WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4586 E.  ,  2024/6808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/18 E., 2023/931 K.
KARAR : Red

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı ... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 01.10.2006 tarihinde muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladığını, buna karşın sigorta girişinin 01.09.2008 tarihinde yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin 01.10.2006 - 31.08.2008 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi 01.10.2006-31.08.2008 tarihleri arasında müvekkil şirkettte herhangi bir hizmetinin bulunmadığını, davacının müvekkil şirketin Kumkapı Balık Hali'nde bulunan iş yerinde 16.09.2008 tarihinden 18.02.2010 tarihine kadar çalıştığını, iş yeri şahsi sicil dosyası ve SGK kayıtlarıyla da bu hususun sabit olduğunu, şirkete ait iş yerinde çalışıldığı iddia edilen 01.06.2006 - 31.08.2008 tarihleri arasında davacının Çanakkale ve İstanbul'da vekil öğretmenlik yaptığını beyanla davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı iş yerinin 20.09.2005 tarihinde kanun kapsamına alındığını, halen faaliyetine devam ettiğini, davalı iş yerinde 08.09.2007 - 01.08.2009 tarihleri arasında herhangi bir müfettişlik tahkikatının bulunmadığını, sigortalıya ait çalışmaların Kurum kayıtlarında mevcut olmadığını, öncelikle davacının talep ettiği dönemlere ilişkin işverene ait iş yeri kayıtlarının ve Kurumun resmi kayıtlarının incelenerek sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi, tanıkların bordrolarda adı geçen kişilerden seçilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2014 tarih ve 2011/776 Esas, 2014/928 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile (56398304558) T.C. kimlik numaralı davacı ...'ın davalı şirkete ait iş yerinde 01.10.2006 ile 31.08.2008 tarihleri arasındaki dönemde asgari ücret karşılığında hizmet akdiyle çalıştığının ve bu sürelerin sigorta kapsamında kaldığının tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 17.12.2015 tarih ve 2015/4539 Esas, 2015/22732 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda, davalı iş yerinin 11.10.2007 tarihinde kanun kapsamına alındığı anlaşıldığından iş yerinin bu tarihten önce de var olup olmadığı araştırılmadan ve iş yerinin kanun kapsamına alınmasından sonra iş yerinde çalıştığı anlaşılan davacı ve davalı tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, davalı şirketin vergi kaydı ve Ticaret Siciline tescil tarihini araştırmak, iş yerinin kanun kapsamına alınmadan önce de var olup olmadığını belirlemek, iş yerinin var olduğunun anlaşılması halinde özellikle kanun kapsamına alınmadan önceki dönem yönünden ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı iş yerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, iş yerinin kanun kapsamına alınmasından sonraki dönem yönünden ise tanık beyanları arasında çelişki bulunduğundan dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davalı SGK vekilinin cevap dilekçesinde geçen müfettiş raporunu getirtmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi raporu, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve tüm dosya kapsamından; davacının davalı iş yerinde 01.10.2006 - 31.08.2008 tarihleri arasında çalıştığını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili Kurumun prim ödemeleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, Yargıtay İçtihatlarına uygun araştırma yapılması gerektiğini, davacının hizmetlerinin Kurum kayıtlarında gözüktüğü kadar olduğunu, aksinin yazılı delille ispatı gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.10.2006 - 31.08.2008 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.) Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3.) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

4.) Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1.) İnceleme konusu eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı şirkete ait ticaret ve vergi kayıtlarının getirildiği, emniyet birimine yazılan yazılara istinaden yapılan araştırmalara olumsuz cevap verildiği, davalı şirkete ait davalı Kurum kayıtlarının celp olunduğu, taraf ve bordro tanıklarının beyanlarının alındığı, yapılan yargılama sonucunda dinlenen bordro tanıklarının davacının davalı iş yerinden bildiriminin yapılmış olduğu 2008 - 2010 tarihleri arasında çalışmasının olduğunu beyan etmeleri, davacının iddia ettiği dönemde çalışması olduğunu beyan eden tanıkların ise Kurum kayıtlarındaki bildirimleri incelendiğinde Yargıtay' ın aradığı nitelikteki tanıklar olmadığı dikkate alınarak davacının 01.09.2008 tarihinden önce davalı iş yerinde çalışması olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.

2.) Somut olayda, bozma öncesi dinlenilen davacı tanığı ... ...'in beyanında davacının davalı iş yerinde 2006 yılı Ekim ayında çalışmaya başladığını ifade ettiği, her ne kadar dinlenen tanığın Kurum kayıtlarına göre davalı iş yerinde 11.10.2007 tarihinden itibaren çalışması gözüküyorsa da, tanık ...'ın davalı işverene karşı açtığı işçilik alacakları davasında İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 22.05.2013 tarih ve 2011/811 Esas, 2013/476 Karar sayılı ilamı ile hakkında düzenlenen yıllık izin formlarına göre iş yerinde 01.09.2005 tarihinden itibaren çalışmasının bulunduğu değerlendirilerek işçilik alacaklarının hesap edildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 16.12.2014 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, davalı iş yerinden düzenlenen 21.07.2008 tarih ve 510805 sıra numaralı sevk irsaliyesinde davacının adının yer aldığı, öte yandan bozma sonrası dinlenilen komşu iş yeri tanıklarından ... ile ...'un beyanları ile dönem bordro tanıkları ... ve ...'ın beyanlarının çelişkili olduğu, özellikle davacıyı tanımadığını beyan eden bordro tanıklarından ...'ın uyuşmazlık konusu dönemin bir kısmında davalı şirketin merkez adresi olan Sancaktepe'de bulunan 1088508 sicil numaralı iş yerinden sigortalı olarak gösterilmiş olması karşısında beyanlarının çelişkili olduğu gözetilerek, Mahkemece söz konusu çelişkilerin giderilmesi, bu hususta gerekirse dönem bordro tanığı olduğu anlaşılan ... ...'in de yeniden dinlenilmesi suretiyle, çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalı, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.