WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4688 E.  ,  2024/5368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/714 E., 2024/90 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen ve istinaf incelemesinden geçen karara karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı işyerinde 01.11.1992 tarihinde 1 günlük çalışmasının sigortalılık başlangıcı olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, Kurumca dava açılmasına sebebiyet verilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2017/545 Esas 2021/212 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının 472852.34 sicil numaralı işveren yanında 01.11.1992 tarihinde bir gün süre hizmet akdine bağlı sigortalı olarak dönemin asgari ücreti dahilinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1992 tarihinin olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2022/3709 E. 2022/6844 K. sayılı ilamında, "... Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacıya davası açıklattırılmalı, bildirgenin verildiği işyerinin tornacı mahiyetinde Kanun kapsamında olduğu dikkate alındığında davacının bu işyerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı, çalışanların işyerinde hangi işleri yaptıkları yönünden beyanına başvurularak bu kişilerin tespiti ile ifadelerine başvurulmalı, böylelikle çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Dava, davacının 01.11.1992 tarihi itibariyle bir gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen karar istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında istinaf ilamına uygun olarak araştırma ve inceleme yapılmış, tanıklar ... ve ...'nun beyanları alınmıştır.

Davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi Kuruma 26.11.1992 tarih ve 1022873 varide numarası ile intikal etmiştir. Mevcut davada bu nedenle hak düşürücü süre söz konusu değildir.

Bildirge üzerinde yapılan incelemede imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacının sigorta sicil numarasının 1992 yılı serilerinden olduğu belirlenmiştir.

İşyerinin 01.10.1986-31.10.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olması sebebiyle işveren yönünden tespite engel bir hal bulunmadığı kabul edilmiştir.

İşveren tarafından bordro düzenlenmediğinden bordrolu tanık dinlenmesi mümkün olmamıştır. Yapılan araştırmadan bir sonuç elde edilememiş, tanıklar , ... ve ...'nun beyanlarına göre neticeye gidilmiştir. Bu tanıkların anlatımlarından işyerinin aile işletmesi olduğu, davacının burada çalışan eşi ve kayınbiraderlerine yemek ve çay hizmeti verdiği ve fiilen çalıştığı kanaati ortaya çıkmıştır.

Tanıkların anlatımları, işe giriş bildirgesi, 1992 yılı serilerinden olan sigorta sicil numarası ve işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın aidiyetine ilişkin bilirkişi raporu ile davacı iddiasını ispat etmiştir..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının .... sicil numaralı işveren yanında 01.11.1992 tarihinde bir gün süre hizmet akdine bağlı sigortalı olarak dönemin asgari ücreti dahilinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1992 tarihinin olduğunun tespitine,karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.11.1992 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,bozma sonrası yapılan yargılamada, davacı asilin alınan beyanında, iş yerinin kayınbiraderi .... adına kayıtlı olduğu, aile işletmesi olduğu için eşim ile beraber çalıştıklarını, kendisini çay, yemek ve temizlik işleri için işe aldıklarını, o dönem eşi ve kayınbiraderi haricinde.... ve ..... isimli iki çalışanın daha olduğu başkaca kimsenin olmadığı, çalışmasının fiili olduğu, sigortalılık kazanmak için adına bildirim yapılmasının sözkonusu olmadığını, işletmenin ....'de iki katlı bir taşınmazı kullandığını, buranın bir sanayi sitesi içerisinde olmadığını, mahalle arasında başkaca işletmelerin bulunduğu bir alan olduğu yönünde beyanda bulunduğu, bozma sonrası SGK, emniyet, belediye ve vergi dairesi nezdinde yapılan komşu işyeri tespiti sonucunda komşu iş yeri ve çalışanının tespit edilemediği,davacı tanığı olarak dinlenen aynı zamanda komşu işyeri oldukları belirtilen ancak vergiş ve çalışma kayıtları bulunmayan ... ile ...'nun beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

İşyeri tescil bilgiler, ne göre davacı adına 01.11.1992 tarihinde işe giriş bildirgesi verilen ... sicil no.lu ....ve ortakları ünvanlı işverene ait iş yerinin tornacı mahiyetinde olduğu,Sinanpaşa sok. No:53 .... sanayi sitesi-İstanbul adresinde kurulu olduğu gözetilerek işletmenin kapasite ve niteliğine göre kapsamının ne olduğu,iş yerinde kaç kişinin çalıştığı buna göre çay-temizlik işleri için bir elemana ihtiyaç olup olmadığı hususu değerlendirilmeli,davacının komşu işyeri olarak dinlettiği ... ile ...'ya ait sigorta sicil dosyaları ile vergi mükellefiyet dönem ve adreslerine ilişkinm kayıtlar celbedilmeli,davacı asilin işyerinde birlikte çalıştıklarını beyan ettiği... ve ...'ün de hizmet cetvelleri ile varsa işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri Kurumdan celbedilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı,böylelikle, davacının çalışmaları hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulup toplanan ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.