10. Hukuk Dairesi 2024/4711 E. , 2024/5032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/648 E., 2023/2372 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/172 E., 2017/586 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Kurumdan malullük aylığı aldığını, müvekkilin malullük durumu devam ederken 10.06.2015 tarihinde işe başladığını ancak sağlık durumunun elvermemesi nedeniyle yalnızca 4 gün çalıştıktan sonra işten ayrıldığını, malullük aylığı alan müvekkilinin sigortalı olarak yeniden çalışmaya başladığı halde takip eden ödeme döneminde davalı Kurumca malullük aylığının kesilmediğini, müvekkilin dört günlük çalışmasının ardından işten ayrılınca da malullük aylığını almaya devam ettiği için Kuruma istekte bulunmadığını, bu olayın üzerinden 2 yıl geçtikten sonra Kurumun bu olay nedeniyle müvekkilden geriye dönük ödenen aylıkların iadesini istediğini, müvekkilin yeniden çalışmaya başladığını bildirmesine rağmen Kurum tarafından aylığından kesinti yapılmadığını, müvekkilin o tarihte maaşı kesilmiş olsaydı bu durumu fark ederek Kuruma tekrar malullük için müracaat edebileceğini ve bu sonuçla karşılaşmayacağını, davalı Kurum tarafından yapılan eksik işlem nedeniyle müvekkilin mağduriyet yaşadığını, müvekkilin o tarihte malul durumda olduğunun tespiti ile haklı olarak aldığı malullük aylığının geri ödeme işleminin durdurulmasını, yapılan kesintilerin iadesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının malullük aylığı almakta iken Kanun'un 4/1 - a maddesine göre 10.06.2015 tarihinde sosyal güvenlik destek primine (SGDP) tabi sigortalı olarak çalıştığı tespit edildiğinden malül aylığının çalışmaya başlanılan 10.06.2015 tarihini takip eden ödeme dönemi durdurulduğunu ve tarafına Haziran 2015 Kasım 2016 süresi aylıklar borç çıkartıldığını bu nedenle davacının açıkça yasaya ve hukuka aykırı talebini içerir davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2017 tarihli 2017/172 E., 2017/586 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, işverence çalışmanın SGDP olarak bildirilmesi sebebiyle aylığın kesilmediğini bu nedenle yapılan işlemin yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli 2018/701 E., 2019/1156 K. sayılı ile somut olayda; davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse de aşamalarda çalışma olgusunu açıkça kabul ettiği, malullük aylığı alırken çalışmaya başlayan davacının bu durumunu Kuruma bildirme yükümlülüğü olduğu, işverence davacının çalışması karşılığı Kuruma prim ödemesi yapmasının davacının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı, davacının sona eren çalışması sonrasında da Kuruma bir başvurusu ve bu başvuruya göre kontrol muayenesi sonucu malullük durumunun devam ettiğinin tespit ettirilmesinin de söz konusu olmadığı, davacıya ödenen malullük aylığının kesilmesi ve geriye dönük olarak ödemelerin davacıdan talep edilmesine yönelik Kurum işleminde hata bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairenin 03.02.2020 tarihli 2019/2836 E., 2020/1795 K. sayılı kararı ile davacının 10.06.2015-13.06.2015 tarihleri arasında Özel Bilkent Labaratuvar Okulları isimli işyerinde bahçıvan olarak çalıştığı, bu hususun 02.11.2016 tarihinde fark edilerek davacının maaşının kesildiği ve davacıya 10.07.2015-01.12.2016 tarihleri arası döneme ilişkin olarak ödenen 26.044.56 TL'nin davacıdan talep edildiğinin anlaşıldığı, davacının kontrol muayenesi sonucuna göre iddiasının irdelenip tarafların hak ve borçlarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum işleminin hukuka uygun bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde; davacının bu sürede gerçekten çalışıp çalışmadığı saptanmadan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının bahse konu işyerinde fiilen çalışmadığı halde bilgisi dışında sigortalı gösterildiğini, davalı Kurumun mevcut durumu geç fark ederek 2 yıl boyunca hareketsiz kalmasının idarenin sorumluluğunu doğuracak bir hizmet kusuru olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığının ödenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 58 inci, 5510 sayılı Kanun'un 27/3 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!