WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5056 E.  ,  2024/7948 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2311 E., 2024/297 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/52 E., 2023/540 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... Bilgisayar ve İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili dilekçesinde özetle; ... tarafından iş kazası sebebi ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili talepli dava açıldığını, İstanbul 6. İş Mahkemesinin 2008/152 Esas 2013/553 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine maddi-manevi tazminata hükmedildiğini, Mahkeme kararının Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2013/18503 Esas 2013/24562 Karar sayılı kararı ile onandığını, İlk Derece Mahkemesinde davacının maluliyetinin %100 kabul edilerek hesaplama yapıldığını, aynı kazaya ilişkin SGK tarafından ...'e ödenen bedellerin ... Bilgisayar şirketinden tahsili talebi ile Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/523 Esas sayılı dosyasında açılan davada aldırılan 09.07.2020 tarihli Adli Tıp raporunda "kişide mevcut nörolojik ve psikiyatrik tablo ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı, bu sebeple ...'ün 11.09.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı yumuşak doku yaralanmasının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında sürekli maluliyet tayinine yer olmadığı mütaala edilmiştir'' şeklinde rapor hazırlandığını, iş kazası ile ... ...'ün sağlık durumu arasında illiyet bağı olmadığının İlk Derece Mahkemesince verilmiş kararın kesinleşmesinden sonra Adli Tıp raporu ile ortaya çıktığından yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi talebinin süresinde yapılmadığını, davalı tarafça ileri sürülen yargılamanın iadesi talebinin HMK 375/f1-ç maddesinin şartlarını taşımadığını ileri sürerek yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle HMK'nın 375/f.1-ç maddesi kapsamında şartlar oluşmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemenin 2008/152 E. sayılı dosyası nezdinde görülen davada davacı ...'ün geçirdiği iş kazası sebebiyle görmüş olduğu zararın tazminini talep ettiğini, Mahkeme tarafından yargılama sırasında kusur raporu alınmadığını, sadece maluliyet ve hesap raporu alındığını, neticede, “Davacı ...’ün 11.09.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda %100 oranında malul kaldığı” gerekçesiyle hüküm kurulduğunu, yapılan hesap raporunun da ...’ün %100 malul olmasına göre ve hayatı boyunca %100 malul olduğu gözetilerek yapıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.12.2013 tarih, 2013/18503 E. ve 2013/24562 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, aynı kaza kaynaklı olarak SGK tarafından ...’e ödenen bedellerin müvekkili şirketten tahsili talebiyle rücu davası açıldığını, dosya kapsamında ...’ün maluliyetinin yaşanan iş kazası neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediğine dair 09.07.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun 12.09.2020 tarihinde tebliğ alındığını, raporda “kişide mevcut nörolojik ve psikiyatrik tablo ile kaza arasında illiyet kurulamadığı” bu sebeple “...’ün 11.09.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı yumuşak doku yaralanmasının 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı” mütalaa edildiğini, dosyanın halen derdest olduğunu, yargılamanın iadesi taleplerine konu ATK raporunun karar tarihi olan 10.07.2013 tarihinde mevcut olmadığını ve yargılama sırasında maluliyet oranına itiraz etme hakkı kullanılmadığından bahisle taleplerinin reddine karar verildiğini, hukuki nitelendirme hakkının hakime ait olduğunu, taleplerinin yalnızca 375/ç bendine göre değil, yine 375 inci maddenin diğer bentlerinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerine göre de değerlendirilmesi gerektiğini, Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi kararının beklenilmeksizin yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava ile huzurdaki davanın tarafları, konusu ve sebebinin aynı olduğunu, yargılamanın iadesi taleplerine konu ATK Raporu ile “kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olmadığı” tespit edildiğini, Yenişehir’deki davada “kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olmadığı” gerekçesiyle müvekkili şirket lehine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi halinde; huzurdaki davada verilen 10.07.2013 tarihli karar ile Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi kararının birbirleriyle çelişen ve kesinleşmiş Mahkeme kararları haline geleceğini, müvekkili şirket lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, Mahkemece talebin ön inceleme aşamasında reddedildiğini, AAÜT 7/2 nci maddesi uyarınca vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı maktu miktarları geçemeyeceğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Davalı vekilince aynı iş kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından aleyhlerine Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinde rücuen tazminat davası açıldığı, söz konusu davada kazazede sigortalının iş göremezlik oranına yapmış oldukları itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 09.07.2020 tarihli 1152 sayılı raporu ile kazazede sigortalı ...'ün geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı yumuşak doku yaralamasının 85/9529 sayılı Sosyal Sigortalar Tüzüğü kapsamında sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği, söz konusu raporun 6100 sayılı HMK'nın 375/ç bendi gereğince ellerinde olmayan nedenlerle Mahkemeye sunamadıkları belge olması nedeniyle İstanbul 6. İş Mahkemesinin 2008/152 Esas sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafça yargılama sırasında davacının iş görmezlik oranına herhangi bir itirazda bulunulmaması nedeniyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça her ne kadar 6100 sayılı Kanun'un 375/ı bendi gereğince Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği, yoksa birbiriyle çelişen kesinleşmiş iki Mahkeme kararı olacağı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 375/ı bendinde bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olmasının yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak sayıldığı, beklenilmesi talep edilen Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının davacısının dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu, davalılarının ise dosyamız davalıları ... Bilgisayar ve İletişim Hizmetleri A.Ş. ile ... Cam A.Ş. olduğu, yargılamanın iadesi talep edilen dosyanın davacısı ...'ün söz konusu davada taraf olmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 375/ı bendi gereğince tarafları aynı olan bir davadan bahsedilemeyeceği, davalılar tarafından yargılama sırasında davacının iş göremezlik oranına herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve davacının iş göremezlik oranının %100 oranında olduğunun iş bu dosya yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu, usuli kazanılmış hak ilkesinin, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline geldiği, bu nedenle tarafları ayrı bir dosyada alınan ATK raporunun ilk derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilmemesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.

Öte yandan davalı vekilince aleyhlerine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin yerinde olmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş olup karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesi uyarınca “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur”. Davalı tarafından açılan yargılamanın yenilenmesi istemi, ön koşulların, bir başka anlatımla bu istemin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile reddedilmiş, işin esasına girilmemiştir.

Mahkemece avukatlık ücret tarifesinin belirtilen hükmü gereğince vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken, dava konusu miktar üzerinden nisbi vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin iş bu istinafının ise yerinde olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle,
"A-Davalı ... Bilgisayar ve İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri kısmen yerinde olup Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, ancak mevcut delil durumuna göre yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılmasına,

B-Davalı ... Bilgisayar ve İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin olarak yasal koşulların irdelenip bulunmadığı sonucuna varılmak suretiyle verilen red kararının bu gerekçeyle yerinde olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup yargılamanın iadesi talebi, ayrı bir dava olarak açılır ve incelenir. Diğer davalarda olduğu gibi harçlandırılmış bir dava dilekçesi ile açılması gerekmektedir. Dolayısıyla yargılamanın iadesini isteyen tarafın işbu davaya özgü olmak üzere davacı sıfatında gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün başlık kısmındaki "yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı" ibaresinin silinerek yerine "davacı" ibaresinin yazılmasına yine Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün başlık kısmındaki "davacı" ibaresinin silinerek yerine "davalı" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.