WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4577 E.  ,  2024/6261 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/599 E., 2023/659 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat istemine dayanan itirazı iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı şirkete ait iş yerinde çalışmakta iken 20.12.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, ilgili kaza nedeni ile davalı aleyhine açılan dava sonucunda davacının bakiye maddi tazminat alacağının 125.133.26 TL olduğunun tespit edildiğini, ilgili alacağın ve işlemiş faizlerinin tahsili amacıyla Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2018/7722 E sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı nedeni ile durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve alacağın % 20 si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu iş kazasının 30.12.2002 tarihinde meydana geldiğini, maddi tazminat miktarının Ankara 18. İş Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ilamı ile belirlendiğini ve ilgili ilama ilişkin Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen onama kararının 04.06.2018 tarihli olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının eda hükmü içermediğini, uyuşmazlık konusu icra takip tarihi olan 03.07.2018 tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur .

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/411 E., 2018/927 K. sayılı kararıyla maddi tazminat olan 125.133,26 TL net asıl alacak, 283.233,09 TL net faiz alacağı olmakla sonuç olarak davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, net asıl alacak ve faiz miktarı olmak üzere toplam 408.366,35 TL için takibin devamına, davacının fazlaya dair taleplerinin reddine, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/2128 E., 2020/3080 K. sayılı kararı ile istinaf nedenlerine göre taraflar arasında icra takibine konu iş kazasından kaynaklanan maddi tazminatın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı noktasında uyuşmazlığın söz konusu olduğunu, iş kazalarından doğan tazminat davalarından olay tarihinde yürürlükte bulunan B.K.’nın 125 (TBK 146) maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda, davacının davalıya bağlı olarak çalışmakta iken 30.12.2002 tarihinde iş kazası geçirdiği, Ankara 18. İş Mahkemesinin 2012/60 Esas, 2016/176 Karar sayılı dosyası üzerinden 24.02.2012 tarihinde ilgili iş kazasına dayanarak açılan davada 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, ilgili davanın HMK'nın 107 nci maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığı ve bu davada maddi tazminat miktarının külli tespitinin de talep edildiği, Ankara 18. İş Mahkemesi tarafından ilgili dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda, 26.05.2016 tarihli ilam ile davacının maddi zararının 126.133,26 TL olduğunun tespitine, maddi tazminattan 1.000,00 TL’nin tahsiline hükmolunduğu, Mahkemece verilen bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarih ve 2016/13531 E.-2018/5327 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacının ilgili tespit hükmüne istinaden Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2018/7722 sayılı dosyası üzerinden 03.07.2018 tarihinde uyuşmazlık konusu ilamsız icra takibi başlatıldığı, her ne kadar davalı tarafça ilamsız icra takibine ilişkin zamanaşımı itirazı ileri sürülmüş ise de; yukarıda da belirtildiği üzere Ankara 18. İş Mahkemesinin 2012/60 Esas- 2016/176 Karar dosyası üzerinden açılan davanın 6100 sayılı Kanun’un 107/3 maddesine dayalı tespit niteliğinde belirsiz alacak davası olduğu, belirsiz alacak davası açılmasının sonuçlarından birinin de zamanaşımının kesilmesi olduğu, belirsiz alacak davasının açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımının kesildiği, yargılama sırasındaki işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağından yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği, bu nedenle uyuşmazlık konusu alacağın, icra takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğramadığı yönündeki mahkeme kabulünde isabetsizlik olmadığı, davacının istinaf itirazları yönünden ise uyuşmazlığın icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu, itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedildiği, ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği (Yargıtay HGK. 04.03.2009 gün 2009/ 9-57 E., 2009/ 110 K.), icra inkar tazminatının, asıl alacak bakımından söz konusu olacağı, işlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı, somut uyuşmazlıkta, zamanaşımı itirazı nedeni ile hak tartışmalı olduğundan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde de hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2023 tarih ve 2021/2951 E.- 2023/5043 K. ile "... somut olayda davacı Ankara 18. İş Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2012/60 Esas sayılı dosyasında tespit edilen maddi tazminat alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. Söz konusu takibe davalı tarafından yapılan itirazda alacağın zamanaşımına uğradığı belirtilmiştir. İtiraz üzerine icra takibinin devamı amacıyla açılan bu davada davacı taraf icraya konu alacağın önceki yargılama esnasında bilirkişi ve mahkeme kararıyla tespit edildiğini bu nedenle likit hale geldiğini belirterek takibin haksız durdurulması nedeniyle icra–inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Gerçekten de Ankara 18. İş Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda tespit edilip hüküm altına alınan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dava konusu edilen maddi tazminat alacağının zamanaşımına uğramadığı, likit olduğu ve yargılamayı gerektiren bir durum olmamasına karşın davalı tarafça itiraz edilerek söz konusu icra takibinin durmasına yol açılması nedeniyle Mahkemece somut olayda davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. ...." gerekçeleriyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının şartlarının mevcut olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile Ankara 27. İcra Dairesinin 2018/7722 Esaslı takip dosyasındaki asıl alacak miktarının 125.133,26 TL, işlemiş faiz alacağının 283.233,09 TL olduğunun tespiti ile bu miktarlara yapılan itirazın iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden takip talebinde belirtilen şekilde takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20'den az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekeceği kanaatinin hasıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 27. İcra Dairesinin 2018/7722 Esaslı takip dosyasındaki asıl alacak miktarının 125.133,26 TL, işlenmiş faiz alacağının 283.233,09 TL olduğunun tespiti ile bu miktarlara yapılan itirazın iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden takip talebinde belirtilen şekilde takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20'den az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak ya da kısmi dava açmadığını, davacının kanunun öngördüğü sürelerde davasını ıslah etmediği ve ek dava açma cihetine gitmediğini, Ankara 18. İş Mahkemesinin 2012/60 Esas sayılı tespit kararının eda hükmü içermediğini, iş kazasının meydana geldiği tarihin 30.12.2002 olduğunu davacının maddi zararını belirtir eda hükmünü içermeyen tespit kararının zamanaşımını kesmediği hususları birlikte incelendiğinde İlk Derece Mahkemesinin kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, davacı vekilinin süresinde ek dava açmadığını, davasını ıslah etmediğini, kanunu dolanma yoluyla ilamsız icra takibi başlattığını, iş kazasının 30.12.2002 tarihli olduğu gözetildiğinde takibe konan alacağın 17 yıl üzerinden faiz yürüttüğünü bu durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermesinin yanı sıra hakkaniyet ve dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığını, temyize konu kararda asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.