10. Hukuk Dairesi 2024/474 E. , 2024/3509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/717 E., 2023/1853 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/230 E., 2022/23 K.
Taraflar arasındaki vazife malullüğünün tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2009 yılında uzman jandarma olarak çalışmaya başladığı, 2011 yılı genel atamalarında İstanbul Silivri Tabur Komutanlığı emrine atandığı, atandığı birlikte, hastalanan yahut çeşitli nedenlerle yaralanan mahkumların tedavi işlemleri için sevkler ve muayene/tedavi sürecinde nezaret personeli olarak görevlendirilmesi yapıldığı ve rahatsızlıklarının bu görevlendirme neticesinde icra ettiği görevler ile başladığı, davacının hastaneye kaldırılacak kadar ağır olan AIDS, Hepatit B - C, Tüberküloz (Verem), Pnömoni, Menenjit gibi ağır virüs ve bakteri hastalıkları ile ileri boyutta kanser hastaları, nöroloji, ruh ve sinir hastaları ile ağır psikiyatrik hastaların yanı sıra intihar eden veya kendisine açık yara oluşacak şekilde zarar veren gibi çeşitli durumlardaki hastaların sevklerinde görevlendirildiği, davacının özellikle günümüzde de genel farkındalığın oluştuğu üzere bakteri ve virüs taşıyan tutukluların sevkinde özel önlemler almak zorunda kaldığı, sürekli olarak virüs veya bakterinin bulaşmaması için özen göstermeye çalıştığı, keza davacının görevini devraldığı meslektaşından da daha önce çeşitli hastalıkların mahkumlardan personele bulaştığı bilgisini de aldığı, davacının Rütbeli Personel olarak sadece kendi sağlığı ve izolasyonundan değil, emrindeki Erbaş/Er'in de sağlığından sorumlu olduğu için, görevi gereği ve vicdanen personelinin de temizliğine özen göstermek ve kontrol etmek zorunda kaldığı, keza ağır hasta olan hükümlülerin sevki esnasında defalarca sevk aracında tuvaletini kaçıran, davacının bulunduğu ortama, hatta 3 vakada üzerine kusan hastalar olduğu, zırhlı ve korumalı araçla cezaevinden hastaneye kadar davacının bu şekilde seyahat etmek zorunda kaldığı, yaşadığı travma neticesiyle psikolojik, davranışsal değişimler yaşadığı, karşı karşıya kaldığı bu durumlar sebebiyle psikiyatrik takibi başlatıldığı, ruh sağlığı ile ilgili şikayetleri nedeniyle, davacının Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na bağlı çeşitli hastanelerde tedavi olduğu, bunun sonucunda istirahat etmesine karar verildiği, toplamda 6 ay 20 günlük istirahat süreci sonunda davacının rahatsızlığı artık görev yapamayacağı kadar artması nedeniyle hakkında düzenlenen Çorlu Devlet Hastanesi 13.03.2018 tarih ve 443 sayılı Sağlık Kurulu Raporu uyarınca hakkında "Adi Malul" olduğuna dair karar verilmesi suretiyle mesleği ile ilişiği kesildiği iddiasıyla davalı idarece haksız ve hukuka aykırı olarak tesis edilen ... Başkanlığı’nca Vazife Maluliyeti talebinin reddi işlemine karşı taraflarınca Yüksek Sağlık Kuruluna yapılan itirazın zımnen reddi işleminin iptaline, iptal kararına bağlı olarak özlük haklarının (Vazife Malullüğü Maaş ve İkramiye farklarının) hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde Uzm. J. III. Kad. Çvş. olarak görev yapmakta iken 16.12.2018 tarihinde malulen emekliye ayrılan ve avukatı tarafındari ağır hastaların şevklerinde görevlendirildiği ve bu görevlendirme neticesinde psikolojik olarak rahatsızlandığından bahisle vazife malullüğü talebinde bulunulan ...’in, Kurumandan alınan 27.01.2021 tarihli yazı ekindeki belgelerden, 2009 yılında göreve başladığı, Muş ve İstanbul illerinde görev yaptığı, 2018 yılında malulen emekliye ayrıldığı, görev süresince rahatsızlığına sebep olabilecek herhangi bir olaya ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Çorlu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen “Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamaz” kararlı, “Kronik Nitelik Kazanmış Nevrotik Bozukluklar (obsesif kompulsif bozukluk)” tamlı, 13.03.2018 tarihi ve 443 sayılı raporu Sağlık Kurulunca 29.06.2018 tarihinde incelenerek “...malul olduğuna...” şeklinde karar verildiği, bu defa vazife malullüğü talebi üzerine söz konusu raporu ve