WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5023 E.  ,  2024/4817 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/870 E., 2022/1825 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/415 E., 2020/223 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait işyerinde 1986 yılının I, II, III. dönemlerinde fiilen çalıştığını, ancak sigortasının yapılmadığını, primlerinin ödenmediğini, hizmet döküm cetvellerinde ise 1985/3, 1986/2, 1987/1, 1987/3 üncü dönemlerindeki çalışmalarına ait sigortalılığının mevcut olduğunu, 1986 yılı 1 inci dönem olan Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları ile 1986 yılı 3 üncü dönem olan Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık dönemlerinde sigortasının yapılmadığının göründüğünü, 04.01.2018 tarihinde Kuruma başvurduğunu, Kurum tarafından 1986 yılı 1, 2, 3 üncü dönem bordrolarının yasal süre geçtikten sonra verildiği, ancak doğruluğunun işveren kayıtları ile teyit edilememesi nedeniyle çalışmalarının emeklilik işlemlerinde hesaba katılmadığının bildirildiğini, oysaki davacının kesintisiz ve fiilen davalı işyerinde çalıştığını belirterek, davacının davalıya ait işyerinde 1986 yılı 1 inci dönem olan Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları ile 1986 yılı 3 üncü dönem olan Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait dönemlerde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, beyanların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işçilik hakları noktasında gerekli kanuni bildirimlerin yapıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Toplanan delillerin incelenmesinden; davalı işyerinin 01.09.1965 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacının davalıya ait işyerinde 1985 yılı 3 üncü dönem ve öncesi ile 1986 yılı 2 nci döneminde ve 1987 yılı 1 inci dönemi ve sonrasında sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, yani hizmeti bildirilen sürelerin arasındaki 1986 yılı 1 ve 3 üncü dönem hizmetlerinin bildirilmediği, işyerinin 1986 yılı 1 ve 3 üncü dönem bordroları mevcut olmadığı, SGK Sigorta Teftiş Kurulu Ankara Grup Başkanlığının 24.10.2003 tarih ve 123.KD.113 sayılı müfettiş raporunda, verilmesi gereken yasal süre geçtikten sonra Kuruma intikal ettirilen 1986/I-II-III. dönem bordrolarının doğruluğunun işyeri kayıt ve belgeleri ile teyit edilememesi nedeniyle işleme konulmaması yönünde kanaat bildirildiği ancak, davacıya ait 1986 yılı II nci dönem bordrolarının işleme alınarak Kurum kayıtlarına geçirildiği, dava konusu döneme ilişkin bordroların düzenlenerek 26.02.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına girdiği, ancak yukarıdaki rapora istinaden işleme alınmadığı, davacı tanıklarının davalı işyerinin dava konusu sürenin öncesi ve sonrasında davalı işyeri çalışanı oldukları, Ankara 3. İş Mahkemesinin 2018/396 E. dosyasında aynı işyerine karşı aynı döneme ilişkin başka bir davacı (...) tarafından açılan davanın kabul ile sonuçlandığı, dava konusu döneme ilişkin 4 aylık prim belgesi verilen işveren ... Keleş’in ticret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacının 1986 Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ile Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarındaki hizmet akdi ile çalışması olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu, davacının davalı işyerinde dava konusu olan 19886 yılı 1 inci dönem öncesinde ve sonrasında yine 1986 yılı 3 üncü dönem öncesinde ve sonrasında hizmetlerinin Kuruma bildirildiği, aynı işyerinde kesintisiz çalışma iddiası ve Kuruma yapılan bildirimlere göre hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, SGK Sigorta Teftiş Kurulu Ankara Grup Başkanlığının 24.10.2003 tarih ve 123.KD.113 sayılı müfettiş raporunda, verilmesi gereken yasal süre geçtikten sonra Kuruma intikal ettirilen 1986/I-II-III üncü dönem bordrolarının doğruluğunun işyeri kayıt ve belgeleri ile teyit edilememesi nedeniyle işleme konulmaması yönünde kanaat bildirilmesine rağmen davacıya ait 1986 yılı II nci dönem bordrolarının işleme alınarak Kurum kayıtlarına geçirilmesi, davalı işveren şirket tarafindan 1986 yılı 1 inci dönem (Ocak, Şubat, Mart ve Nisan) ile 1986 yılı 3 üncü dönem (Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık) bordroları düzenlenerek, Kuruma bildirilmesi ve bu dönemlere ilişkin olarak davacının da dahil olduğu çalışanların imzalı ücret bordrolarının düzenlenmesi, dinlenen davalı işyeri çalışanı olan tanıklarının iddiayı doğrulaması, aynı döneme ilişkin başka bir çalışana ilişkin mahkeme kararı ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava konusu 1986 yılı 1 ve 3 üncü dönemde davalı işyerinde kesintisiz olarak filen çalışmasını sürdürdüğü kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı tarafından bildirim yapılması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları talep edilmiş ise de bildirimin geç yapılmış olması nedeniyle Kurum tarafından bildirimin kabul edilmemesi nedeniyle davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu" gerekçesiyle;
"Davanın kabulü ile
1-Davacının 15929.06 sicil sayılı davalı işyerinde 01.01.1986-30.04.1986 ve 01.09.1986-31.12.1986 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğu, Kurumun yapmış olduğu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, yasal dayanaktan yoksun olduğu ve davanın reddinin gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı vekili dava dilekçesinde davacının 1986/1 ve 3 üncü dönemlerde kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı adına davalı tarafından 1983-1994 arası (1986/1 ve 3 üncü dönemleri hariç) tüm bildirimlerin yapıldığı, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin dönem bordrolarının bulunduğu ancak süresi dışında verildiği gerekçesiyle Kurum tarafından kabul edilmediği, işyerinin 1965 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, dinlenen tanıkların fiili çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır.

Somut olayda, işyerinin faaliyetine ara verildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaldı ki süresi dışında da olsa dönem bordroları Kuruma verilmiştir. Tüm bunlarla çalışmayı doğrulayan tanık beyanları dikkate alınarak verilen karar yerinde olmuştur.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
kindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.