10. Hukuk Dairesi 2024/4527 E. , 2024/4826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3113 E., 2024/9 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/478 E., 2023/174 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.08.1983 tarihinde evlendiğini, Burdur Aile Mahkemesinin 2011/588 Esas ve 2011/677 Karar sayılı ilamı ile 21.12.2011 tarihinde eşinden boşandığını, davacının babası ... Oflaz'ın 21.09.2008 tarihinde vefat ettiğini, bu vefattan sonra davacının talebi üzerine 01.05.2017 tarihinde aylık bağlandığını, davacıya aylık tahsis edilmesine yönelik işlemden sonra Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından araştırma yapıldığı ve davacının boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği ileri sürülerek 01.05.2017 tarihinden başlamak üzere 22.09.2020 tarihine kadar bağlanan aylık ile 2018 ve 2019 yıllarında ödenen ... ikramiyelerinin davalı Kurum tarafından kesilerek, davacıya 3.000,00 TL ve 59.968,88 TL’lik Borç Bildirim Belgelerinin tebliğ edildiğini, davacının söz konusu borç bildirim belgelerine 28.09.2020 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğini, davalı Kurum tarafından itirazının dikkate alınmadığını, davacının boşandığı tarihten sonra boşanmış olduğu eski eşi ile bir araya gelmediğini, fiilen birlikte yaşamadıklarını, farklı adreslerde ikamet ettiklerini, bu nedenlerle davalı Kurum tarafından tesis edilen ve davaya konu edilen işlemlerin ve Borç Bildirim Belgelerinin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasını ve davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Denetmenlerince yapılan araştırma neticesinde, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi gereğince, davacının aylığının 01.05.2017 tarihi itibariyle kesilmiş olduğunu, ayrıca davacıya 01.05.2017 - 22.09.2020 tarihleri arasında ödenmiş olan aylıklarının ve 2018, 2019 yıllarında ödenmiş olan ... ikramiyelerinin tahsili için davalı Kurum tarafından gerekli işlemler başlatıldığını, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadıklarının yapılan çevresel soruşturma ve araştırmalar sonucu tespit edildiğini, davacı yetim aylığının kesilmesinden dolayı ödenmeyen yetim aylığının yeniden bağlanmasını talep etmekte ise de bunun mümkün olmadığını, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı halde haksız ve yersiz olarak aylık aldığını, yapılan işlemlerin ilgili mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından açılan davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından 14.10.2020 tarihli yazı neticesinde tahakkuk ettirilen asıl borç ve fer'ileri yönünden davacının borçlu bulunmadığının tespitine, işleme ilişkin olarak yapılan kesintilerin davacıya iadesine, davacı lehine aylığın yeniden bağlanmasına
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, dinlenen tanık beyanları arasında çelişkilerin bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve boşandığı eşinin 2007 yılından beri kayıtlı adreslerinin aynı olduğu, seçmen bilgileri geri izleme raporuna göre uyuşmazlık konusu dönem itibariyle seçim iş ve işlemlerine esas alınan adreslerinin de aynı olduğu, anılan kimselerin aynı sandıklarda ardışık veya birer aralıklı seçmen numarasıyla oy kullandıkları, kolluk araştırmasına göre davacının boşandığı eşinin tır şoförü olduğu ve seferden döndüğünde davacı ile aynı evde kaldığının tespit edildiği, mahalle muhtarı ...'in denetmene verdiği imzalı beyanında birlikte yaşama olgusunu açıkça ortaya koyduğunu, tanık ...'in beyanının da aynı yönde olduğu, ancak uygulamada sıklıkla görüldüğü üzere beyanlarının sonuçlarını kavradıktan sonra duruşmada beyanlarını değiştirdikleri, öte yandan davacının hastane başvurusunda bildirdiği cep telefonu numarasının boşandığı eşine ait olduğu hususları değerlendirilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının boşandığı tarihten sonra boşanmış olduğu eski eşi ile bir araya gelmediğini, fiilen birlikte yaşamadıklarını, dosya kapsamında dinlenen bütün tanık beyanları ile istikrarlı bir şekilde davacı ile boşandığı eşinin fiilen bir arada yaşamadıklarının açıkça ortaya koyulduğunu, davacı ile eski eşinin MERNİS sistemindeki yerleşim yeri kayıtlarının birbirinden farklı olduğunu, davacının babasının 2008 yılında vefat ettiğini, boşanmanın ise 2011 tarihinde gerçekleşmesine rağmen 2017 yılında aylık talebinde bulunduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi
.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!