WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4939 E.  ,  2024/5476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2166 E., 2023/1976 K.
KARAR : Davalı şirket yönünden Esastan Ret, davalı Kurum yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/60 E., 2022/490 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Üniversite Rektörlüğü yönünden usulden reddine, diğer davalılar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirket istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurumun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket nezdinde inşaat işçisi olarak çalıştığını, davalı şirketin yapımını üstlendiği Muş Alparslan Üniversitesinin kongre merkezinin inşaatının 09.10.2013 tarihinde çökmesi sonucunda kolunda kırık meydana geldiğini, olayın iş kazası olarak resmi makamlarca tespit edilmediğini, tazminat davasının görüldüğü Muş Asliye (İş) Mahkemesinin 2014/114 E. sayılı dosyasında iş kazası tespiti davası açılması için süre verildiğini belirterek 09.10.2013 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Üniversite vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davalı şirket ile anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesi yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin ihale alan konumunda olduğunu, asıl iş veren olarak kabul edilemeyeceğini, iş kazası geçiren davacı işçinin müvekkili kuruma ait bir işçi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kazada bir sorumluluğunun olmadığını, tüm iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığını, davacının asli kusurlu olduğunu, işverenin sorumlu tutulabilmesi için zarar ile ... arasındaki uygun illiyet bağının işçinin ya da üçüncü kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olmasının gerektiğini, müvekkilinin ihmal derecesinde dahi hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının şahsi dikkatsizliği ve meslek kurallarına aykırı hareket etmesinin nedensellik bağını kopardığını belirterek davanın reddini istemiştir.

3. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; olayın iş kazası olarak tespit edildiğini dava açılmasında kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle HMK 114/1-d ve HMK 115/2 uyarınca usulden reddine, davalı SGK ve davalı işveren ... Petokimya İnş. Tur. Tekst. Top. Veo. Ü.S. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılmış konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar SGK ve ... Petrokimya İnş. Tur. Tekst. Top. Veo. Ü.S. ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; kararda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının müvekkili Kuruma başvuru yaptığını, olayın iş kazası olarak tespit edildiğini, davanın açılmasına sebebiyle vermediklerini, aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden taraf sorumluluklarının tespitinde hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle HMK 114/1-d ve HMK 115/2 uyarınca usulden reddine, davalı SGK ve davalı işveren ... Petokimya İnş. Tur. Tekst. Top. Veo. Ü. S. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılmış konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... İnş. Tur. Tekst. Top. Veo. Ü. S. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemece davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini davalı Kurum açısından ortadan kaldırmasının hukuka aykırı olduğunu, diğer davalı üniversitenin kazanın oluşumunda müteselsil ve müşterek sorumluluğunun bulunduğunu, lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 59 uncu, 297 nci ve 343 ilâ 371 inci maddeleri.

2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 59 uncu maddesi; “(1) Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.” hükmü,

3. 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Ne var ki dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

Somut olayda, davacının davalılara karşı 09.10.2013 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti talepli olarak açtığı davada, Mahkemece, davalılardan Kurum tarafından olay nedeniyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 2016/21 sayılı ve 10.10.2016 tarihli Komisyon Kararıyla olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi nedeniyle yazılı şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de, aslen Kurumca yapılan denetim sonrasında alınan kararın tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayıcı olduğu, diğer davalılar bakımından da olayın nasıl olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi ve uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.