WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4608 E.  ,  2024/8073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1881 E., 2022/1737 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/742 E., 2019/435 K.

Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilk kez 13.04.2005 tarihinde siorta başlangıcı yapılarak çalışmaya başladığını ve toplamda 2994 prim günün bir fiil çalışarak doldurduğunu, geçirdiği trafik kazası nedeniyle İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/329 esas sayılı dosyasından alınan adli tıp raporuna göre %69 oranında hayatı boyunca vücut fonksiyon kaybı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin malullük aylığı almak için davalı Kuruma başvurduğunu ancak Kurumca 31.07.2015 tarihli yazı ile çalışma gücünün %60 ını kaybetmediği kararına varıldığı gerekçesiyle başvurusunun red edildiğini, belirterek davalı Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma başvuru tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren malul sayılması emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine ayrıca davalı kuruma başvuru tarihi olan 27.04.2015 tarihinden dava tarihine kadar birikmiş olan malullük aylığının ay be ay faiziyle birlikte davalıya yükletilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 25.maddesinde öngörülen malullük oranının altında kaldığı hastane raporuyla tespit edildiğini malul sayılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Kanun'un 25 inci maddesi gereğince maluliyet sigortasından yararlanabilmek için sigortalının öncelikle çalışma gücünün en az %60ını kaybetmiş olması ve Kanun'un 25/1 inci maddesi gereğince malul sayılması gerekmektedir. Kanun'un 25/2 nci maddesine göre sigortalılığın başlangıcından malul sayılan yani sigortalılık başlangıcından önce çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmiş olarak sigortalılığı başlayan sigortalıların maluliyet aylığından yararlanmaları mümkün olmayıp bu sigortalılar ancak Kanun'un 28 inci maddesi gereğince erken yaşlılık ayığına hak kazanabilmektedir.

Somut olayda davacının askerliğe elverişsizlik kararının dayanağı İskenderun Deniz Hastanesinin raporuna rastlanılmamış olmakla birlikte diğer tedavi evraklarındaki öyküsünden davacının işitme kaybı engeli nedeniyle askerliğe elverişsiz sayıldığı anlaşılmaktadır.

ATK 2.Üst Kurulunun raporuna göre davacının İskenderun Devlet Hastanesinin 19.12.2013 tarihli raoruna göre çalışma gücünün en az %60ını kaybettiği ve 19.12.2013 tarihinden itabiren malul sayılması gerektiği belirtilmiştir.

Maluliliyet aylığına hak kazanma koşulları 26 ncı maddede belirtilmiştir. 26 maddeye göre sigortalının öncelikle 25 inci madde gereği malul sayılması en az 10 yıllık sigortalılık süresine 1800 gün prim ödemiş olması ve 4/I-a sigortalıları yönünden çalıştığı işyerinden ayrılmak suretiyle Kuruma tahsis başvurusunda bulunması gerekmektedir.

Davacı 19.12.2013 tarihinden itibaren Kanun'un 25 inci maddesi gereği malul durumdadır.

Davacı 13.04.2005 tarihinden itibaren sigortalı olup, ilk başvuru tarihi 27.04.2015 tarihi itibariyle 10 yıl 14 gün sigortalılığı söz konusu olup,bu sürede 2883 gün Kuruma prim ödemiştir.

Ancak davacı başlangıçtan itibaren çalışmakta olduğu ... Tuğla Toprak Sanayi ve Ticaret A.Ş.' ndeki işyeri ile olan ilişkisini sonlandırmaksızın başvuruda bulunmuştur.

Davacı trafik kazası tarihinden 30.09.2015 tarihine kadar rapor ve ücretsiz izinli olarak iş sözleşmesi devam etmiş, 2015 Ekim ayında tam ay, Mart 2016 ayından itibaren de kısmi prim bildirimleri dava tarihine kadar devam etmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 27/2 nci maddesi gereğince, sigortalının malul sayılmasına esas tutulan rapor, tahsis başvurusundan önce ise tahsis başvuru tarihini takip eden; malul sayılmasına esas rapor tahsis başvurusundan sonra ise rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacaktır. Kanun'un 26/c inci maddesindeki çalıştığı işyerinden ayrılmış olması koşulu Kanun'un 27/1 inci maddesinde de yinelenmiş ve 27/3 üncü maddesinde maluliyet aylığı almakta iken bu ülke mevzuatına veya yabancı ülke mevzuatına tabi çalışmaya başlayan sigortalıların aylıklarının çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başlangıcında kesileeği ve çalıştıkları işten ayrılarak yeniden yazılı tahsis başvurusunda bulunmaları halinde aylığın yeniden bağlanacağı öngörülmüştür.

Bu durumda davacı Kanun'un 25 inci maddesine göre malul sayılmasına ve Kanun'un 26 ıncı maddesindeki prim ödeme gün koşulu da gerçekleşmiş olmakla,maluliyet aylığına hak kazanmış bulunmasına rağmen, ... Tuğla Toprak Sanayi A.Ş. işyerindeki çalışmaları dava tarihi itibariyle devam ettiğinden Kurumca aylık bağlanması mümkün değildir. Davacının hali hazırda çalışmaları devam ediyorsa çalışmalarına son vermesi, çalışmaması halinde ise ise derhal yeni bir yazılı başvuruda bulunması halinde davacıya Kurumca yasanın 2 nci maddesi gereği davacıya çalışmanın sonlandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanabilecektir.

ATK 2.Üst Kurulunun raporu doğrultusunda 19.12.2013 tarihinden itibaren 25 madde gereği malul sayılan ve 26 ncı maddesindeki sigortalılık süresi ve prim ödeme koşulunu gerçekleştirmiş bulunan davacıya yasanın 26/son ve 27/3 üncü maddeleri gereğince çalıştığı ... Tuğla Toprak Sanayi A.Ş. işyerindeki çalışmalarını dava tarihine kadar sonlandırmadığı görülmekle, aylık bağlanmasının mümkün olmadığı, davacının çalıştığı işyerinden ayrılmış ise veya çalışıyorsa ayrılarak yeniden tahsis başvurusunda bulunması halinde 27/3 üncü madde gereği çalışmanın sonlandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiği,davacının çalışmalarını daha önce sonlandırmış olması halinde yeniden yazılı tahsis başvurusunda bulunması halinde aylığın tahsis başvuru tarihini takip eden aybaşı değil, 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi gereğince çalışmanı sonlandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu halde dava tarihi itibariyle Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davalı Kurumun, davacının ilk başvurusunu yeterli ve yasaya uygun bir şekilde incelemediğini, açıklayıcı ve yasaya uygun cevap vermediğini, davalı Kurumun kendi hastane ve doktorlarından aldığı raporların doğru olmadığının, alınan Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulu Raporu ile tespit edildiğini, davalı Kurumun hatalı işlemi nedeniyle davacının sosyal güvenlik hakkının elinden alınmasının aynı zamanda Avrupa İnsan Haklarına aykırı olduğunu iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin a ve b bendindeki koşulları taşıyor olsa dahi c bendinde belirtilen sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra Kurumdan yazılı istekte bulunma şartını yerine getirmediği anlaşıldığından mahkemenin vakıa ve kukuki değerlendirmesinde usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tespit ve alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 25 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.