10. Hukuk Dairesi 2024/5175 E. , 2024/5223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/474 E., 2024/204 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/434 E., 2021/48 K.
Taraflar arasındaki prime esas kaznaç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerlerinde 01.02.2008 - 20.04.2017 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerlerinde çalıştığı süre boyunca almış olduğu ücretlerin Kuruma gerçek ücreti üzerinden bildirildiğini, davacının ücret bordrolarını imzalayarak bu tutarların doğru olduğunu kabul ettiğini, yönetici asistan olarak değil sekreter olarak çalıştığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hakdüşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerçek ücreti ile Kuruma bildirilen ücreti arasında fark olduğunu ve yazılı delillerle de ispat edildiğini, davacının doğum parası aldığı dönemde Kuruma bildirilen ücret gerçek ücretinden düşük olduğu için aradaki farkın tamamlanması adına davalı şirkete gönderdiği bir e-mail ile talepte bulunduğu, bu talep üzerinde ... ... isimli bir çalışan tarafından müvekkilinin banka hesabına aradaki farkın ödendiğini gösteren banka dekontu sunulduğunu, işyerinde yapılan resmi bir denetim sonucunda çaycı olarak çalışan kişi ile müvekkiline aynı ücretin ödendiği dikkat çekmiş ve denetim sonrası 2013 yılı Temmuz ayı itibariyle SGK’ya gerçek ücreti “prime esas kazanç” olarak bildirildiğini, her iki davalı şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiği, ortaklarının aynı olduğu, bazı çalışanların her iki şirkete hizmet verecek şekilde kullanıldığı, iki şirket arasında organik bir bağ bulunduğu hem taraflarınca hem de Mahkeme tarafından dinlenilen tanıklarca beyan edildiğini, davacının maaş zammı yapılmayan bir dönemde prime esas kazancında meydana getirilen artış ve akabinde çıkış-giriş tarihleri arasında bir günlük bir fark ile organik bağ bulunan ve aynı adreste faaliyet gösteren diğer şirkette işe başlatılması konularının tartışılmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketlerin yetkilisinin ve adreslerinin aynı olduğu, davacının birinden çıktıktan bir gün sonra diğerinde aynı adreste çalışmaya devam ettiği, davalılar arasında fiili ve hukuki birliktelik ile organik bağ bulunduğu, davacının işine son verildiği tarih olan 20.04.2017 itibariyle ayda net 3.100,00-TL ücret aldığını ancak Kuruma primlerinin eksik yatırıldığını belirterek sigorta primine esas kazancının tespitini talep ettiği, eksik bildirilen kazancının tespiti yönünde Kuruma yaptığı başvurunun Kurumca zımnen red edilmiş sayıldığı, davacının tespitini talep ettiği ücret miktarlarının brütünün HUMK’nın 288. (HMK m.200) maddesinde belirtilen sınırları aştığı, dosyaya sunulan davacının aldığı ücreti gösteren ve davacı tarafından imzalanmış olan ücret bordroları ve belirsiz süreli süreli hizmet akitlerindeki imzalara davacının herhangi bir itirazda bulunmadığı, dosyaya getirtilen banka kayıtlarında görülen ücretlerin ücret bordroları ile hizmet döküm cetvelindeki kazançlar ile uyumlu olduğu, davacının hizmet döküm cetvelinde 2013 yılı temmuz ayında SPEK artırılmış ise de bunun iki aya özgü olduğu, davacının işveren tarafından Kuruma bildirilen kazancın üzerinde çalıştığını hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatlayamadığı ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de dosyada bulunmadığı ve mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!