WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4742 E.  ,  2024/6011 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2339 E., 2024/26 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/136 E., 2023/156 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkiline bağlanan aylık tutarının düşük olduğunu, hatalı intibak işlemi yapıldığını belirterek, dava konusu intibak işleminin düzeltilmesini, şimdilik 1.000,00 TL'lik fark alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vakıf vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İİlk Derece Mahkemesince; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçenin yerinde olmadığını, davaya bakmaya adli yargının görevli olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...davacıya 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmış olup, uyuşmazlığın 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karar yerinde olmuştur.." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işbu davada görevli yargı kolunun neresi olduğuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), 114 ncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmakta iken 11.12.2009 tarihinde istifa eden davacının davalı bankada 14.12.2009 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, bildirimlerinin 5434 sayılı Kanun kapsamında yapıldığı, 31.08.2016 tarihinde davalı bankada çalışmasını sonlandırdığı ve kendisine 2017 Mayıs ayından itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, davacı, davalı bankada özel hukuk hükümlerine göre çalıştırıldığını belirterek kendisine buna göre daha yüksek aylık bağlanması gerektiğinin tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.

3. Öncelikle davacının talebinin netleştirilmesi gerekmektedir. Talebin 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın daha yüksek olması gerektiğine ilişkin olması durumunda şimdiki gibi karar verilmelidir.

4.Talebin davalı bankada özel hukuk hükümlerine göre çalıştırıldığının tespiti ve devamla buna göre davalı Vakıftan aylık bağlanması gerektiğinin talep edilmesi durumunda, 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali de söz konusu olacağından, bu yönden görevli yargı kolunun idare mahkemeleri olması gerektiği, davalı vakıftan aylık bağlanması talebi yönünden ise iş mahkemelerinin görevli olacağının gözetilmesi gerekmektedir.

5.Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacının talebi açıklattırılıp gerektiğinde 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali yönünden tefrik kararı verilip tefrik edilen dosya hakkında yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle red kararı verilmeli, davalı vakıftan aylık bağlanması talebi yönünden ise işin esasına girilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.