dosyasındaki diğer tıbbi bilgi ve belgeleri rahatsızlığında görevinin neden ve etkisi bulunup bulunmadığı yönüyle Sağlık Kurulunca 24.02.2021 tarihinde incelenerek “...psikiyatrik hastalıklar sosyal zemini olan kalıtsal, doğumsal, gelişimsel, çevresel ve ailesel birçok etkenin bir arada rol oynaması sonucu oluşan hastalıkladır. Ayrıca askerlik görevi boyunca herhangi bir olaya da maruz kalmadığı da görüldüğünden, hastalığın ortaya çıkmasını tek başına askerlik görevine bağlamanın tıbben mümkün olmadığına ve psikiyatrilc hastalığın görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine...” şeklinde karar verildiği gibi maluliyetinin görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiğini kanıtlayan Kamu Görevlilerinin Tahsis Yardımına İlişkin Tebliğin 15’inci maddesi hükümlerine göre düzenlenmiş bilgi ve belgeleri (sağlık kurulu raporları hariç) bulunmadığı da anlaşıldığından hakkinda, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, açılan dava haksız ve yersiz olduğu, dava konusu uyuşmazlığa Kurumun sebebiyet vermediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Sağlık Kurulunca 24.02.2021 tarihinde incelenerek 315 sayı ile hastalığının vazifesinin neden ve tesiriyle meydana gelmediğine karar verildiği, davalı Kurum tarafından ilgili Sağlık Kurulu raporuna dayanılarak hastalığının vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine karar verilmesi nedeniyle, hakkında 5510 sayılı Kanun'un 47 nci madde uyarınca vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine karar verildiği, 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca malul olduğuna karar verilerek malulen emekliliğe sevk edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 06.10.2021 tarihli raporu ile ''davacının obsesif Kompulsif Bozukluk rahatsızlığının oluşumunda biyopsikososyal etmenlerin rol oynadığının bilindiği, görevi sırasında başlayabileceği veya alevlenebileceği ancak görevinin sebep ve tesiri altında ortaya çıktığının tıbben söylenemeyeceğinin" mütala edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Jandarma Genel Komutanlığı'nda görevli bulunduğu dönemde üç farklı yerde görev aldığı, bunların Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı, Büyükçekmece İlçe Jandarma Komutanlığı ve Şırnak İl Jandarma Komutanlığı olduğu, davacının rahatsızlığının ilk görev yeri olan Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı'nda görevli bulunduğu dönemde oluşdduğu ve dava dilekçesinde de bu şekilde iddia da bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesinin tahkikat aşamasında davacının yaptığı görevin kapsamını, dava dilekçesinde iddia olunduğu üzere cezaevinde çalışıp çalışmadığını davacının ilk görev yeri olan Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı'na sormadığı, ikinci görev yeri olan Büyükçekmece İlçe Jandarma Genel Komutanlığı'ndan sorduğu, eksik araştırma ve inceleme ile daha doğru bir ifade ile yanlış araştırma ve inceleme ile karar verildiği, bir kısım Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere sigortalının arızasının görevden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiği, Adli Tıp Kurumu raporuna yanlış anlam verildiği, kararda rahatsızlığın görevi sırasında başlayabileceğinin ve alevlenebileceğinin özellikle belirtildiği, idarenin davacıda meydana gelen rahatsızlık hakkında makul bir gerekçe ileri süremediği, idarenin kendi kontrolündeki bölgede gerçekleşen yaralanma olayına ilişkin makul bir açıklama getiremediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya tanısı konulan obsesif kompulsif bozukluk rahatsızlığının askerlik vazifesinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğinin kanıtlanamadığı, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi gereğince vazife malullüğü hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığından davanın reddine dair mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vazife malullüğünün tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 47 nci maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!