WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5042 E.  ,  2024/7038 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/597 E., 2024/306 K.
KARAR : Ret-Kabul

Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali ve yersiz ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... tarafından Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın reddine, birleşen dava dosyasında Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı davacı/birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı SGK vekili dava dilekçesinde, Kurumun teftiş raporu ile davacının Bağ-Kur prim hesabına, başka sigortalının hesabından hayali prim ödemelerinin aktarıldığının tespit edilmesi üzerine, sigortalının gerçeği yansıtmayan ödemelerinin iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığının iptal edildiğini, davalı sigortalı ile Kurum memurunun müteselsilen yersiz ödemelerden sorumlu olduğu belirterek, yersiz ödenen aylık ve sağlık gideri ödemesinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı/birleşen davada davalı ... vekili dava dilekçesinde, aylığın iptal edilerek yersiz aylık ödemeleri ile sağlık gideri ödemelerinin borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığı, yine kendisi prim borçlusu ya da yükümlüsü olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiği, Bağ-Kur müdürü olarak görev yaptığı sürede hiçbir şekilde zimmetine para geçirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı/birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.09.2011 tarihli ve 2011/67 E.-2011/728 K. sayılı kararıyla; Kurum memurlarınca işlemin davacının bilgisi dışında yapıldığı, davacının iyi niyetli olduğu, kamu idaresine ... ilkesi olduğu gerekçesiyle davacı sigortalının davasının kabulüne, birleştirilen dosyada SGK Başkanlığının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece, "Davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Kanun m. 53 hükmü olup primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri toplanmalı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartları değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m. 96, (a) ve (b) bendlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.09.2021 tarihli 2011/883 Esas 2021/651Karar sayılı kararı ile, Kurum tarafından yersiz ödemenin iadesi istemi ile açılan davanın kısmen kabulüne, sigortalı ... tarafından Kurum işleminin iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, "Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde, davacı açısından kısmi aylık/tam aylık koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenmeli, oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmelidir.Yine sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısının bulunması, ancak cüzi fark prim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre, prim borcunun cüzi bir tutar olup bu tutarın Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği taktirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır.

Mahkemece, Kurumdan yersiz sağlık harcamalarına ilişkin belgelerin (borç dönem ve tutarlarını belirtir, davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz sağlık karnesi kullanımı ve sağlık giderine ilişkin borç tahakkuk cetvelleri, borç bildirim belgeleri) celbi sağlandıktan sonra, iade koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,sigortalı ...’in Kurumca iptal edilen sigortalılık süresi çıktığında 21 yıl 1 ay 27 gün hizmetinin bulunduğu ve tam tahsise hak kazanılmasının mümkün olmadığı ve 04.06.2008 tarihli başvuru sonrasında gerçekleşen tahsisin yersiz olduğunun açık ve dosya kapsamı ile de sabit bulunduğu, 04.06.2008 tarihinde tam tahsis yönünden prim ödeme şartını, kısmi tahsis yönünden ise yaş şartını taşımadığı, borçtan sorumlu olduğu, iadenin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (a) bendine göre yapılmasının dosya kapsamına uygun olacağı gerekçesiyle Kurumca sigortalıya ve Kurum memuruna yönelik açılan davaların kabulüne, 18.930,00 TL maaş ödemesi ile 1.142,00 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 20.342,00 TL yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2022/597 esas sayılı dosya davalısı ... ile 2011/479 esas sayılı dosya davalısı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, sigortalı tarafından Kuruma açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı ... vekili; 41.493.600.00 TL pirim borcunun ödendiğini gösterir Bağ-Kur sigortalı bilgileri belgesinin mahkemeye ibraz edildiğini, Bağ-Kur yerleşkesinde Kurum görevlilerine güvenerek yapılan ödemenin hesabına hileli birtakım işlemler yapılarak Kurum sistemlerine işlenmemesinden dolayı sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği, ödeme tarihinde prim ödemelerinin Bağ-Kur görevlilerince de tahsil edildiğini, bu bakımdan olayın asıl sorumlusunun davacı değil yolsuz işlemi yaptığı Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile de sabit olan Kurum görevlisi ile onu istihdam eden Kurum olduğu, davacının tüm prim borçlarını süresinde ödediğini, davacının Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan zamanın Bağ-Kur Müdürü ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ve birleşen dava davalısı Kurum yönünden yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesine, davalı ve birleşen dava davacısı ... yönünden aylığın iptali ve borç çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 1479 sayılı Kanunun 53 üncü ve Geçici 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı/birleşen davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.