WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5032 E.  ,  2024/4832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1227 E., 2024/56 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/474 E., 2020/327 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine taraf vekillerinin temyiz istemleri hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından 2006/012737 takip numaralı 06.08.2014 tanzim tarihli 4 adet, 2003/668 takip numaralı 14.08.2014 tanzim tarihli 2 adet olarak gönderilen ödeme emirlerinin ... varisi olarak gönderildiğini, muris ...'in 06.06.2010 tarihinde yüksek gerilim elektrik çarpması sonucu vefat ettiğini, kağıt üzerinde yazılı bulunan hiçbir ticari işlem yapmayan ... Uluslararası Nakliye Şirketinin İskenderun Vergi Dairesince terkin edilerek şirket hükmi şahsiyetine son verildiğini, ayrıca Vergi Dairesinin mirasçıları aleyhine ödeme emri gönderdiğini, bu ödeme emirlerinin Vergi Mahkemesince iptal edildiğini, Vergi Mahkemesinin de bütün işlemlerini iptal ettiğine dair kararını Vergi Dairesine bildirdiğini, muris ...'in mirasının borca batık olduğuna dair asliye hukuk mahkemesinden karar alınmak üzere olduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin yasalara aykırı olduğunu beyanla söz konusu ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının zamanaşımı iddiasının söz konusu olamayacağını, ancak 6183 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ve icra dosyasının tüm kapsamı nazara alındığında müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerin kanunların emredici hükümlerine uygun işlemler olduğunu, bu nedenle davanın reddi ile davacı haksız çıkarsa %10 zamla Kurum alacağının tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 2006/012737 no.lu 06.08.2014 düzenleme tarihli, 2002 yılı 6 ncı ay ile 2003 yılı 6 ncı ayları arası ilgili tüm aylar için düzenlenen toplam 57.527,96-TL bedelli, 2006/012737 no.lu 06.08.2014 düzenleme tarihli, 2003 yılı 7 nci ay ile 2004 yılı 7 nci ayları arası ilgili tüm aylar için düzenlenen toplam 97.264,13-TL bedelli, 2003/668 nolu 14.08.2014 düzenleme tarihli, 2002 yılı 5 inci ayı için düzenlenen toplam 37.254,70 TL bedelli ve 2003/668 no.lu 14.08.2014 düzenleme tarihli, 2001 yılı 4 üncü ay ile 2002 yılı 5 inci ayları arası ilgili tüm aylar için düzenlenen toplam 35.577,88-TL bedelli ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptaline, 2006/012737 no.lu 06.08.2014 düzenleme tarihli, 2004 yılı 8 inci ay ile 2005 yılı 8 inci ayları arası ilgili tüm aylar için düzenlenen toplam 122.655,40 TL bedelli ödeme emri ile 2006/012737 no.lu 06.08.2014 düzenleme tarihli, 2005 yılı 9 uncu ay ile 2006 yılı 1 inci ayları arası ilgili tüm aylar için düzenlenen toplam 131.439,50 TL bedelli ödeme emrinin iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2021/1290 Esas, 2022/1393 Karar sayılı kararıyla; "Somut olayda, davacı muris aleyhine düzenlenen 2003/668 sayılı ödeme emrine konu prim alacaklarının 2001-2002 yıllarına ait olduğu, bu alacakların zamanaşımı süresinin 01.01.2002, 01.01.2003 tarihinden itibaren başlayıp yukarıda anlatılan mevzuat hükümlerine göre 5 yıl olduğu ve zamanaşımı süresinin 31.12.2006, 31.12.2007 tarihinde dolduğu görülmektedir. Yine davacı aleyhine düzenlenen 2006/12737 Esas sayılı takip dosyasına konu ödeme emirlerinin incelenmesinde ise prim borçlarının 2002 yılı 6-8-9-10-11-12 nci ayları, 2003 yılı 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ayları, 2004 yılı 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ayları, 2005 yılı 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 yılı ve 2006 yılı 1 inci ayına ait prim borcu ve gecikme zamlarına ilişkin olduğu görülmektedir. Bu haliyle 2004 yılı 7 nci ay ve devam eden dönemlere ilişkin, prim borçlarının zamanaşımına uğramadığı, zamanaşımına uğramayan toplam 36.490,96 TL lik prim borcu bulunduğu tespit edilmiştir. (131.439,50 - 36.490,096 = 94.948,54)" gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan 2003/668 Esas sayılı takip dosyasında tanzim edilen ödeme emirlerinin iptaline, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan 2006/12737 esas sayılı takip dosyasına konu prim alacakları bakımından 94.948,54 TL'lik kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Dairenin 20.02.2023 tarih ve 2023/649 Esas, 2023/1415 Karar sayılı kararında; Mahkemece davacının murisi ...'in şirkette temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, şirket ortağı olmadığı döneme ait prim borçlarından sorumlu tutulamayacağı, yine anılan dönemde izah olunan yasal mevzuat uyarınca devreden ortak olarak da sorumluluğunun bulunmadığı hususlarında yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunarak karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2006/12737 Esas ve 2003/668 Esas sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizi; dava dosyasının kısa kararda kesin karar niteliğinde olmasına rağmen, gerekçeli kararda sehven temyiz hakkı tanınması durumunun yasaya açıkça aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili temyizi; Kurumun alacağının zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğini, yapılan iş ve işlemlerin usul ve yasalara uygun olduğunu, nizanın doğmasına sebebiyet vermediğinden, Kurumun dava masraflarından ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya babası ... varisi olarak tebliğ edilen ödeme emirlerindeki borcun zamanaşımına uğradığının ve davacının babasının borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 55 ve 58 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi

3. Değerlendirme
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Bölge Adliye Mahkemesince kısa kararda "kesin"; gerekçeli kararda ise "temyiz kanun yolu açık" olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş olması hatalı ise de, sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.

3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373 üncü maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine gönderilir.'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi veya uygun görülen diğer bir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.

Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359 uncu maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir. Buna göre; (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya İlk Derece Mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk Derece Mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
(3) Bölge Adliye Mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.
(4) Temyizi kabil olmayan kararlar, İlk Derece Mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.

Yukarıda belirtilen hükümlere göre Bölge Adliye Mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtayın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilir.

İkincisi ise, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, İlk Derece Mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararıdır. Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtayın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359 uncu maddesi hükümlerine göre ve 360 ıncı maddesinde yer alan, “(1) Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, İlk Derece Mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir.

Eldeki dosyada ise, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.02.2023 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği gözetildiğinde, uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359 uncu maddesi hükümlerine uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına dair yazılı şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. (Nitekim YHGK'nın 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)

4- Bölge Adliye Mahkemesince, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 73.441,15 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmişse de, davanın nitelikçe 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan takip neticesinde düzenlenen ödeme emrine ilişkin olup, davacı vekili lehine 5904 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hesaplaması hatalı olarak esas alınan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

5- Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (I) no.lu bendindeki "I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda esas ve karar sayılı mahkeme kararının kaldırılmasına" cümlesinin silinmesine,

Hükmün "II/E" nolu bendinin silinerek yerine, "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.