10. Hukuk Dairesi 2024/4853 E. , 2024/7153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2676 E., 2024/661 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/119 E., 2023/257 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından diğer davalı Kuruma bildirilen primleri ödenen çalışma süreleri dışında 23.04.1998- 24.09.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve diğer davalı Kuruma eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TRT Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere hak düşürücü süre her bir kesintili hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayacağı için somut olayda 5 yıllık hak düşürücü sürenin, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihler bakımından dolduğunu, 2954 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinde istihdam şekilleri açıkça belirlenmiş olup 1475 sayılı Kanunu'na göre hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını, 2954 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde 1475 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırılmayacağının açıkça belirtildiğini, davcının Kurumda dava konusu dönemlerdeki çalışmaları gerek Borçlar Kanunu ve gerekse 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, Kurum ile arasında hukuki ilişkinin istisna akdine dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 79/1 maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olup bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının Kuruma bildirilen süreler dışında 14226.06 sicil sayılı iş yerinde 2000/3 üncü dönemde 77 gün, 2001 1 inci dönemde 120 gün, 2001 2 nci dönemde 120 gün, 2001 3 üncü dönemde 120 gün, 2002 1 inci dönemde 120 gün, 2002 2 nci dönemde 32 gün ve 01.01.2003 - 02.02.2003, 01.01.2004 - 29.01.2004, 31.12.2004 - 06.03.2005, 31.12.2005 - 24.01.2006, 26.12.2006 - 23.01.2007, 25.12.2007 - 03.02.2008 tarihleri arasında da hizmet sözleşmesine dayalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı TRT Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 17.06.2002-24.12.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı iş yerinden kısmi olarak bildirildiği, bildirimlerinin 04.02.2008 tarihinden 14.10.2013 tarihine kadar tam olarak yapıldığı, 15.10.2013 tarihinden itibaren davalıya ait iş yerinde kadrolu olarak 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak çalıştığı anlaşılan davacının Mahkemece kabul edilen dönemde istisna sözleşmeleri, geçici personel sözleşmeleri ve sözleşmeli statüde istihdam edilen personel sözleşmeleri kapsamında davalı iş yerinde çalışmalarının bulunduğu, davalı iş yerinde kadrolu olarak çalıştığı anlaşılan tanıkların davacının çalışmalarını doğruladıkları anlaşıldığından davacı ile davalı işveren arasındaki sözleşmeler, tanık beyanları ile işyeri kayıtları karşısında, tespite karar verilen dönemde davacının hizmet akdinin zaman ve bağımlılık unsurlarını içerir şekilde kesintisiz çalıştığı, davacının 2004/7 nci ayda, 2006/10 uncu ayda ve 2007/8-9-10-11 inci aylarda (1) kodu ile istirahatli olarak bildirilen çalışmalarının dikkate alındığı ve incelenen Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından fer'i müdahil Kurum vekilinin ve davalı TRT Kurumu vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TRT Kurumu vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,
2.506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!