WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5041 E.  ,  2024/7037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/301 E., 2023/820 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti ile hak kazandığı yaşlılık aylıklarının Kurumdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili , davacıya 02.05.1991 ile 07.06.2002 tarihleri arasında oda kaydına göre kesintisiz hizmet verildiğini ve davacının ihya borcunu ödediğini, daha sonra davacının 10.01.2008 tarihinde Kuruma verdiği, 1995/11 no.lu Genelgenin uygulanması dilekçesine istinaden, vergi kayıtlarına göre 02.05.1991-28.02.1997 ile 01.09.2000 -13.10.2000 tarihleri arasına hizmet verildiğini, davacının 08.04.2011 tarihinde sigortalılık sürelerinin ihyası için talepte bulunduğunu, o tarihte yapılandırma olması sebebiyle ilgili personelin çok yoğun çalışması neticesinde davacının 10.01.2008 tarihinde Kuruma verdiği dilekçenin gözden kaçtığını, davacının emekliliğe hak kazandığı iddiasının yerinde olmadığını, Kurumun işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/441 E., 2019/85 K. sayılı kararıyla; Kurum işleminin yasal düzenlemelere uygun olduğu, davacının geçmişe yönelik hizmetlerini dava yolu ile tespit ettiremeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2019/4107 E., 2022/1347 K. sayılı kararıyla; 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olabilmek için "kendi nam ve hesabına" çalışmanın asli unsur olduğu, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığı, 6111 sayılı Kanun'un ödenmeyen prim borçlarının ödenmesine ilişkin olup kişiye sigortalılık süresi kazandırmayacağı, 6111 sayılı Kanun kapsamında davalı Kurum tarafından düzenlenen ödeme planında davacının 02.05.1991-28.02.1997, 01.09.2000-13.10.2000 dönemleri için ödenmeyen prim borçlarının hesaplanıp gösterilmesi gerekirken 02.05.1991-07.06.2002 dönemi için ödenmeyen prim borçlarının hesaplandığı, bu hususun hatadan kaynaklandığı, davalı Kurum tarafından yapılan bu yanlışlığın davacıya sigortalılık süresi kazandırmayacağı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, davacının vergide kayıtlı olduğu 02.05.1991-28.02.1997 ve 01.09.2000-13.10.2000 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp, Kurumca her ne kadar başlangıçta esnaf oda ve sicil kayıtları ile vergi kayıtlarına istinaden davacı 02.05.1991 ile 07.06.2002 arası kesintisiz sigortalı kabul edilip, daha sonra davacının 10.01.2008 tarihli başvurusu üzerine vergi kayıt dönemi ile sınırlı sigortalılık süresi verilmesi dolayısıyla oda ve sicil kayıtlarına itibar edilmediği anlaşılmakta ise de, 3165 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi gözetilerek esnaf odası ve esnaf sicil kaydı kapsamındaki süreler yönünden davacının kendi nam hesabına çalışmasına ilişkin araştırmanın, 1479 Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince ve re’sen yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrası davacının dosyaya sunduğu fatura ve belgelerin vergi kaydının bulunduğu 1992, 1995, 1996 dönemlere ait olduğu, vergi kaydı bulunmayan ancak esnaf odası ve esnaf sicil kaydının bulunduğu dönemlere ilişkin olarak kendi nam ve hesabına iş yaptığına yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığı, 1 adet fotoğrafın hangi tarihte çekildiğine dair kayıt bulunmadığı, buna göre davacının 02.05.1991-28.02.1997, 01.09.2000-13.10.2000 dönemleri dışında kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının 02.05.1991 tarihinden esnaf ve sanatkarlar sicil memurluğundan sicil kaydının silinme tarihi olan 07.02.2002 yılına kadar kesintisiz olarak hizmetinin devam ettiğini, prim borçlarını 6111 sayılı Kanun'dan faydalanmak sureti ile ödediğini, Hizan Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından davacının 14.02.1992-07.06.2002 tarihleri arasında kaydının bulunduğunun belirtildiğini, davacı tarafından gerekli ödemelerin yasal süreler içerisinde yatırılmasından sonra emeklilik işlemlerinin tamamlanması gerekirken sehven işlem yapıldığından bahisle emeklilik işlemlerinin durdurulmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.