tarihten sonra askerlik süresinin tamamı borçlanılarak ödendiği, eksik kalan 10 günlük sürenin yönetmeliğe göre tamamlatılması gerekirken aylıkların kesilmesi ve ödenen aylıkların geri istenilmesinin yönetmeliğe aykırı olduğu, davalının annesinin ödediği askerlik borçlanmasındaki prim gün sayısının 900 günden fazlasını tamamladığı, fazla olan prim gün sayısının Kurum tarafından resen veya bildiri yapılarak talep doğrultusunda eksik günlerin borçlanılan günlerden tamamlanması gerekirken bu işlemin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilemesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; ilk olarak ölüm aylığının bağlanması yönündeki işlemin tamamen idarenin tasarrufu ve gözetimi altında gerçekleştirildiği, davalı mirasçı ...'nin talebi üzerine ölüm aylığı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendiren idarenin bildirimi üzerine davalı mirasçı tarafından eşinin askerlikte geçen hizmet süreleri üzerinden borçlandırma işlemi gerçekleştirildiği, dolayısıyla idarenin davalı mirasçıya ölüm aylığı bağlanması için gerekli olan asgari koşulları taşıyıp taşımadığı hususunu dikkat ve titizlikle araştırarak aylık bağlanması için gerekli şartlardan olan hizmet süresinin 900 günün altında olup olmadığını tespit ederek talebi değerlendirmesi beklendiği, ancak olayda bu olağan beklentinin yerine gelmesini teminen Kurumca yerine getirilmesi gereken inceleme, denetim ve hak sahiplerine doğru bilgiyi verilmesi yükümlülüğü yerine getirilmediği ve şartların yerine getirildiğinden bahisle davalı mirasçıdan askerlik borçlanması tutarının tahsili yoluna gidildiği, idarenin söz konusu denetim ve inceleme görevini yerine getirmediği gibi davalı mirasçıya izafe edilemeyen kendi kusuru sonucu oluşan işlemindeki hata unsurunu dokuz yıl sonra fark ederek anılan işlemin iptali yoluna gittiği, dolayısıyla olayda davalı mirasçınun idareyi yanıltmaya yönelik hileli bir işleminin bulunmadığı ve davalı mirasçınun bir kusurunun da olmadığı, buna göre davalı mirasçıya ölüm aylığını alma koşullarını taşıdığı inancı verilerek askerlik borçlanmasının yaptırılması ve sonucunda süre şartının tam olarak yerine getirilmediğinden bahisle bağlanan ölüm aylığının iptalinde kusurun bütünüyle idareye ait olduğu, diğer taraftan davalı mirasçılara ödenen ölüm aylığının yersiz olduğunun tespit edilmesinde geçen yaklaşık dokuz yıllık sürenin oldukça uzun olduğu, bu süre boyunca hatalı işlemin varlığının tespit edilebilmesini temin edecek ve davalı mirasçılara ödenmeye devam edilen ölüm aylığının kesilmesi sonucunu doğuracak gerek Kurum içi gerekse Kurum dışı bir denetim faaliyetinin ya hiç ya da yeterli düzeyde gerçekleştirilmediği, ayrıca ev hanımı olan davalı mirasçı ...'ın aylık iptali tarihi itibariyle kırk dört yaşında olduğu ve bağlanan ölüm aylığı dışında başkaca bir gelirinin olmaması nedeniyle SGK kayıtlarına göre 28.08.2019 tarihinde Akhisar Özel Sağlık Hizmetleri Tesisleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.'de temizlik görevlisi olarak işe başladığı, bunun yanında davalı mirasçı ...'ın prim ödemesinde bulunduğu, eksik gün sayısının da yalnızca on gün olduğu, buna göre davalı mirasçılar sadece on günlük prim gün sayısının eksik olduğu gerekçesiyle aylıktan mahrum kaldığı, davalı mirasçı ... idarenin talebi üzerine bu eksik gün sayısı yönünden de dokuz yıl önce prim de ödediği, bunun yanında idare tarafından aylığı iptal edilen ve geri ödeme talebinde bulunulan davalıların kalan gün sayısını borçlanma imkânının da olmadığı, buna göre davalıların kalan gün sayısını borçlanarak yeniden aylık alamayacağı gibi yaşı itibarıyla yeniden sigortalı olabilme imkânı da oldukça güçleştiği, ayrıca ilgili mevzuatta yer alan zamanaşımı gibi hükümler de dikkate alındığında idareye güvenerek askerlik borçlanması yapan davalı mirasçı ...'ın, ölen eşinin hizmet sürelerinin tespiti için hukuk yollarına başvurabilmesi de etkin bir yol olarak görülemediği, dava konusu olayda davalılara atfedilebilecek bir kusurun olmadığı ve bütünüyle idarenin gözetimi ve denetimi altında gerçekleştirilen bir idari işlemden makul görülemeyecek bir süre sonunda geri dönülmesinin söz konusu olduğu, buna göre somut olayda idare tarafından ölüm aylığı ödemelerinin yersiz olduğu yönündeki hatalı işlemin ancak yaklaşık dokuz yıl sonra tespit edilebildiği, kamu kurumlarının uygun zamanda, uygun yöntemle ve tutarlı olarak hareket etme sorumluluğunda başarısız olduğu, davalıların ölüm aylığının kesilmesi ve ödenen aylıkların kendisinden geri istenilmesinin kendisine önemli bir külfet yüklediği, kaldı ki bu kadar uzun bir süre sonra ölüm aylığının iptal edilerek yapılan ödemelerin geri istenilmesi hukuk güvenliği ilkesini de zedelediği, bütün bu hususlar dikkate alındığında davalıların, idarenin kusurundan dolayı ölüm aylığından yoksun bırakılmasının somut olayın özel koşulları altında davalı mirasçıların şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, bu sebeple müdahalenin içerdiği