WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5230 E.  ,  2024/6466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/374 E., 2024/624 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/171 E., 2022/304 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve aylıkların ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun davacının almakta olduğu yaşlılık aylığını kesmesine ilişkin işleminin iptaline, 2020/Aralık ayından itibaren ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerine göre işleyecek faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Açıklanan yasal mevzuata göre davacının Bağ-Kur sigortalılık süresi iki ayrı dönem olarak incelenmesi gerekmektedir.

Birincisi primi ödenmiş Bağ-Kur hizmeti; davacının 15.10.1991 – 31.10.2000 tarihleri arasında primi ödenmiş Bağ-Kur hizmeti ile çakışan (16.01.1992-31.07.1994) (10.08.1994- 20.08.1998 ) (21.08.1998- 31.10.2000) tarihler arası 4/a hizmetleri yönünden sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınması gerektiği açıktır. (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı). Bu nedenle 15.10.1991 – 31.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur Hizmeti geçerli olduğu bu süre içerisindeki 41/a günlerinin geçerli tanınmasının mümkün olmadığı,

İkincisi ise primi ödenmemiş 01.11.2000 – 31.12.2004 süresi; davacının 01.11.2000 – 31.12.2004 süresi 6645 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 63 üncü maddesi ile durdurulduğu, 6645 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 63 üncü maddesi gereği durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceğinden bu sürede çakışan sigortalılıktan bahsedilemeyeceği, nitekim T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.06.2020 tarihli 2016/2344 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararında 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 ve geçici 76 ncı maddeleri özünde geçmişe etkili nitelikte maddeler olduğu, Bağ-Kur sigortalılığının durdurulduğu ihtilaf konusu dönem içerisinde çakışan sigortalılık olmayacağından davacı yönünden kayda geçmiş 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığına geçerlik tanınmasında yasal zorunluluk bulunduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda davacının 01.11.2000 – 31.12.2004 süresi 4a sigortalılığına geçerlik tanınmasında yasal zorunluluk bulunmaktadır.
Bu durumda davacının 02.05.2011 tahsis talep tarihinde toplam prim gün sayısı ;
11.02.1991 7.06.1991 süresinde 49 gün 4/a
15.10.1991 30.10.2000 süresinde 3256 gün 4/b
1.11.2000 31.12.2007 süresinde 2284 gün 4/a olmak üzere toplam 5589 gün prim gün sayısı bulunduğu, 2829 sayılı Kanun kapsamında son yedi yıllık hizmeti içerisinde en fazla hizmetinin 4/a kapsamında olduğu,

11.02.1991 sigortalı başlangıç tarihli 01.06.1961 doğumlu davacı ... 02.05.2011 tahsis talep tarihinde 506 sayılı Kanun'un geçici 81/b-h yasa maddesinde öngörülen 20 sigortalılık süresi 47 yaş ve 5450 prim gün sayılı koşullarını yerine getirdiği anlaşıldığı, davalı Kurumun davacının 2205427918 tahsis numaralı dosyadan almakta olduğu emekli maaşının kesilmesine ilişkin işleminin iptaline, ödenmeyen maaşlarının ödeme tarihlerine göre işleyecek faizleri ile birlikte davacıya ödemesi gerektiği" gerekçesiyle;
"-Davanın kabulü ile
Davacının 2205427918 tahsis numaralı dosyadan almakta olduğu emekli maaşının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile davalı kurumun ödemediği maaşları ödeme tarihinde göre işleyecek yasal faizi ile davacıya ödemesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 02.05.2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacıya 1991 - 2007 yılları arasındaki 506 sayılı Kanun kapsamındaki toplam 5.457 gün hizmeti gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra davalı Kurum tarafından davacının 15.10.1991 - 31.12.2004 tarihleri arasındaki vergi kaydı gereğince 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması ve çakışan 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılıklarının iptalinin gerektiği belirtilerek iptal edilen sigortalılıklar sonrası yaşlılık aylığına hak kazanamadığının bildirildiği, ancak davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının Ek 63 kodu ile 31.10.2000 tarihinde durdurulduğu anlaşılmaktadır.
...
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; her ne kadar davacının 15.10.1991 Tarihinde başlayan vergi kaydı 31.12.2004 Tarihine kadar devam etmekte ise de dosya kapsamına göre davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık kaydının Ek 63 kodu ile 31.10.2000 Tarihinde durdurulmuş olması, davacının 15.10.1991 – 31.10.2000 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresi bakımından prim borcunun bulunmaması, ilk derece Mahkemesi gerekçesinde anılan çakışan sigortalılık hükümleri gereğince 15.10.1991 - 31.10.2000 tarihleri arasındaki sürede 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık sürelerinin iptali gerekse de bu dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olması ve prim borcunun bulunmaması, ayrıca 2826 sayılı Yasa gereğince son 1.260 günlük sigortalılık süresinin 506 sayılı Yasa kapsamında bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde ilk derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ile tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-h bendi, 5510 sayılı Kanun'un 53, geçici 63 üncü, 2829 sayılı Kanun maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.