10. Hukuk Dairesi 2024/4833 E. , 2024/7247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2366 E., 2024/494 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/469 E., 2023/170 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.05.2011-10.03.2015 tarihleri arasında davalı şirkette Elektrik teknisyeni, teknik personel, ürün belgelendirme müdürü, uygunluk değerlendirme müdürü sıfatları ile çalışmış bulunduğunu, davalı işverenin Kazan Noterliğinden 30.06.2015 tarihinde çektiği 07257 numaralı ihtarnamede Bağ-Kur'lu olması sebebiyle sigorta girişi yapmadığını beyan ettiğini, 01.03.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren uygulama ile Bağ-Kur’lu bir kişinin vergi kaydı ya da şirket ortaklığı devam ederken ortak olmadığı bir iş yerinde çalışmaya başladığı andan itibaren 4/a sigortalısı olmasının mümkün olduğunu, davalı işveren ile aralarında ayrıca test cihaz ve kiralama sözleşmesi yapılmış olup bu sözleşme kapsamında çalışma, danışmanlık bulunmamakta olup sadece tarafınca cihazların kiralanması karşılığında davalı şirket tarafından kira ödenmesi yapılması sözleşmeye bağlandığını, dolayısı ile davalı işveren de iş sözleşmesi dışında bir sözleşmeye bağlı çalışmış olmasının mümkün olmadığını, ihtarnamede davalı işverenin tüm işçi işveren ilişkisini inkar noktasına geldiğini, davalı işverenin işçiyi sigortaya bildirme ve primleri ödeme yükümlülüğü dahil olmak üzere iş kanunu ve ilgili yasal mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle iş sözleşmesini 10.03.2015 tarihli haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürerek, davalı şirkette belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 03.06.2011 tarihi olarak tesbiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kira sözleşmesinin imzalandığı 03.06.2011 tarihi ile sigorta bildiriminin yapıldığı 10.10.2012 tarihleri arasında davacının kiraya veren, danışman konumunda olduğunu herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının kendisine ait bir firması olduğunu ancak Bağ-Kur primlerini ödeyemediğini, çocuğunun hasta olduğunu söylemesi üzerine davalı şirkette sigortalı olarak girişinin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Taraflar arasında uyuşmazlık dışı olmak üzere 03.06.2011 tarihinden itibaren bir kira ilişkisi bulunmakla birlikte esas uyuşmazlık bu dönemde ayrıca iş akdi olup olmadığı yönündedir. Dosya kapsamında toplanan deliller ve bordro tanıklarının anlatımları ile davacıya ait cihazların iş sözleşmesi kapsamına şirketin faaliyet konusu işlerin yerine getirilmesi için işverence kullanıldığı, davacının ayrıca cihazların kullanıldığı iş kapsamında raporlar ve ölçümlemeler yaptığı, davalı işverenliğin şehir dışı işlerinde çalışmak için gittiği, davalı işverenlikte çalışan başka çalışanlara da eğitim verdiği, davacının iş yerinde eylemli olarak çalıştığı, bu haliyle davacı ile davalı arasında hizmet akdinin var olduğu ancak davacının sürekli olmamakla bazı günler çalıştığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı itibariyle davacının davalı işverene ait 1145439.06 sicil sayılı iş yerinde Kuruma yapılan bildirimlere ilaveten 03.06.2011 - 09.10.2012 arası ayda 10 gün esası ile olmak üzere 2011/6 ayda 9 gün, 2011/7,8,9,10,11,12 nci aylar ile 2012/1,2,3,4,5,6,7,8,9 uncu aylarda 10’ar gün, 2012/10 uncu ayda bildirime ilaveten 2 gün olmak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı adına tescilli 1145439 sicil numaralı iş yerinden 10.10.2012-17.03.2015 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, 03.03.2014 tarihli "hizmet sözleşmesi" başlıklı evrakta davacının davalı nezdinde "belgelendirme müdürü" olarak CE belgelendirme ve ürün belgelendirme alanında yönetim, baş denetçilik ve sistem kurulumu ve sürdürülmesi için uygulama ve danışmanlık hizmeti vereceğinin, sözleşmenin süresinin beş yıl olacağının imza altına alındığı, davalı şirket ile davacı arasında davacıya ait test cihaz ve teçhizatının kiraya verilmesi konusunda 03.06.2011 tarihinde beş yıl süreli "test cihazı ve teçhizatı kiralama sözleşmesi" akdedildiği, sözleşmede kira konusu cihazların davalı firma adına kullanılacağı ve firmanın kendi adına iş göreceğinin belirlendiği, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından gönderilen, denetlenen kuruluş temsilci listelerinde, ihtilaflı dönem içinde davacının davalı şirketin teknik personeli olduğunun belirtildiği, bordro tanıklarının beyanlarına başvurulduğu, taraflar arasında cihaz kiralama sözleşmesinin yanı sıra hizmet akdi ilişkisinin de bulunduğu, ancak tanık beyanlarından davacının tespitine karar verildiği gibi 03.06.2011 tarihinden itibaren haftada on gün olacak şekilde kısmi süreli çalıştığı kanaatine varılmakla Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı, böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı iş yeri nezdinde 03.05.2011-10.03.2015 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 03.03.2014 tarihli sözleşme ile davacının davalı nezdinde belgelendirme müdürü olarak CE belgelendirme ve ürün belgelendirme alanında yönetim, baş denetçilik, sistem kurulumu ve sürdürülmesi için uygulama ve danışmanlık hizmeti vereceğinin, sözleşmenin süresinin beş yıl olacağının kararlaştırıldığı, davalı şirket ile davacı arasında davacıya ait test cihaz ve teçhizatının kiraya verilmesi konusunda 03.06.2011 tarihinde beş yıl süreli "test cihazı ve teçhizatı kiralama sözleşmesi" akdedildiği, sözleşmede kira konusu cihazların davalı firma adına kullanılacağı ve firmanın kendi adına iş göreceğinin belirlendiği, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından gönderilen, denetlenen kuruluş temsilci listelerinde ihtilaflı dönem içinde davacının davalı şirketin teknik personeli olduğunun belirtildiği, davacı tarafından davalı şirkete test ölçüm cihazlarının kiralandığı, davacının da cihazların kullanımıyla ilgili olarak danışmanlık hizmet verdiği anlaşılmakta olup çalışma konusu yapılan araştırma hüküm kurulması yeterli değildir.
Dinlenen tanıklar genellikle davacının haftada 2-3 gün çalıştığı konusunda beyanda bulunmuşlarsa da işveren tarafından ibraz edilen test çalışmaları ile ilgili olarak sunulan "yapılan çalışma günleri" başlıklı belgede ayda değişik günlerde çalışmalarının rapor edildiği görülmekle; Mahkemece iş yerinin kapasitesi, test yapılan günler tespit edilmeli, danışmanlık ve test çalışmalarının bu çalışılan günlere hasredilip hasredilmediği belirlenmeli, varsa bu çalışma süreleri dışındaki çalışmaları bu tanıklardan sorulmalı, bu belge ve tespit edilen belgeler kapsamında çalışma süreleri tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!