kamu yararı amacı ile davalı mirasçıların mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşıldığı, sonuç olarak davalı mirasçılara bağlanan ölüm aylıklarının yeniden bağlanmasına yönelik talebin bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere kanuni şartlarının oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmekle beraber ödenen aylıkların geri alınması talebinin açıklanan nedenlerle mülkiyet hakkının ihlaline yol açacağı gerekmesiyle asıl dava 2021/465 Esas yönünden davanın reddine, birleşen Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/466 Esas yönünden davanın reddine, birleşen Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/465 Esas yönünden davanın reddine, davacıların davasının kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından tesis edilen davacılar ..., ... ve ...'a bağlanan ölüm aylığının geri alınmasına dair işlemin iptaline, davacıların aylık bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Asıl dava ile birleşen alacak davalarının davacısı / birleşen tespit - iptal davasının davalısı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada kendisine tebligat yapılmadığı, Kurum tarafından işbu dava öncesi davalılara borç bildirim belgesi tebliğ edilmesine karşın davalılar tarafından herhangi bir dava açılmadığı, Akhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2020/24 Esas sayılı dosyası ile açılan Kurum işlemi davasının davalılara yapılan tebligattan itibaren 1 ay içerisinde açılmadığından reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkemece somut olayın hukuka uygunluğundan ziyade Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru kararının gerekçesinin değerlendirilerek hak ihlali olup olmadığı şeklinde yapılan incelemenin hukuka aykırı olduğu, davalardaki haklılıkları ortaya koyan bilirkişi raporları bulunmasına rağmen bu raporlara itibar edilmeden hukuka aykırı karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak alacak davalarının kabulüne, birleşen tespit ve iptal davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl dava ile birleşen alacak davalarının davalıları / birleşen tespit - iptal davasının davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından davalılara eksik günlerin askerlik borçlanması ile tamamlanabileceği bildirilmeden önce davalıların eksik günleri tamamlayabilmek adına miras bırakan ...'ın daha önceden çalışmış olduğu ancak işveren tarafından sigorta primleri ödenmediği için işverene karşı Akhisar 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2009/147 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığı, davalıların bu davayı açtıktan sonra Kurum tarafından kendilerinin eksik günleri askerlik borçlanması ile tamamlayabileceklerinin bildirildiği ve askerlik borçlanması ödendikten sonra davalılara ölüm aylığı bağlandığı için hizmet tespiti davasının bir yararı olmayacağı gerekçesi ile bu davadan vazgeçtikleri, Kurumun hatalı işlemi nedeniyle davalıların yanıltılarak hizmet tespiti davasını sonuçlandırmalarının engellendiği, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına ilişkin Yönetmelik geçici 35 maddesi kapsamında eksik kalan günlerin tamamlanması gerektiğin görüş almak için alınan bilirkişi raporlarının mahkemeleri bağlamadığı gibi hükme esas alınamayacağı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak alacak davalarının reddine, tespit - iptal davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.12.1974 doğumlu muris ...'ın 01.10.1991 tarihli işe giriş bildirgesi ile 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescilinin bulunduğu, 01.10.1991 - 01.02.2009 tarihleri arasında 890 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 01.02.2009 tarihinde vefat etmesi üzerine, geriye mirasçı olarak 1998 doğumlu ..., 2007 doğumlu ... ve eşi ...'nin kaldığı, 06.03.1995 - 06.09.1996 tarihleri arasındaki 540 gün borçlanma yapılması üzerine, hak sahiplerine 1430 gün üzerinden 01.05.2009 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca aylık bağlandığı, bağlanan aylığın her türlü borçlanma hariç 900 gün prim ödeme şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle iptal edilerek 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca borç tahakkuk ettirildiği, Kurumca 18.05.2009 tarihinde bağlanan aylığın, Kurum borçlanma süresine ilişkin prim tahsil edip, aylık bağladıktan 10 yıl sonra, her türlü borçlanma hariç 900 gün prim ödeme şartı gerçekleşmediği gerekçesine dayalı aylık iptali işleminin, sosyal güvenlik hakkının özünü zedeleyecek nitelikte bulunduğu; makul sürede denetim ve uyarı görevini yerine getirmeyen Kurum tarafından gerçekleştirilen işlemin hukuka aykırı olduğu dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı, sonuç itibarıyla 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davalılar -birleşen dosya davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olduğu gerekçesiyle davacı -birleşen dosya davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar - birleşen