10. Hukuk Dairesi 2024/5250 E. , 2024/5204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1678 E., 2023/2658 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/94 E., 2022/246 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 07.09.2006 - 27.01.2013 tarihleri arasında apartman görevlisi olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaları kanıtlar belge ibraz edilmediği, hak düşürücü sürenin geçtiği, belgelerle iddianın ispat edilmesi gerektiği, Kurumun taraf olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş ilişkisi olmadığı, kapıcı dairesinin davacıya kiralandığı ve kira bedelini ödememesi halinde ekmek ve gazete dağıtması, haftada bir kez apartmanı temizlemesi, arka bahçe bakımı, akşamları 19 -20 arası çöp toplaması karşılığında anlaştıkları, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tarih kaydı bulunmayan, aile reisi olarak ...'nın ve Yönetici sıfatıyla Kafuran Toker'in imzası bulunan Mahallede Oturanlar İçin Aile Beyan Formu örneğinde davacı ... ve eşi ... ...'nın ... Sok. ... Apt. No:6 adresinde kurulu binada apartman görevlisi olarak kayıtlarının yapıldığı, dosyada mevcut ikametgah ilmühaberi ve çeşitli faturalarda davacının adresinin ... Sok. ... Apt. No:6 Kapıcı olarak geçtiği, ASKİ abonelik bilgilerinde ... Apartmanında davacının oturduğu bölümün su aboneliğinin Kafuran Toker adına olduğu, en son 2013 yılı 2 inci aya ait faturanın ödenmiş olduğu, ... Apartmanı Yönetim Kurulu Karar Defteri örneklerinde 10.01.2010, 24.04.2011 ve 21.04.2012 tarihli kararlarda kapıcı dairesinde oturan kişilerin kira bedelinin aylık miktarının tespit edildiği ve bunun ilgili kişilerce ödenmesi ya da bu bedel karşılığı olarak ekmek gazete dağıtılması, apartmanının temizliği, arka bahçenin bakımı, çöplerin alınması ve çıkabilecek hizmetleri yerine getirmeleri yönünde karar verildiği, anılan örneklerde binada kapıcı çalıştırılmasına dair veya davacının isminin geçtiği yahut davacıya ödeme yapıldığına dair bir karar bulunmadığı, ibraz edilen kasa defteri ve gider makbuzu örnekleri itibariyle davacıya yapılmış bir ödeme kaleminin bulunmadığı; gider makbuzlarında ... adlı şahsa bahçe işleri için (ot biçme) ödeme yapıldığı bilgisinin bulunduğu, 14.03.2013 tarihli polis memurlarınca düzenlenen tutanakta Maltepe Mah. ... Sok.No:6 Çankaya Ankara adresinde kurulu binada Sayın Mahkemenin istemleri doğrultusunda tespit yapıldığı; buna göre binanın 14 daireden oluştuğu, kapısı dairesi bulunmadığı, ısınmanın her dairede bulunan bağımsız kombiler aracılığıyla sağlandığı, sığınak ve toplantı salonu şeklinde düzenlenmiş bir bölümün bulunduğu bilgisi ile her dairede ikamet eden 14 kişinin adına soyadına ve telefon numaralarına yer verildiği, bu tutanakta davacının yahut eşini isminin bulunmadığı, Enerjisa Firması tarafından gönderilen yazıda müzekkerde eyer alan adres bağlamında herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı bilgisinin yer aldığı MERNİS üzerinden yapılan araştırmada davacının 2007 yılında Maltepe Mah. ... Sok. ... Blok No:6 İç Kapı No:15 Çankaya Ankara adresinde 10.03.2007 tarihli beyan üzerine mukim olduğunun bildirildiği, tüm bu hususlar tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı apartmanda apartman görevlilerinin yapacağı işlerde iştigal ettiği, bu iş kapsamında servis hizmeti akşam çöpleri çıkarmak ve apartman temizliğinin yapıldığı, tanık ifadelerinde hareketle davacının nakliyecilik gibi işlerle de iştigal ettiği, bu nedenle tam gün süreyle kapıcılık hizmeti yapmadığı, bilirkişi tarafından da yapılan değerlendirmeye göre davacının haftada 4 gün ayda 16 gün olmak üzere bildiriminin yapılabileceğinin ifade edildiği, davacının davalı yanında çalıştığının beyan ettiği dönemlerde başka iş yerlerinde de çalıştığı dikkate alındığında davacının davalı apartmanda tam zamanlı