WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4734 E.  ,  2024/5069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2171 E., 2023/2819 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/646 E., 2023/664 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkilinin 25.08.2013- 07.04.2014 tarihleri arasında davalı nezdinde aşçı olarak net 1.980,00.-TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun dava dilekçesinin 23.05.2016 tarihinde müvekkillinin derneğinin iktisadi işletmesine tebliğ olduğunu, yasal süresi içerisinde davalı konumunda gösterilen Eskişehir Alzheimer Derneği 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu gereğince ticari bir faaliyette bulunabilmesi için İktisadi İşletme kurma zorunluluğu nedeni ile Aşağısöğütünü Mh.1531.Sk.No:1-3-S (Toki no S46-47- 48) Eskişehir adresinde İktisadi İşletme kurulduğunu, Ticaret Sicilinde, Vergi Dairesi kayıtlarında ve SGK kayıtlarında yasal mevzuat gereği tescillerinin yapıldığını, davacı tarafın, çalıştığını iddia ettiği sürelere ilişkin işverenin kim olduğunu bile bilmeden dava açtığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Yasanın 64 üncü maddesinin son fıkrası ile 30.01.1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesine eklenen son fıkrayla, hizmet tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda, " dava kuruma re'sen ihbar edilir ve Kurum davalı yanında davaya fer'i müdahil olarak katılır." davacı tarafından açılan ve dava sonucunda verilecek kararı uygulayıcı birim olarak, davalı yanında davaya katılmalarına karar verilmesini talep ettiğini, davacının diğer davalıya ait işyerinde çalışmasının olmadığını, davacının 13.07.2013-06.11.2013 tarihleri arasında 1061120 işyeri sicil no,lu ... ... isimli işverenin yanında çalıştığını, 17.04.2014 tarihinde 1084095 işyeri sicil no.lu ... Danışmanlık temizlik isimli işyerinde çalışmaya başladığını, Kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıtmadığını, kayıtların resmi belge niteliğinde ve aksinin ancak eşdeğerde bilgi ve belge ile ispat edilebileceğini, Kurum kayıtlarında görülmeyen çalışma iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı aksine iddia ediyor ise, bunu hiçbir tereddüde mahal kalmayacak şekilde ispatlaması gerektiğini, bu nedenle aynı dönemde çalışan işyerindeki ve komşu işyerindeki sigortalıların dinlenmesi gerektiğini, olayın kamu düzenine ilişkin olduğundan, gerçek çalışmanın varlığının, eksiksiz araştırılması gerektiğini, fiilen çalışma olgusu ispatlanması gerektiğinden, bu olgu 5510 sayılı Kanun'a göre verilmesi gereken dönem bordrolarının verilmiş ve primlerinin yatırılmış olması ile kanıtlanması gerektiğini, Bordro tanıkları dışında tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, ayrıca iddia edilen çalışmanın kurumlarına hiç bildirilmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından, davacının davalı işyerinde 4-5-6 ay arasında
çalışmasının bulunduğu ve davacının çalıştığı dönem içinde sertifika olayının olduğunu beyan ettikleri,
ayrıca dinlenen tanıkların da davalı işyerinde geç sigortaya bildirimlerinin yapıldığının beyan edildiği,
yine dinlenen tanıklardan ... Horoz’un da, davalı işyerinde 2013 Ocak ayından itibaren hasta
bakıcı olarak çalışmasına rağmen, Hasta ve Yaşlı Refakat kursuna 21.02.2014-09.07.2014 döneminde
katılarak, sonradan hasta bakıcı belgesi aldığı, dosya kapsamına göre de, davacının da ilgili tanık gibi
belgesiz olarak davalı işyerinde çalışmaya ( yemek pişirme işi ) başladığı, belge temininin halk eğitim
kayıtlarına göre 11.01.2014-17.05.2014 arasında 13 modül ve 272 saat devam etme şartlarını
sağlayarak aldığı, davacının davalı işyerinde, 07.11.2013-07.04.2014
arasında çalıştığının tespit edildiği, tespit edilen bu dönemdeki davacının prime esas kazançlarının ise,
dosya kapsamındaki tanık beyanları gibi, asgari ücret olduğu anlaşıldığından dolayı, davacının prime
esas aylık ücretinin dönemsel asgari ücret tutarı olduğunun tespit edildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının 07.11.2013-07.04.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen kararın bu yönüyle usul ve Kanun'a uygun olduğunu, ancak reddedilen kısım üzerinden davalı lehine hesaplanan vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekil eden 07.11.2013 – 07.04.2014 tarihleri arasında davalı nezdinde aşçı olarak asgari ücretle çalıştığını, ancak çalışması boyunca sigorta başlangıcı yapılacağı vaadinin bir türlü gerçekleştirilmediğini, dilekçelerinde sehven iş akdi başlangıç tarihi 25.08.2013 olarak belirtilmiş olup, Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve SGK kayıtları incelemesinde gerçeğe ulaşıldığını ve iş akdi başlangıç tarihine 07.11.2023 olarak hükmedildiğini, davalı yan herhangi bir zarara uğramadığını, kararının sadece reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini belirterek,kararın sadece ret edilen kısım üzerinden hesaplanan vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını, davanın kabulüne, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve kanun'a aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, davacının davalı iş yerinde çalıştığına dair yeterli delil bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği dönemde çalışabilmek için sertifikasının bulunmadığının açık olduğunu, davacının sertifika almadan davalı iş yerinde çalışmasının ve davacının hem kursa gidip hem de tam zamanlı olarak çalışmasının mümkün olmadığını, başka bir iş yerinde çalıştıktan sonra müvekkil iş yerinde çalıştığının dosya kapsamında ispatlayamadığını, tanıkların beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama boyunca dinlenen tanık ifadelerinin çelişkilerle dolu olduğunu, yerel mahkemenin tanık beyanlarının değerlendirilmesinde davacının belirtilen tarih aralığında çalıştığı kanaatine varılmış olmasının hatalı olduğunu, davacı tarafından davalı işyerinde 25.08.2013 tarihinde işe başladığı iddia edilmiş olup, kurum kayıtlarında 13.07.2013 - 06.11.2013 tarihleri arasında İknur ... isimli işveren yanında çalıştığının ve davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihte başka bir işyerinde sigortalı olarak çalışmasının görünmesi dahi davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, iyiniyet ve dürüstlükle bağdaşmayan iddialarının bulunduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eskişehir Tepebaşı Kaymakamlığı Nafiye-Hüzeyin Küçükoğlu Halk Eğitim Merkezi ve Akşam sanat Okulu Müdürlüğü kayıtlarında davacının 11.01.2014-17.05.2014 arasında aşçı çırağı kursuna katılarak belge almaya hak kazandığının, kurs katılım tarih ve saaatleri, devam devamsızlık bilgisine ulaşılamadığının bildirildiği, tanıkların dinlendiği, 07.11.2013-07.04.2014 dönemi için kabul kararı verildiği, aynı dönemde başka işyerinden bildirilen hizmetler yönünden davanın reddedildiği, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Fer'i Müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.