dosya davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Akhisar İş Mahkemesi'nin 07.03.2022 tarih, 2021/465 Esas ve 2022/21 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, asıl dava ve Birleşen Akhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2019/465 Esas 2019/844 Karar sayılı ve birleşen Akhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2019/466 Esas 2019/786 Karar sayılı davaları yönünden davanın reddine, birleşen Akhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2020/24 Esas 2020/10 Karar sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile davacılara muris ...'tan dolayı bağlanan ölüm aylıklarının kesilmesi ve yersiz ödeme nedeniyle borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptaline; davacılar ... ve ...'ın ölüm aylıklarının Kurumca kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek faizi ile beraber ödenmesi gerektiğinin tespitine, ...'ın aylığının öğreniminin son bulması nedeniyle 21.07.2018 tarihinde son bulmuş olması nedeniyle, aylığın ödenmesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl dava ile birleşen alacak davalarının davacısı / birleşen tespit - iptal davasının davalısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece somut olayın hukuka uygunluğundan ziyade Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru kararının gerekçesinin değerlendirilerek hak ihlali olup olmadığı şeklinde yapılan incelemenin hukuka aykırı olduğu, davalardaki haklılıkları ortaya koyan bilirkişi raporları bulunmasına rağmen bu raporlara itibar edilmeden hukuka aykırı karar verildiği, davalıların ölüm aylığı şartlarını taşımadıkları iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Asıl dava ile birleşen alacak davalarının davalıları / birleşen tespit - iptal davasının davacıları vekilitemyiz dilekçesinde özetle; Kurumun her bir davalıya ayrı ayrı dava açtığı, her bir dava açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl ve bir kısım birleşen alacak davalarında yersiz aylıkların tahsili, birleşen tespit ve iptal davasında kesilen ölüm aylıklarının bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 32 nci maddesinin 07.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile değişik 2 nci fıkrası şöyledir:
"Ölüm aylığı;
a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır."
2.5510 sayılı Kanun'un ilgili 96 ncı maddesi şöyledir:
"Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan %25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
3. Değerlendirme
1.Birleşen tespit ve iptal davasının davacılarının murisi sigortalı, 890 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında prim gün sayısı bulunmakta iken, 01.02.2009 tarihinde vefat etmiştir. Davacılar 09.02.2009 tarihinde askerlik borçlanma talebinde bulunmuş ve 540 gün askerlik süresine ilişkin borçlanma bedelini 30.04.2009 tarihinde ödemiş ve anılan davacılara 01.05.2009 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Ne var ki asıl davanın davacısı Kurum tarafından 20.03.2019 tarihli işlemle hak sahiplerinin ölüm aylığı tahsis koşullarını taşımadıkları gerekçesiyle ölüm aylıkları iptal edilmiş ve yersiz ödenen aylıkların tahsili talep edilmiştir.
2. Ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanacak olan ölüm aylığının şartları, 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinde düzenlenmiş olup sigortalının yaşlılık, malullük veya vazife malullüğü aylığı alırken yahut söz konusu aylıkların bağlanmasına hak kazanmış olduğu halde henüz işlemleri tamamlanmadan veyahutta belirtilen aylıkların çalışması nedeniyle kesilmesi halindeyken ölümü halinde hak sahiplerine doğrudan ölüm aylığı bağlanmaktadır. Bu şartları taşımadan ölen tüm sigortalılar yönünden ise sigortalının 1800 gün prim günü bulunması veya 4/1-a maddesi sigortalıları yönünden her türlü borçlanma hariç 5 yıl sigortalılık ve 900 prim günü şartını haiz olmaları halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmektedir.
3. Somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olan murisin, yaşlılık, malullük ve vazife malullüğü aylığı şartları bulunmadığı gibi her türlü borçlanma hariç 900 prim günü ve borçlanma dahil 1800 prim günü bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında ölüm aylığı tahsis koşullarını taşımayan birleşen davanın davacısı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması mümkün bulunmamaktadır.
4. Öte yandan aylık şartlarını taşımadıkları halde, kendilerinden kaynaklanan kasıt veya kusur bulunmaksızın tümüyle Kurumundan kaynaklanan hatalı işlem sonucu, kendilerine aylık bağlanan sigortalı ya da hak sahiplerinin aylıklarının kesilmesi halinde; yersiz aylıkların, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi kapsamında tahsil edilmesi gerekir.
5. Açıklanan maddi ve hukuki olgular uyarınca ölüm aylığının yeniden bağlanması istemlerinin reddi ile yersiz aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi kapsamında tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!