10. Hukuk Dairesi 2024/5258 E. , 2024/5779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2443 E., 2023/2328 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/68 E., 2022/537 K.
Taraflar arasındaki vazife malullüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mardin ili, Nusaybin ilçesi, Dicle Mahallesinde yürütülen terörle mücadele operasyonu sırasında 25.04.2016 tarihinde yaralandığını, 08.03.2021 tarihli rapor ile TSK da görev yapamaz kararı verildiğini, müvekkilinin 5510 ve 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olarak emekliye sevki konusunda davalı Kuruma yaptıkları başvurunun işlem yapılmayarak zımnen reddedildiğini beyanla, Kurumun işleminin iptali ile davacının 5434 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi uyarınca vazife malullüğünün uygulanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; tazminat dosyasında alınan Adli Tıp Raporunda, davacının 25.04.2016 tarihli olayda yaralanması nedeniyle davacının kalıcı bir beden gücü kaybına uğramadığı, böyle bir kayıp söz konusu olmadığından aktif olarak görevde olan davacının aynı işi yapan emsali kamu görevlilerine nazaran fazla güç sarf etmesini gerektiren bir durum olmadığına dair tespitte bulunulduğunu, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 04.10.2017 tarihli kararı ile davacıya 6.829,90-TL. ödenmesine karar verilmiş olup, karar gereğince işbu miktarın davacı tarafa maddi ve manevi zararlarına binaen ödendiğini, Kurum tarafından davacının olay nedeniyle maruz kaldığı zararın nakdi tazminat ödenmesi yoluyla tazmin edildiğini, davacının işbu yaralanma nedeniyle herhangi bir maaş kaybına uğrama durumunun söz konusu olmadığını, adli tıp raporu ile de tespit edildiği üzere davacı için sürekli maluliyet ve emsallerine göre fazla efor sarf etmesini gerektiren bir durum söz konusu olmadığından, davacının Kuurmdan herhangi bir tazminat alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasına ilişkin olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 27.06.2022 tarih 2022/13265 sayılı kararı ile davacının Samsun Gazi Devlet Hastanesinin 08.03.2021 tarih 273 sayılı Sağlık Kurulu Raporunun 5510 sayılı Kanun'un 25-47 nci maddeleri uyarınca incelenmesi neticesinde; raporda belirtilen hastalıklarının 25.04.2016 tarihinde meydana gelen yaralanmaya bağlı olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca malul olduğuna karar verildiği, Mardin 2. İdare Mahkemesinin 2017/2657 Esas sayılı dosyasında alınan 19.07.2019 tarih ve 12421 sayılı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda da davacının 25.04.2016 tarihinde meydana gelen terörle mücadele operasyonunda yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği, bu itibarla davacının iddia ettiği rahatsızlığının vazifeden kaynaklanmadığı, 5510 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılmasına olanak bulunmadığı kanısına varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemenin SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporuna göre karar verdiğini, davalı Kurumca hazırlanan raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıya yeniden rapor aldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 25.04.2016 tarihinde meydana gelen patlamada yaralanan davacının vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun' un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!