10. Hukuk Dairesi 2024/4549 E. , 2024/8458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2128 E., 2023/1510 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/173 E., 2020/234 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'a ait kuyumcu dükkanında 2002 yılının Haziran ayından itibaren tam zamanlı olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin sigorta girişinin ilk olarak 2009 yılının Mart ayında yapıldığını ve davalının, müvekkilinin sigortasını birkaç ay yatırdıktan sonra müvekkilinin resmi olarak çıkışını verdiğini ve müvekkili adına kendi kuyumcu dükkanınında bulunduğu binada bir iş yeri açtığını, ancak müvekkilinin o sırada bizzat ve fiilen kuyumcu dükkanında çalışmaya devam ettiğini, bu iş yeri kapatılınca 2010 yılının haziran ayında müvekkilinin sigorta girişinin tekrar yapıldığını, davalı işveren tarafından mağdur edilen müvekkilinin, uzunca bir süre sigortasız olarak çalıştırılmış olması ve işçilik haklarını tam olarak alamadığı için bu taleplerini işverenine ilettiğini ancak davalı işveren tarafından 30.06.2014 tarihinde gerekçesiz ve tazminatsız olarak işinden çıkarıldığını, müvekkilinin davalıya ait kuyumcu dükkanında çalıştığı yaklaşık 6 yıl 9 ay boyunca sigorta girişi yapılmadığından bahisle, müvekkilinin davalı iş yerinde çalışmaya başladığı tarihinin 01.06.2002 olarak tespiti ile yatırılmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasını, hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini talep etmiş, 10.12.2019 tarihli celsede davacı vekili "....01.06.2002 yılından müvekkilimin SGK girişinin yapıldığı 2009 yılı Mart ayına kadar olan dönem için hizmetin tespitini talep ediyoruz..." şeklinde dava konusu talebi açıklamıştır.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet ilişkisinin aralıklarla gerçekleştiğini, belli dönemlerde farklı işverenler nezdinde sigorta bildirimlerinin yapıldığını, askere gittiğini, Bağ-Kur tescil kaydının olduğunun sabit olduğunu, davacının hizmet ilişkisinin kesintisiz gerçekleşmediğini, aralıklarla gerçekleştiğini, tespiti istenen dönem açısından davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkiline ait iş yerinde ilk kez 2009 senesinde çalışmaya başladığını, 08.06.2009 tarihine kadar çalışan davacının kendisine ait bir iş yeri açmak istediğini belirtince tazminatları ödenmek kaydı ile çıkışı verildiğini, davacı tarafından açılan iş yeri ile müvekkilinin hiç bir ilgisi ve alakası bulunmadığını, tamamen davacının kendi insiyatifi ve talebi ile açılmış bir iş yeri olup dükkanı işlettiği süreç içerisinde müvekkili nezdinde çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının bu dükkanda hurda alıp sattığını, ancak işlerinin umduğu gibi gitmemesi üzerine iş yerini kapattığını, araya aracılar sokarak müvekkilinin iş yerinde tekrardan çalışmaya başladığını, bunun dışında 2005 senesinde 15 ay askerlik görevini ifa ettiğini, ayrıca çalıştığını iddia ettiği dönemde bir başka iş yerinde de çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun ... sigorta sicil numaralı sigortalısı olan davacının dosyasında, uyuşmazlığa konu dönem itibariyle yapılan incelemede, davacının, davalı ... unvanlı işverene ait ... sigorta sicil numaralı iş yerinde 01.07.2012 tarihinde çalışmaya başladığı, buradaki çalışmalarının 31.08.2013 tarihinde sona erdiği ve davacının talepte bulunmuş olduğu 01.07.2012 tarihinden önceki dönemde ise sicil numaraları birbirinden farklı iş yerlerinden sigortalı olarak bildirildiğinin, davacının hizmet tespiti talebi, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının hizmetlerinin eksik bildirildiğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.06.2002 - 01.03.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde bildirimsiz geçen sigortalılığının tespiti ve diğer hizmetleriyle birleştirilmesi talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, vekalet ücretinin talebe bağlı bir hak olmadığını, davanın açılmasına Kurum un sebebiyet vermediğini, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu dava tarihi 05.06.2017 olduğu, eldeki davada Kurumun fer'i müdahil sıfatında olması nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği değerlendirildirilerek fer'i Müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.06.2002 - 01.03.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!