WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4533 E.  ,  2024/5156 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2288 E., 2024/240 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/458 E., 2022/389 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı şirketin Trabzon İli Maçka İlçesi ... Mah. zemin katında ... merkez fırınının bulunduğu toplam 9 katlı konut kullanımlı yapıda zemin parke döşemesi (malzeme-rişçilik) hakkında anlaştıklarını, müvekkilinin parke döşeme işinin yapılması için çağrıldığını, müvekkilinin davalı şirketin bu (iş ile ilgili parkelerin taşınması sırasında iş kazası geçirdiğini, iş kazasına ilişkin davalı Şirketten şikâyetçi olunduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle ağır yaralandığını ve iş göremez hale geldiğini, iş kazasından kaynaklı ödemelerin alınabilmesi için SGK' nın bu çalışmaları sigortalılık hizmetlerinden sayabilmesi ve müvekkilinin 12.03.2016 tarihinde SGK'lı bir günlük çalışmışlığının tespiti için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, müvekkilinin davalı şirkette 12.03.2016 tarihinde SGK' lı bir günlük çalışmışlığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacı yanın kendi nam ve hesabına çalışan bir şahıs olduğunun özellikle müvekkili ortaklık bordro tanıklarının anlatımlarıyla doğrulanacağından, müvekkili ortaklığın yalnızca kereste vb. ürün satışı yaptığını, satılan ürüne ilişkin işçilik hizmeti vermediğini, davacı yanın zaman zaman müvekkili ortaklık işyerine uğrayıp usta arayan olup, olmadığını sorduğunu, olması durumunda müvekkili ortaklıktan müşterinin iletişim bilgisini alarak kendisinin arayarak işçilik hizmeti verdiğini, müşterilere de bu durumun sorulabileceğini, davacı yanın yıllardır bu şekilde kendi nam ve hesabına çalıştığını, müvekkili işverenlikle aralarında bir hizmet ilişkisinin olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dilekçe ile davalı Bahçekapılı Kerestecilik firmasının Trabzon ili Maçka ilçesi, ... Merkez fırınının bulunduğu 9 katlı binanın parke döşeme işini malzeme+işçilik olarak aldığını ve parke döşeme işinde davacıyı çalıştırdığını ancak SGK'ya gerekli bildirimi yapmadığını, davacının 12.03.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacı işçinin 12.03.2016 tarihinde davalı bünyesinde 1 günlük çalışmasının tespiti talebi ile dava açmış ise de davacının aynı zamanda abisi olan tanık ... beyanında; davacının davalı ile m2 ücreti üzerinden anlaşma yaparak piyasadan iş aldığını, davacının belli bir dükkanı olmayıp serbest çalışan bir kişi olduğunu, genelde müşterilerin laminant döneşecek malzemeyi kendileri alıp işçilik için davacıyı aradığını beyan ettiği, davacı tanığı ... beyanında; davacı ile davalı şirketin döşenilecek parkenin m2 hesabı üzerinden anlaşma yaptıklarını ... ve ... Orman Ürünlerinin de benzer şekilde davacıya iş verdiğini beyan etmiş olup, aynı zamanda bordro tanığı olan davalı tanığı ... beyanında; davacının laminant ustası olduğunu, davalı şirkete arada gelerek laminant sattığınız yerlere beni önerin, şeklinde beyanda bulunduğunu, kendi evinin laminantlarını da davacıya yaptırdığını ve ücretini kendisinin ödediğini, ... fırınının olduğu binadaki inşaata davalı firmanın sadece malzeme sattığını, malzemeyi alan kişinin davacı ile irtibata geçtiğini beyan etmiş olup bordro tanığı olan ... ... beyanında; davalı firmanın ... nda bulunan binaya toptan laminant satışı yaptıklarını ve malzemeyi alan firmanın laminant ustası sorduğunda davacı ...'in ismini verdiklerini davacının hiç bir zaman davalı firmada işçi olarak çalışmadığını beyan etmiş olup istinaf ilamı sonrası alınan tanık beyanlarında da bordro tanıkları dinlenmiş, alınan beyanlarında; davacı ile davalı ile aralarında hizmet ilişkisi olduğuna dair beyanlarına rastlanmamış olmakla, davalının ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, kayıtlardan, davalı şirketten temin edilen ilgili dönem APHB' lerinde kayıtlı tüm işçilerin meslek kodlarının incelenmesi neticesinde davalı şirkette parke döşeme ustasının bulunmadığı ve davacının da davalı işyeri bünyesinde ve/veya götürü usulü ile döşeme ustası olarak çalışmadığının tespit edildiği bildirilmiş olması, ticaret sicil kayıtlarından, davalı işyerinin faaliyet konusunda laminant döşemesi işinin bulunmadığının anlaşılması, tanık beyanları ve bahsedilen işin mahiyeti bir arada değerlenderildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olarak nitelendirilemeyecek olup aralarında hiyerarşik bir astlık-üstlük ilişkisi yada işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı anlaşılmış olup davacının hizmet cetveli incelendiğinde, 05.03.2016 tarihi itibari ile ... ve ... Orman Ürünleri... Lmt.Şti. isimli firmadan çıkışının verildiği ancak işten ayrılış bildirgesi incelendiğinde, işten ayrılış bildirgesinin davacının davalı bünyesinde çalıştığını iddia ettiği 12.03.2016 tarihinden 3 gün sonra 15.03.2016 tarihinde verilmiş olup tespiti istenilen ve kaza tarihi itibari ile davacının ... ve ... Orman Ürünlerinin kayden içisinin olduğu ve davalı vekilinin kaza nedeniyle ... ve ... Orman Ürünlerinin kazadan sorumluluğu olmaması için davacı işçinin geçmişe dönük olarak işten çıkışının verildiğine yönelik savunmayı destekler mahiyette görüldüğü" gerekçesiyle; "Davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı işyerinde çalıştığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının istem konusu dönemde davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığının tanık beyanları ile ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.