WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4867 E.  ,  2024/7154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2138 E., 2024/471 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/56 E., 2022/135 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.05.2016 - 18.10.2019 tarihleri arasında davalıya ait 06 T 4487 plakalı takside aylık elden ödenen 3.200,00 TL ücretle şöför olarak çalıştığını, ancak sigortanın yapılmadığını ileri sürerek, nizalı dönemde davalı yanında geçen çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında işçi işveren ilişkisi olmadığını, kira ilişkisi olduğunu, 12.11.2014'de aracın önce Hayati Bölükbaşına haftalık 1.000,00 TL kiraya verildiğini, ölünceye dek onun ürün kirasıyla kullandığını, yazılı sözleşme olduğunu, davacının Hayati'nin ölümünden sonra aracı kiraladığını, 7.05.2016'dan itibaren Hayati ölmeden hastalandığı için tedavisi sırasında onun bilgisi ve izni dahilinde ara ara araçta çalıştığını, bu dönemle ilgili Hayati ile davacı arasındaki ilişkinin bilinmediğini, davalının haftalık kira bedelini tahsil ettiğini, davacı ile günlük kira bedeli karşılığı 26.06.2016'da sözleşme yapıldığını, aracın tüm tasarrufunun davacıya ait olduğunu, davalının yılın 3-4 ayını yazlıkta geçirdiğini, 3.200,00 TL ücret ödenmesinin söz konusu olmadığını, kira bedelini en son hafta için 1.260,00 TL hafta sonu 120,00 TL olduğunu, davacının davalının izni olmaksızın aracı başkalarına kullandırdığını, ekonomik riskin davacıya ait olduğunu, 17.10.2019'da ilişiğinin sona erdiğini, günlük ödemelerin deftere kaydedildiğini, davalının sağlık imkanından yararlanması için sigorta yapılmak istendiğinde yeşil kartlı olduğunu söyleyerek kabul etmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının da beyanları üzerinden davalının aracını 2011'den beri kullanmadığı daha önce aracı dosyaya sunulan sözleşme gereği ...'nın kullandığı davalının durağa hiç gelmediği, aracın sadece Hayati'ye tahsis edildiği, bu düzenlemenin tam olarak hasılat kirası tanımını karşılamadığı, mal sahibine yapılacak ödemenin belirlenmediği, ancak diğer tanıkların anlatımına göre davalının aracı davacıya tamamen bıraktığı davacının ihtiyaç duyduğunda aracı başka şoförlere kullandırdığı geliri kendisinin aldığı, ne kadar kazanç elde ederse etsin mal sahibine belli bir miktar sabit ödeme yaptığı, tanıkların beyanında bahsi geçen kasa bedelinin ödendiğine dair iddia ve delil yok ise de aracı kendisi dışında kimin kullanacağına davacının karar verdiği, çalışma saatlerini davacının belirlediği, davacının isterse aracı çalıştırmama hakkının bulunduğu, dolayısıyla ekonomik riskin de davacıda olduğu, bu kapsamda aracın bakım ve yakıt giderlerinin de davacıya ait olduğu, bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olmadığı, bir tür hasılat kirası niteliğinde olduğu, bu durumun davalının sunduğu ajanda sayfasında 160,00 TL günlük sabit bedelin mal sahibine verileceğine ilişkin liste ve davacının 7.6.2021 tarihli duruşmada bu yazıların kendisine ait olduğunu kabul etmesi, bunun üzerindeki tüm gelirin de kendisine ait olduğunu beyan etmesi de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarında da belirtildiği üzere hasılat kirası ile aracın ve plakanın kiralanması durumunda; aylık kira verilmekte olup, aracın bakım giderleri, sigorta, vergi, oluşabilecek tüm giderler kiralayana ait olduğunu, müvekkili ile davalı işveren arasında ise hizmet akdinden kaynaklanmakta olduğunu, günlük kazanılan yevmiyeden belli bir kısım verilerek, aracın tüm bakım giderleri, sigorta masrafları, vergisi davalı araç sahibine ait olduğunu, dolayısıyla hizmet akdine dayalı olarak işveren nezdinde işçi olarak çalıştığının kuşkuya yer bırakmayacak nitelikte açık olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ve davalı adına vergi kayıtları, sigorta kayıtları, oda-sicil kayıtları araştırılmış, zabıta marifetiyle Numune Taksi Durağı ve çevresinde çalışma ilişkisini bilebilecek komşu işyeri/çalışanları tespit edilmiş, bir kısım davacı ve kamu tanıklarının ifadeleri alınmış, davacı ile davalı arasında uyuşmazlık konusu dönemde imzalanmış bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, dinlenilen kamu tanıkları ve hatta davacı tanıklarının dahi davalı ile arasında bağımlılık unsurunu ortaya koyacak derecede bir hizmet ilişkisinin varlığına dair beyanda bulunmadıkları, hatta tanık beyanlarına göre davacının taksiyi kendi adına işlettiğini beyan ettikleri, taraflar arasında hizmet akdi bulunduğu ispat edilemediğinden davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 07.05.2016-18.10.2019 tarihleri arasında davalıya ait 06 T 4487 plakalı ticari takside şoför olarak net 3.200,00 TL ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2-5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası ile 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 77 nci maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.