10. Hukuk Dairesi 2024/5077 E. , 2024/6447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2106 E., 2024/540 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/78 E., 2023/287 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 26.09.1997 tarihinden aylık tahsis talebinde bulunduğu 05.05.2020 tarihine kadar SSK-4/A sigortalısı olarak primi ödenen ve davalı Kurumca resen Bağ-Kur sigortalılığına sayılan hizmet sürelerinin 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendine göre sigortalı hizmet günleri olduğunun tespiti ile müvekkilinin tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ve tahsis talep tarihinden itibaren hak ettiği her bir yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurum tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili, iptali istenen Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, gerek mevzuat gerek emsal Yargıtay kararları gereği davanın kabulüne yasal olanak bulunmadığını, davacının, aynı zamanda hem şirket ortağı olması sebebiyle Bağ-Kur çalışması, hem de bağımlı çalışması mevcut olduğu bu durumda önceliğin Bağ-Kur çalışmasına verilmesi gerektiğini, davacının bağımlı çalışan olarak 4/a sigortalılığı olmasının yanında 4/b Bağ-Kur sigortalılığının da bulunduğunu, sigortalılığının Bağ-Kur sigortalılığı üzerinden sayılması gerektiğini, davacının şirket ortağı olduğu 26.09.1997 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun ve 5510 sayısı Kanun'un 4/a sigortalı hizmet sürelerinin, müvekkil Kurum tarafından resen iptal edildiğini ve prim transferi sağlanarak davacının 1479 sayılı Kanun'a göre zorunlu Bağ-Kur girişi yapıldığını, 2019/9 sayılı Genelgeye göre davacının emeklilik durumunun 4/b kapsamında değerlendirildiğini, SGK hizmetlerine göre 4/b esnaf Bağ-Kur emeklilik şartları kapsamında 52 yaşını ve 7200 gün hizmet süresini doldurmak gerektiğini, davacı taraf 52 yaş şartını sağlamadığından emeklilik talebinin hukuka uygun olarak reddedildiğini, davacının şirket ortağı ve yöneticisi olduğundan ilgili kanun hükmünün davacı yönünden uygulanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali istenen Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, gerek mevzuat gerek emsal Yargıtay kararları gereği davanın kabulüne yasal olanak bulunmadığını, davacının, aynı zamanda hem şirket ortağı olması sebebiyle Bağ-Kur çalışması, hem de bağımlı çalışması mevcut olduğu bu durumda önceliğin Bağ-Kur çalışmasına verilmesi gerektiğini, davacının bağımlı çalışan olarak 4/a sigortalılığı olmasının yanında 4/b Bağ-Kur sigortalılığının da bulunduğunu, sigortalılığının Bağ-Kur sigortalılığı üzerinden sayılması gerektiğini, davacının şirket ortağı olduğu 26.09.1997 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun ve 5510 sayısı Kanun'un 4/a sigortalı hizmet sürelerinin, müvekkil Kurum tarafından re'sen iptal edildiğini ve prim transferi sağlanarak davacının 1479 sayılı Kanun'a göre zorunlu Bağ-Kur girişi yapıldığını, 2019/9 sayılı Genelgeye göre davacının emeklilik durumunun 4/b kapsamında değerlendirildiğini, SGK hizmetlerine göre 4/b esnaf Bağ-Kur emeklilik şartlarının 52 yaşını ve 7200 gün hizmet süresini doldurmak gerektiğini, davacı taraf 52 yaş şartını sağlamadığından aylık talebinin hukuka uygun olarak reddedildiğini, davacının kanunun düzenlediği anlamda Bağ-Kur sigortalısı olmayıp, şirket ortağı ve yöneticisi olduğundan ilgili kanun hükmünün davacı yönünden uygulanmasının mümkün olmadığını, dinlenen tanık beyanlarının dava konusu iddiaları ispatlamaktan uzak olduğunu, sadece tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 23.03.2023 tarih, 2021/78 Esas ve 2023/287 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!