10. Hukuk Dairesi 2024/5052 E. , 2024/6462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/84 E., 2023/246 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Belediye Başkanlığında 1994 yılının Mayıs ayında çalışmaya başladığını ve 1999 yılının Mart ayının sonuna kadar kurum nezdinde çalıştığını, bu süreler arasında sürekli olarak çalışmasına rağmen hizmetlerinin tamamının SGK'ya bildirilmediğini, belirtilen bu tarihler arasında müvekkilinin eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesine göre zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının yersiz, haksız ve gerçeğe aykırı olduğu, dava konusu hizmetin geçtiği belirtilen iş yerinin kamu kurumu olduğu ve bu kurumlarda çalışmaların kayıtlarına geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu, bu kapsamda davanın yazılı delillerle ispatlanmasının zorunlu olduğunu, ayrıca sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının da bu belgeler yanında ispatlanmasının gerektiğinii beyanla haksız ve yersiz olarak Kuruma yöneltilen davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Belediye Başkanlığı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2011 tarihli ve 2008/20 Esas, 2011/72 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.04.1994 ila 31.03.1999 tarihleri arasında 365 gün boyunca hizmet akdi ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairenin 07.03.2022 tarih ve 2021/11290 Esas, 2022/2692 Karar sayılı kararında; eldeki dava dosyasında, Mahkemece verilen kararın gerekçesinde bilirkişi raporunda belirtilen gün kadar çalıştığı belirtilmek suretiyle, yıl 365 gün kabul edilerek, talebi aşacak şekilde karar verilmiş olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiği belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışmasının 1999 Mart ayında son bulduğu, blok çalışmanın 1999 yılında son bulduğu davanın açıldığı 05.03.2008 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, hak düşürücü sürenin mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkeme tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, her ne kadar hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de kararın doğru olmadığını, davacının çalışmaya başladıktan sonra gerekli bildirimleri yapıldığını ve davanın süresinde açıldığını
beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1994 yılının Mayıs ayı ile 1999 yılının Mart ayı arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddeleri olup, maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
3. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
4. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
5. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1.) İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı ... Belediye Başkanlığı nezdinde 1994/Mayıs-1999/Mart ayları arasında geçen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan Kurum kayıtları incelendiğinde talep konusu dönem içerisinde 07.07.1995 tarihli İşe Giriş Bildirgesinin 14441 sicil numaralı Ziyaret Belediyesi işyerinden 19.06.1997 tarih ve 15569 varide numarası ile 14.05.1996 tarihli İşe Giriş Bildirgesinin de 14441 sicil numaralı Ziyaret Belediyesi işyerinden 07.06.1996 tarih ve 13252 varide numarası ile Kuruma bildirildiği, ayrıca davacının davalı Belediye Başkanlığı işyerinde 07.07.1995-14.01.1996, 15.05.1996-15.10.1996, 15.06.1997-10.10.1997, 15.03.1998-15.07.1998 tarihleri arasında sigortalı bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmış olup, Mahkemece davacı adına düzenlenen İşe Giriş Bildirgelerinin ve sigortalı bildirimlerin varlığı değerlendirilmeden, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2.) Mahkemenin hak düşürücü süre yönünden davanın reddine ilişkin yaptığı değerlendirme, eksik incelemeye dayanmakta olup, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Zira davacı adına uyuşmazlık konusu dönemde düzenlenen sigorta bildirimlerinin varlığı karşısında 07.07.1995 tarihinden sonraki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Diğer taraftan somut davada, davalı Belediye Başkanlığı tarafından sunulan işyeri kayıtlarına göre davacının geçici işçi olarak çalıştırıldığının anlaşıldığı, buna karşılık dinlenilen tanıkların beyanlarına göre davacının geçici işçi pozisyonunda vizeli olarak çalıştırıldığı, bildirimlerinin buna göre yapıldığı, vize ile belirlenen sürelerin dışında da çalışmaya devam ettiğinin iddia edilmesi karşısında davacının bildirilen süreler dışında da çalışmasının bulunup bulunmadığı, çalışmasının kesintili olup olmadığı hususunda gerekli tüm araştırma yapılarak, buna göre davacının çalışma sürelerinin blok halinde geçip geçmediği ve hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığına dair uyuşmazlık konusu hususlar, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!