WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4866 E.  ,  2024/5848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2197 E., 2024/586 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2022/99 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ilk eşi ... ile 1985 yılında evlendiğini, 2001 tarihinde boşandığını, ikinci eşi ile 2001 yılında evlendiğini ve 2003 yılında boşandığını, ikinci eşi ile evlendikten sonra Fransa'da yaşamaya başladığını, ilk eşinden olan çoçuklarını alarak Fransa'da yaşadığını, boşandığı ilk eşinin ise Fransa' da farklı adreste yaşadığını, boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşamadığını, babasının 2015 yılında vefat etiğini, eşi ile 2001 yılında boşandığını, Türkiye'de bulunan ... Mah. Tıp Fakültesi Cad. No:.../a sayılı adreste yaşamadığını, sadece o adresi resmi evraklar için bildirdiğini, eşinden aylık almak için muvazaalı boşanmadığını, Kurumun aylığı kesmesinin haksız olduğunu belirterek; yetim aylığının iptali ile ödenen aylıkların iadesi işleminin iptali ile yetim aylıklarının yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurumca tesis edilen işlemin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'ın eşi ... ile 2001 yılında boşandıkları, boşanma sonrasında davacının başvurusu üzerine kendisine davalı SGK tarafından yetim aylığının bağlandığı, daha sonradan Kurum tarafından boşanmış olduğu eşi ... ile boşanmış oldukları dönemde eylemli olarak birlikte yaşama olgusu içinde bulundukları tespit edilmesi üzerine yetim aylığının kesildiği ve ödenen aylıklar toplamının borç tahakkuku edildiği, davacı tarafından boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşamadığı iddiası ile işbu dava açılmış ise de; denetmen raporu hazırlamak üzere davacının Türkiye'de ki adresi olan ... Mah. Tıp Fakültesi Cad. No:.../8 Mamak adresine gidildiğinde hem davacının hem de boşanmış olduğu eşi ...'in aynı anda evde bulundukları ve imzalı olarak alınan beyanlarından birlikte yaşadıkları, hukuken ayrı ama fiilen birlikte yaşadıklarına dair beyanlarının bulunduğu, bu adresin davacının boşanmış olduğu eşi ...'in annesine ait olduğu, dava konusu dönemde davacı ile boşanmış olduğu eşinin yurda giriş ve çıkış tarihlerinin aynı olduğu, davacının hesabından ödenen Türk Telekom ev telefonunun .... Mah. Tıp Fakültesi Cad. No:.../8 Mamak adresinde kurulu ev telefonu olduğu, bu evin davacının boşanmış olduğu eşi ...'in evi olduğu, davacının banka hesaplarından boşanmış olduğu eşi adına para transferlerinin bulunduğu, davacının banka hesabından ödenen hastane faturalarının boşanmış olduğu eşi ...'e ait tedavilere ilişkin olduğu, davacı ile boşanmış olduğu eşinin sağlık hizmeti almış oldukları, sağlık kuruluşunda vermiş oldukları adreslerin aynı olduğu bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Kurumca düzenlenen tutanağın aksinin kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da fiilen bir arada yaşadıkları ve Kurum işlemlerinde hukuka aykırı yön olmadığı gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığının beyan ile Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının eşi ...'ten 02.08.001 yılında boşandığı ve 2001 yılında başka biri ile evlenip Fransa'ya gittiği ve 2003 yılında ondan da boşandığı, eski eşinin de Fransa'da yaşadığı, 07.10.2002 tarihinde boşandığı, Kurumun 24.12.2020 tarihli raporunda, davacının ve boşandığı eşinin 18.02.2015 tarihinden itibaren kayıtlı adresleri olan .... Mah. Tıp Fakültesi Cad. Gaye Apt. ..../12 Mamak/Ankara adresinde yapılan araştırmada, apartman sakini ve davacı ile eski eşin imzalı beyanlarından birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, davacı ve eski eşin MEDULA kayıtları ile yurda giriş çıkış tarihleri de dikkate alındığında birlikte yaşadıkları anlaşılmakla 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispatlanamadığı, davanın reddine dair Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır. ",

Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

"..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."
Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 nci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.