WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4707 E.  ,  2024/5468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/9 E., 2023/444 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen maluliyet aylığı bağlanması gerektiğini tespiti ile ödenmeyen aylıklarım yasal faiziyle ödenmesine yönelik davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davacının Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/272 Esas 2006/496 Karar sayılı 14.06.2006 tarihli kararı ile kısıtlanarak eşi ... kendisine vasi olarak atandığını, Antalya Devlet Hastanesinden muayene sonucu kurul raporu alındığını, ...'nın kısmen konuşma güçlüğü çektiğini, akıl zayıflığı nedeni ile işlerini yerine getiremediğini, ...'nın 02.01.1998 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olduğunu, uzun yıllar primlerini yatırdığını, daha sonra Kurumun isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığını başlangıcından yani 02.01.1998 tarihinden iptal edildiğini, 1479 sayılı Kanun kapsamında maluliyet derecesi 2/3, 5510 sayılı Kanun gereğince de %60 iş görmezlik yeterli olduğunun sabit olduğunu, davacının Kuruma giriş tarihinde maluliyeti gerektirecek hastalığı olmadığının da açık olduğunu, vasi atanması bile maluliyetinin derecesini açıkça ortaya koyduğunu, davalı Kurumun tüm heyet raporları doğrultusunda müvekkilinin maluliyetine ve maluliyet maaşı almasına karar verilmesi gerekirken maluliyet maaşı bağlanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davalı Kurum işleminin iptaline, 23.10.2002 tarihli ilk maluliyet rapor tarihinden itibaren davacıya maluliyet maaşı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu gerek önceden, gerekse sonradan tespit edildiğinde bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanmasının mümkün olmadığını, 1479 sayılı Kanun'a göre çalışma gücünün en az 2/3'sinin kaybedildiğinde en az 5 tam yıl sigorta primi ödenmiş olması, her türlü borçların ödenmiş olması şartıyla malullüğün tespit edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren malullük aylığı bağlanabileceğini, davacının Bağ-Kur dosyasının incelenmesinde 1479 sayılı isteğe bağlı sigortalılığı, 2926 sayılı Kanun'a tabi olması gerektiğinden iptal edildiğini ve her türlü işlemlerinin Tarım Bağ-Kur numarasına aktarıldığını, çeşitli tarihlerde başkanlığın istemiş olduğu maluliyet ara kararlarının davacıya gönderildiğini, en son 01.03.2006 tarih ve 14304 sayılı yazı ile Sağlık Dairesi Başkanlığının istemiş olduğu maluliyet ara karar raporunu davacının Kuruma intikal ettirmediğinden maluliyet durumunun sonuçlanmadığını, davacının dava açmakta her hangi bir hukuki menfaati bulunmadığını, davacının gerekli işlemleri tamamlandığında şayet istenen şartlarda kendisinde mevcutsa Kurumca davacıya maluliyet aylığının bağlanacağını beyanla haksız ve yersiz olarak Kuruma yöneltilen davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.11.2010 tarihli ve 2009/125 Esas, 2010/423 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının son muayene tarihi olan 08.09.2005 tarihini takip eden 01.10.2005 tarihinden itibaren malulen emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine, hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 28.04.2011 tarih ve 2011/305 Esas, 2011/6342 Karar sayılı kararında; "... Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.06.2006 tarih ve 272/496 sayılı kararı ile vesayet altına alınan ve vasi olarak davacı ...’nın vasi tayin edilmiş olması karşısında; vesayet altına alınan ...’nın maluliyet durumunun tespitiyle, maluliyet aylığı bağlanarak hak edilen maluliyet aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin iş bu davanın, Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 inci maddesi uyarınca dava açmaya (husumete izin) izin verilmiş vasi huzuru ile yürütülmesi gerekir.

Dairemizce başkaca bir inceleme yapılmaksızın, açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın husumete yetki verilmemiş vasi huzuru ile yargılamanın sürdürülerek davanın sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı görülmüş olup kararın bozulmasına karar verilmiştir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 10.02.2012 tarihli ve 2011/312 Esas, 2012/66 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının son muayene tarihi olan 08.09.2005 tarihini takip eden 01.10.2005 tarihinden itibaren malulen emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine, hakediş tarihinden itibaren maaşların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 04.10.2012 tarih ve 2012/9183 Esas, 2012/17412 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle, yukarıda bahsedilen ve kurum ara kararları gereği alındığı anlaşılan Üniversitesi Hastanesi sağlık kurulu raporlarının incelenmesiyle verilmiş bir kurum kararının bulunup bulunmadığı davalı kurumdan sorularak belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra, yukarıda ifade edilen yasal prosedür gereği, çalışma gücünün en az üçte ikisinin yitirilip yitirilmediği ve yitirilmişse maluliyet başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, anılan kurul tarafından verilecek raporun davalı Kurum yönünden bağlayıcılığı gözetilmeli; itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan aynı yönde rapor alınmalı, şayet Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adlî Tıp Kurumu raporu arasında çelişki oluşursa, üst düzeydeki bu kuruluşlar arasındaki görüş farklılığı Üniversitelerin Tıp fakültelerinin konuya ilişkin Anabilim Dalı uzmanlarından oluşturulacak kurullardan temin edilecek raporla giderilmeli ve böylece dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir...." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın 21.01.2019 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olması nedeniyle malul sayılması ve 01.02.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, maluliyet aylıklarının davacıya hak ediş tarihlerine göre ay be ay hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; gerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda gerekse Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda davacının başvurusu yok gibi değerlendirme yapılarak maluliyetinin başlangıcının 21.01.2019 tarihi olarak belirtilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet tarihinin 23.10.2002, maluliyet aylık hak ediş tarihinin başlangıcının 01.11.2002 tarihi olması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davanın reddi gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğini tespiti ile ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.