WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5222 E.  ,  2024/5797 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/246 E., 2023/258 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren şirkete ait iş yeri işçilerinden ...'ün geçirdiği iş kazası neticesinde malül kaldığını, kazanın 15.09.2003 tarih sor. 9511 nolu müfettişlik tahkikat raporunda da belirtildiği üzere iş kazası olduğunu, zararlandırıcı olay nedeni ile malül kalan sigortalıya 99.638,79 YTL peşin sermaye değerli gelir, 6.725,35 YTL iş kazası geçici iş göremezlik ödeneği ve 12.324,06 YTL tedavi harcaması olmak üzere toplam 118.688,20 YTL tahsis ve tediye de bulunulduğunu, 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince işe giriş bildirgesinin Kuruma yasal süresinde verilmemesi nedeni ile davalı işverenin 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince sorumlu olduğunu, işveren tarafından İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ve İş Kanunu hükümleri gereğince alınması gereken önlemlerin alınmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 506 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 26 ncı maddelerine istinaden şimdilik zararın %10'una tekabül eden 11.868,82 YTL'nin tahsis onay, masraf, sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... Blok Tuğla Fabrikası Adi Komandit Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalı şirketin işe giriş bildirgesinin zamanında verilmediğinden bahisle 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince yine gerek iş güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmamış olması nedeni ile aynı Kanun'un 26 ncı maddesi hükmü gereğince, müvekkili davalı şirketin sorumlu olduğunun belirtildiğini, iddianın aksine kazazede işçinin işe giriş bildirgesinin yasal sürede verildiğini, bu hususun şirket ve sigorta kayıtlarında açıkça görüldüğünü ve yaptırılan müfettiş incelemelerinde de tespit edilerek kayıtlara geçtiğini, müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur olmadığını, bu hususun yapılan incelemeler sonucunda tanzim edilen raporlarda ayrıca ve açıkça belirtildiğini, Kurum ve bölge çalışma müfettişleri tarafından tanzim edilen bu raporlara davacının bir itirazının söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine 26 ncı maddenin hükümlerinin de uygulanmasının mümkün olmadığını, ...'ün %54 oranında işgücü kaybına uğradığını ve bu oran üzerinden sürekli maluliyet kararı alındığıu belirtilmiş ise de oranın son derece yüksek olduğunu ve maluliyet oranını kabul etmediklerini, dosyaya ibraz olunan belgelerden peşin sermaye hesaplamasının neye göre yapıldığının anlaşılamadığını ve yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, sigortalının malulen emekli olmadığını, sürekliş işgöremezlik ödeneği bağlandığını, yaşlılık sigortası kolundan ödenen sosyal yardım zammının ve pasif dönemin hesaplamaya dahil edilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ...'e usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmaya katılarak da beyanda bulunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI
Özetle; "Davacının davasının kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece özetle; "Eldeki davaya konu 27.09.2001 tarihinde gerçekleşen iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin rücuen tazminatına ilişkin ilk davanın 01.11.2005 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında ıslahın 01.02.2016 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, dava dilekçesinde talep edilmeyen tutarlar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, davalıların ilk Mahkeme kararında hüküm altına alınan toplam 11.868,82 TL Kurum zararından sorumlu olmalarına dair karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile bozulmuştur.

B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; “1-Davacının davasının kısmen kabulü ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/2252 Esas 2023/2691 Karar sayılı 16.03.2023 tarihli ilamı gözetilerek, dava dilekçesinde talep edilmeyen alacakların zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, bu alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine,

a)9.963,89 TL peşin sermaye giderli gelirin onay tarihi olan 26.02.2005 tarihindedn itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)672,53 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihlerinden itibaten işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

c)1.232,40 TL tedavi giderinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
" şeklinde karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının müvekkili Kurum yararına bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.