WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4531 E.  ,  2024/7666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2880 E., 2023/3059 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/513 E., 2021/182 K.

Taraflar arasındaki hizmetlerin aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, 21044346614 tahsis numarasıyla davalı Kuruma başvurduğunu ve 2005 yılında emekli olduğunu, 2015 yılına kadar emekli maaşının düzenli olarak aldığını, ancak Kurum tarafından 10.06.2015 tarihinde yazı gönderilerek emeklilik şartlarını taşımadığının ödenen aylıkların yersiz olarak borç çıkarılacağının bildirildiğini, bu yazıya 16.07.2015 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın Kurum tarafından reddedildiğini, Kurumca bildirilen yazıda 865 gün emeklilik priminin başkasına ait olduğunun ileri sürüldüğünü yapılan işlemlerin Kurumun hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin 1969 yılından 1990 yılı Mart sonuna kadar 4/a sigortalısı olarak 1995-2005 tarihleri arasında da isteğe bağlı prim yatırarak emekli olmaya hak kazandığını bu nedenle Kurum tarafından tesis edilen yaşılılık aylığı durdurma ve emeklilik şartlarını taşımadığı, ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak borç çıkarılacağına dair işlemin iptali ile davacıya yaşlılık aylığı ödenmeye devam edilmesini, ödenmeyen aylara ait maaşların ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle ödenmesini arz ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarına ilişkin kayıt ve belgelerin Kurumdan celp edilmesini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile 24.10.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ile davacının iptal edilen hizmetlerinin geçtiği işyerinden Kuruma verilen işe giriş bildirgeleri üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı yönündeki 25.02.2020 tarihli adli tıp uzmanı raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının, Kurum tarafından iptal edilen hizmet sürelerinde ilgili işyerindeki fiili çalışması somut ve net bir şekilde açıklığa kavuşturulamadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Adli Tıp Kurumunun bilirkişi incelemesi açısından nihai merci olmadığını, davacıya ait çalışmaların başka bir şahsa ait olduğunun kabulü halinde dahi Kurum hatasının davacıya yüklenmesinin adaletsiz sonuçlar doğuracağını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tahsis dosyasında ... sicil numaralı, 20.03.1946 doğumlu ...'ün ... sicil numaralı ... ve Ortakları unvanlı işyerine girişine ilişkin 01.02.1965, 01.11.1970 ve 01.12.1971 tarihli işe giriş bildirgelerinin mevcut olduğu, davacı ...'ün ise bu iş yerine girişine ilişkin herhangi bir bildirgenin bulunmadığı, sigortalı hesap fişinde de ... sigorta sicil numaralı ...'ün ... sicil numaralı iş yerinde 1965 tarihinde 292 gün, 1866 tarihimde 320 gün, 1970 tarihinde 60 gün, 1971 tarihinde 167 gün, 1972 tarihinde 360 gün, 1973 tarihinde 210 gün çalışmasının bulunduğu, ancak bu çalışmaların davacının 19.04.2005 tarihli tahsis talebine istinaden yapılan hizmet hesaplamasında davacının hizmet süresine eklendiği, grafolog bilirkişi raporunda; 01.02.1965, 01.11.1970 ve 01.12.1971 tarihli işe ilk giriş bildirgelerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının bildirildiği, uyuşmazlığın, ... sicil numaralı ... ve Ortakları unvanlı iş yerinde geçen hizmetin davacıya mı diğer sigortalı ...'e mi ait olduğu noktasında toplandığı anlaşılmakla, davanın ... T.C kimlik nolu ... sigorta sicil numaralı ...'ün hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle davaya dahil edilerek sonuçlandırılması gerekmekte ise de davanın reddedilmesi karşısında, HMK'nın 30 uncu maddesinde düzenlenen usul ve ekonomisi de dikkate alınarak istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri gözetilerek davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmetlerin aidiyetinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

2. Diğer taraftan 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmüne amirdir.

3.Dosya kapsamı incelendiğinde, dava kendi hizmet cetvelinde olan ve Kurumca başka bir ... adlı şahsa ait olduğu iddia edilerek iptal edilen hizmet sürelerinin aidiyeti istemine yöneliktir. Mahkemece aidiyet ile eksik araştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının aidiyet istemine yönelik iş yerlerine ait dönem bordroları getirtilerek çalışmaları bilen bordro tanıkları dinlenmeli, her iki ...'e ait şahsi sicil dosyaları Kurumdan celbedilerek aidiyet konusu dönemler yöntemince araştırılıp belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

4. Öte yandan öncelikle davacı dışındaki ...'ün davaya katılımı sağlanıp aidiyet uyuşmazlığı yöntemince giderilip, sonucuna göre karar verilmelidir.

5.Ayrıca davacı ...'ün yargılama devam ederken 05.01.2022 tarihinde vefat ettiği; Mahkemece, yargılamanın bu şekilde tamamlandığı anlaşılmakla; ...nın 55 inci maddesi uyarınca murisin tüm mirasçıları belirlenerek davaya katılımlarının sağlanması gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiş olması da isabetsizdir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgililere iadesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.