WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5050 E.  ,  2024/7039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/594 E., 2024/270 K.
KARAR : Ret, Kabul

Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti ve yersiz ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... Mirasçıları tarafından Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın kabulüne, birleşen dava dosyasında Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde, Kurumun teftiş raporu ile davacının Bağ Kur prim hesabına, başka sigortalının hesabından hayali prim ödemelerinin aktarıldığının tespit edilmesi üzerine, sigortalının gerçeği yansıtmayan ödemelerinin iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığının iptal edildiğini, davalı sigortalı ile Kurum memurunun müteselsilen yersiz ödemelerden sorumlu olduğu belirterek, yersiz ödenen aylık ve sağlık gideri ödemesinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı ... Mirasçıları vekili, aylığın iptal edilerek yersiz aylık ödemeleri ile sağlık gideri ödemelerinin borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptaline, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davacı/birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığı, yine kendisi prim borçlusu ya da yükümlüsü olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiği, Bağ-Kur müdürü olarak görev yaptığı sürede hiçbir şekilde zimmetine para geçirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

... Mirasçıları vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.09.2011 tarihli 2011/75 E.-2011/723 K. sayılı kararıyla; Kurum memurlarınca işlemin davacının bilgisi dışında yapıldığı, davacının iyiniyetli olduğu, kamu idaresine ... ilkesi olduğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kabulüne SGK'nun davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, "Davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Kanun m.53 hükmü olup, primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri toplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bendlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir. "gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.01.2022 tarihli 2011/874 Esas 2022/9 Karar sayılı kararı ile Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın kısmen kabulüne, sigortalı ... mirasçıları tarafından Kurum işleminin iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili ve ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, "Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde ,sigortalılık süresi,prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde, davacı açısından kısmi aylık /tam aylık koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli,oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmelidir.Yine sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısının bulunması, ancak cüzi fark prim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre, prim borcunun cüzi bir tutar olup ,bu tutarın Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği taktirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı ...'ın prim hesabından başka hesaplardan aktarılan tutarlar çıkartıldığında da 15 yıl 23 gün hizmeti bulunmakla kısmi tahsis için yeterli günü bulunduğu, yine 1940 doğumlu sigortalının 55 yaş şartını 1995 tarihinde tamamladığı ve yaşlılık aylığı tahsisinin yapıldığı 13.05.1997 tarihi itibariyle kısmi tahsis yönünden eksik şartının bulunmadığı, sigortalının aylık tahsisinin 31.07.2010 tarihinde 61,49 TL gecikme zammı borcu nedeniyle iptal edildiğinin anlaşıldığı, sigortalının aylık tahsisinin 31.07.2010 tarihinde 61,49 TL gecikme zammı borcu nedeniyle iptal edilmesinin 2010 yılı itibariyle 3 günlük asgari ücret bedeline dek gelmesi nazara alındığında Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle Kurum tarafından açılan davanın reddine, ... mirasçıları tarafından açılan davanın kabulüne, davalı SGK'nın 49.181,27 TL maaş ve yersiz sağlık ödemesi nedeniyle sigortalı ... mirasçılarının borçlu olmadığının tespiti ile yersiz ödemeler nedeniyle tesis edilen işlemin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı Kurum vekili, Kurum memuru ...'in sorumluluğu yönünden hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, teftiş raporu ile emekliliğe esas alınan prim ödemelerinin hileli şekilde prim hesabına yüklendiğinin tespit edildiğini, davacının bu nedenle yaşlılık aylığının iptal edildiğini, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ve birleşen dava davalısı Kurum yönünden yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesine, davalı ve birleşen dava davacısı ... mirasçıları yönünden aylığın iptali ve borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 1479 sayılı Kanunun 53 üncü ve Geçici 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve birleşen davada davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.