WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5031 E.  ,  2024/4946 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1437 E., 2024/55 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/473 E., 2020/121 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...Şirketinin ortaklarından ...'in mirasçısı olan davacıya, bu sebeple Kurum tarafından şirketin prim borcuna dayalı ödeme emri gönderildiğini, takip dosyalarının 2006/12237 ve 2003/668 sayılı dosyalar olduğunu, takibe konu alacakların zamanaşımına uğradığını, şirketin terkin edilmiş olduğunu, şirketin borca batık olduğunu, şirketin borca batık olması nedeniyle Vergi Mahkemesince vergi borçlarının iptal edildiğini, davacıya ödeme emri gönderilmesinin kanuna uygun olmadığını savunmuş, dava konusu ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2014/473 - 2020/121 sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya 2006/012737 ve 2003/668 E. sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2021/993 E., 2022/1241 K. sayılı kararıyla zaman aşımına uğramayan borçlar bakımından mirasçılar lehine terekenin borca batık olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı" gerekçesiyle "istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan 2003/668 Esas sayılı takip dosyasında tanzim edilen ödeme emirlerinin iptaline, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan 2006/12737 Esas sayılı takip dosyasına konu prim alacakları bakımından 94. 948, 54 TL'lik kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde davacının murisi ...'in müdürlük ve ortaklık dönemleri ayrı ayrı belirlenmeli, 2004/7 (dahil) ve sonrasına ait prim borçlarının tahakkuk ettiği dönemde murisin müdürlük yetkisinin ve/veya ortaklığının bulunup bulunmadığı ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtları üzerinden araştırılmalı, davacının borçtan sorumlu olduğu dönemler ve sorumluluk miktarları bu dönemlere göre ayrı ayrı irdelenerek sonucuna göre infaza elverişli, çelişkiden uzak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulüne,
Davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2006/12737 Esas ve 2003/668 Esas sayılı ödeme emirlerinin iptaline,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 73.441,15 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kısa kararda kesin karar niteliğinde olmasına rağmen, gerekçeli kararda sehven temyiz hakkı tanınması durumunun yasaya açıkça aykırı olduğunu, dosyanın kesinleşmesi gerektiğini, Kurumun emekli etmiş olduğu şahıslara tebligat göndererek primi faiziyle birlikte yatırmaları, aksi taktirde emeklilik işlemlerinin iptal edileceği ve bugüne kadar aldıkları emekli aylıklarının faiziyle birlikte istenmesi, buna dair Kurumun işlem yapması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemler usul ve yasalara uygun olup, nizanın doğmasına sebebiyet verilmediğinden, Kurumun dava masraflarından ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti Kurum aleyhine olacak şekilde hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya babası ... varisi olarak tebliğ edilen ödeme emirlerindeki borcun zamanaşımına uğradığının ve davacının babasının borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemesince kısa kararda "kesin"; gerekçeli kararda ise "temyiz kanun yolu açık" olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş olması hatalı ise de sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.

2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373 üncü maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.

Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359 uncu maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir. Buna göre; (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya İlk Derece Mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk Derece Mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
(3) Bölge Adliye Mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.
(4) Temyizi kabil olmayan kararlar, ilk derece mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.

Yukarıda belirtilen hükümlere göre Bölge Adliye Mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtay'ın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.

İkincisi ise, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, İlk Derece Mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay’ın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359 uncu maddesi hükümlerine göre ve 360 ıncı maddesinde yer alan, “(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, İlk Derece Mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir.

Eldeki dosyada ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.04.2023 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği gözetildiğinde, uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359. Maddesi hükümlerine uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken, İlk derece Mahkeme kararının kaldırılmasına dair yazılı şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. (Nitekim YHGK'nın 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)

3. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 73.441,15 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmişse de, davanın nitelikçe 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan takip neticesinde düzenlenen ödeme emrinine ilişkin olup, davacı vekili lehine 5904 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hesaplaması hatalı olarak esas alınan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (I) no.lu bendindeki "I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıda esas ve karar sayılı mahkeme kararının kaldırılmasına" cümlesinin silinmesine,

Hükmün "II/E" nolu bendinin silinerek yerine, "Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.