çalışmasının mümkün görünmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde Kuruma bildirim yapılan süreler hariç 10.03.2007 - 07.02.2008, 09.02.2008 - 06.03.2008, 21.06.2008 - 07.09.2008, 25.11.2008 - 18.01.2009, 26.05.2009 - 27.01.2013 tarihleri arasında ayda 16 gün olmak üzere çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, Mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kısmi süreli çalışmanın unsurları konusuna hiç değinilmediğini, davacının kısmi değil tam zamanlı çalıştığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Apartman Yönetimi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, icra hakimliği kararına istinaden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, hizmet başlangıç tarihinin MERNİS kaydına göre tespitinin mümkün olmadığı, davacının iddialarının tanıkla dahi ispatlayamadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, davacının eylemli ve gerçek bir çalışmasının bulunmadığı, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliği taşıdığı, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı iş yerlerinden 2008 yılında 183 gün, 2009 yılında 128 gün, 2013 yılında 91 gün kısmi çalışma bildirimi yapıldığı, davalı işyerinden bildirimi olmadığı, MERNİS kayıtlarına göre 10.03.2007 tarihinde davalı apartmanda ikamet ettiği, tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları, MERNİS kayıtları apartmanın büyüklüğü ve yapılan işin niteliği dikkate alındığında davacının davalı apartmanda hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 07.09.2006 - 27.01.2013 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:
"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir:
"Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:
"...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
6. 5510 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
7. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
"
9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3. Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60 ncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda; davacının, davalıya ait iş yerinden herhangi bildirimi bulunmamaktadır. Ancak davacının, davaya konu dönemde dava dışı iş yerlerinde 08.02.2008 tarihinde bir gün olmak üzere, 07.03.2008 - 20.06.2008, 08.09.2008 - 24.11.2008 ve 19.01.2009 - 25.05.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirimleri bulunmaktadır. Davacı, davalı işverene ait kapıcılık iş yerinde 07.09.2006 - 27.01.2013 tarihleri arasında tam ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının, 10.03.2007 - 27.01.2013 tarihleri arasında başka iş yerlerinden yapılan bildirimler dışlanarak ayda 16 gün üzerinde kısmi süreli çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Davacının eşi ve kardeşinin kapıcı dairesinde ikamet ettikleri sırada apartman sakinlerinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmaya ilişkin savcılık dosyası, muhtarlık aile beyannamesi ve adrese dayalı kayıt sistemi kayıtları ile apartman karar defteri ve gider makbuzundan davacının kabule konu tarihlerde çalıştığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulü yerindedir. Ne var ki çalışmaların geçtiği iddia edilen apartman 20 daireli olup bu dairelerin sekizi iş yeri olarak kullanılmaktadır. Davacının apartmanda haftanın altı günü çalışarak sadece günde bir kez çöp toplama, sabah servisi ve haftada bir gün bina içi ve çevrenin temizlenmesi ve bahçe bakım işi yaptığı anlaşıldığından ayda 9 gün üzerinden çalıştığına ilişkin 18.01.2018 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama yerinde olduğu halde tek bir tanığın soyut beyanını esas alan ve apartman iş yerindeki çalışma şartları ile uyumlu olmayan hesaplama ile ayda 16 gün çalışıldığı gerekçesiyle Mahkemece eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!