10. Hukuk Dairesi 2024/5261 E. , 2024/6242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1937 E., 2024/98 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/250 E., 2022/113 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının miras bırakanı ... ...'ın 06.04.1955-30.05.1955, 11.04.1956-30.05.1956, 01.11.1962-29.07.1963, 01.10.1963-30.06.1966 ve 08.11.1966-15.11.1968 tarihleri arasındaki toplam 2020 gün hizmeti nedeniyle ölüm aylığı almak için Kuruma başvurduğunu, ... ...'ın işe giriş bildirgeleri ve hesap kartlarının sahte olduğu gerekçesiyle 1969 gün hizmetinin iptal edildiğini ileri sürerek, iptal edilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitini ve prim ödeme gün sayısının tespitine karar verilerek, ölüm aylığının hak kazanıldığı tarihten itibaren bağlanmasını, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının getirtilip incelendiği, davacı ..., ..., ... ve ...'ün de yargılandığı 168 sanıklı dosyada İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı operasyon sonucu SSKve Bağ-Kur'da emekliliği hak etmeyen şahısları emekli etmeleri nedeniyle başlatılan soruşturma sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 12.09.2008 tarihli raporu doğrultusunda dava açıldığı, yargılama sonunda ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düştüğü, ancak nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum oldukları, davacı ...'ın ise beraatine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 28.12.2007 tarihli raporu içeriğine göre; ...'ın ... ...'dan ölüm aylığı almak için başvuruda bulunduğu, ...'de Emniyet Müdürlüğü tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ele geçirilen belgeler ve ...'de ele geçen belgeler arasında ... ...'la ilgili kayıtların bulunduğu, bu nedenle şüpheli olarak tahsis talebinin incelemeye alındığı, yapılan inceleme sonunda 1962/11-12, 1963/1-2-3-4-5-6-7-8, 1963/10-11-12, 1964, 1965/1-2, 1966/1-2, 1966/4, 1967 ve 1968 dönemlerine ait ikisi ikişer nüshalı dört adet sigortalı hesap kartının mevcut olduğu, bu kartlarla ilgili ilk giriş bildirgelerinin 30.11.1962 ve 30.11.1966 tarihlerinde 15703.32 sicil numaralı "Arıklı Ticaret" iş yerinden, işe tekrar giriş bildirgesinin 30.10.1963 tarihinde 39154.32 sicil numaralı "Emel Ticaret" iş yerinden verildiği, bildirge ve kartın 917681 sigorta sicil numarası üzerinden düzenlendiği, sigortalının ünite ile ilgisinin olmadığı ancak tahsis talep dilekçesinin üniteye verilmesi nedeniyle, dosyanın incelendiği ve hesap kartı ile 1969 gün hizmetinin kazanılmaya çalışıldığının tespiti yapıldığı, hesap kartlarında görülen hizmet günlerinin ilgili olduğu 15703.32 ve 39154.32 sicil numaralı iş yerlerinin dönem bordrolarında yapılan incelemelerde 15703.32 sicil sayılı iş yerinin olmadığı, diğer iş yerinde ise ... ...'ın isminin bulunmadığının tespiti yapıldığı, 15703.32 sicil numaralı iş yerinden verilen bildirgenin gerçek olup olmadığının araştırıldığı, tescil kütüklerinde sigortalı kayıtlarının bulunmadığı, 917681 sicil numarası ile tescil edilmediği ve bildirgenin sahte olduğu tespitinin yapıldığı, Kırşehir Sigorta İl Müdürlüğünün yazısı ekindeki kayıtlar karşısında sahte işe giriş bildirgesi ve hesap kartının dosya devredildikten sonra İstanbul İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğünde dosyaya gizlice konulduğunun anlaşıldığı ve rapor doğrultusunda 1969 günlük hizmetinin iptal edildiği, denetmen raporunda ...'ün, ...'nün ve ...'in beyanlarını da değerlendirdiği, ...'in, ... ...'a ait dosya ile ilgili ölüm aylığı müraacatını ... 'ün yaptığını, ... ve ...'ın kendisini sıkıştırdığını bunun üzerine müracaat yaptığını, belgeleri kendilerine ulaştırdıklarında dosyaya koyacaklarını söylediğini, para karşılığında iş yapmadığını beyan ettiği; ...'nün, ... ...'ın arkadaşı ... ...'ın babası olduğunu, kendisinin SSK İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğüne telefon ettiğini, ...'de ele geçen belgeleri bilmediğini, sahte belgelerin dosyaya nasıl girdiğini bilemediğini, ...'ün ise ...'nün ... lakaplı kişinin tarih sayısını alıp alamayacağını sorduğunu söylediği, ... ve ...'nün tutanak tanığı olarak Mahkeme tarafından dinlendiği, davacı tarafından çalışma olgusunu doğrulayan tanık bildirilmemesi, denetmen tarafından yapılan araştırmada tescil kütüklerindeki kayıtlarda ... ...'ın işe giriş bildirgelerinin bulunmaması ve kesinleşmemiş olmakla birlikte İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ..., ... ve ...'nün mahkum olması nazara alındığında davacının miras bırakanının fiili çalışmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; iptale konu dönemlerden uzun yıllar sonra davacının vefat eden eşinin fiili olarak çalışıp çalışmadığının tespitinin müfettişlerce yapılabilmesinin olanaksızlığı, ayrıca uzun yıllar boyunca SGK tarafından söz konusu hizmetlere ilişkin bir itirazın bulunmadığı nazara alındığında, söz konusu hizmet iptalinin hukuka aykırı olduğunun açık olduğunu, davacının ... eşinin fiili olarak çalışmasının bulunduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmen tutanağı içeriği, çalışmayı doğrulayan tanık bulunmaması, murisin işe giriş bildirgesinin bulunmaması, soruşturma ve ceza dosyası ile mevcut bilgi ve belgelerden; davacının murisi ...'ın iptal edilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığının kanıtlanamadığı, iptal edilen süreler dışlandığında mevcut hizmetlerin ölüm aylığı bağlanması için yeterli olmadığı, dolayısıyla ölüm aylığı bağlama şartlarının oluşmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının vefat eden eşinin fiili çalışması bulunduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacı murisi ile aynı dönemde çalışmış kişilerin dinlenerek beyanı alınması, komşu işyeri tanıklarının araştırılması gerektiğini, sanıklar hakkında kesinleşmeyen karara dayalı olarak mahkumiyete hükmedilmiş olmasının davacı aleyhine yorumlanamayacağını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının murisinin hizmetinin iptaline dair Kurum işleminin iptali, murisin hizmetlerinin tespiti ile davacıya ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!