10. Hukuk Dairesi 2024/4424 E. , 2024/7779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/528 E., 2024/6 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerinin temyizi üzerine bozulmuş, Mahkemesince önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ve Fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyizi üzerine bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Cami Atik Mah., Küme Evleri No:9 ... adresinde bulunan davalıya ait çiftlikte 1995 yılından itibaren çalışmakta olduğunu; müvekkilinin, davalı ...’un babası aracılığı ile işe girdiğini, çiftlikte bulunan hayvanların bakımı, bekçilik ve diğer işleri yapmak üzere işe alınan müvekkilinin 1995 yılından itibaren çalışmasına karşın sigortalılık bildiriminin yapılmadığını beyanla; davacının Ocak 1995 tarihinden Ocak 2013 tarihine kadar davalı ... yanında çiftlikte işçi olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davacının işçi olmayıp, müvekkiline ait arazide ve içindeki evde 15 seneye yakın süredir kiracı olan ...’un karısı olduğunu, müvekkilinin babası ve ağabeyi tarafından bu yerin davacının ailesine kiraya verildiğini, davacı ve ailesinin evde oturup, arazide yetiştirdikleri sebzeleri toptan veya perakende satış suretiyle kazanç elde ettiklerini; kira ilişkisinin yazılı kira sözleşmeleri ile sabit olduğunu; 01.01.2001 tarihli ... ile imzalanan ve 05.12.2005 ile 25.10.2006 tarihli Hüseyin Koç ile ... arasında imzalanan kira sözleşmelerinin mevcut olduğu, kira bedelinin bir kısmının elden, bir kısmının da bankaya yatırıldığını, kira bedellerini ödemeyen kiracı ... hakkında Urla İcra Müdürlüğünün 2011/929 E. sayılı dosyası ile 2013/218 E. haciz ve tahliye talepli icra takibine, ...’un kötü niyetle imza inkarı ve tahrifat iddiasında bulunduğunu; Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/943 E. sayılı dosyasında açılan itirazın iptali ve tahliye davasının derdest olduğunu, kira sözleşmesindeki imzanın ...’a ait olduğunun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğunu, taraflar arasında kira ilişkisi olup, işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, husumet ve zaman aşımı itirazlarında bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacı adına yapılmış çalışma bildirimi ve sigortalılık kaydına rastlanmadığını, davalı ... adına işyeri kaydı bulunmadığını, hizmetin tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, Kurum bu tür davalara yasal taraf olarak katıldığından dava masraflarından sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.07.2014 tarihli ve 2013/327 Esas, 2014/543 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait çiftlik işyerinde 14.08.2008 – 27.09.2011 tarihleri arasında asgari ücretle ve sürekli olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma kararı Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında, "...Eldeki dosyada, dava konusu hizmetin ifa edildiği belirtilen taşınmazın ihtilaf konusu dönemi kapsar şekilde ilk önce işveren olarak gösterilen davalı Çoşkun Bozkurt'a 4.5.1994 tarihinde satım ile intikal ettiği, daha sonra davalıdan satım yoluyla 7.8.1997 tarihinde ...'a intikal ettiği, en son satım ile 28.4.2008 tarihinde davalı işveren olarak gösterilen Çoşkun Bozkurt'a intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; talep edilen çalışma dönemindeki tapu kaydında malik görünen gerçek işverenler belirlenmeli, işverenlerin sorumluluğu ve süresi ayrıştırılmalı, HMK. 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle davacıya, tapuda malik görünen kişilere karşı husumet yöneltmesi için mehil verilmeli, husumet yöneltildiğinde, gösterecekleri bütün deliller toplandıktan sonra, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uymayarak Verilen Direnme Karar
Mahkemenin 19.03.2015 tarihli, 2015/55 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Daire Başkanlığının 22.12.2014 tarih ve 2014/22961 Esas 2014/27652 Karar sayılı bozma ilamına uyulmayarak önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait çiftlik işyerinde 14.08.2008 – 27.09.2011 tarihleri arasında asgari ücretle ve sürekli olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28.02.2019 tarihli, 2015/10-2855 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararı ile, "... işverenlik sıfatının kazanılmasında mutlaka iş yerinin maliki olmak gerekmez. İş yeri kiralanmak ya da başkaca hukuki işlem ile işveren tarafından işçi istihdam edilmek suretiyle kullanılabilir. Somut olayda iş yeri bir çiftlik olup, taşınmazın tapu kayıtlarına göre 04.05.1994 tarihinde davalı ...’a satış ile intikal ettiği, 07.08.1997 tarihinde davalıdan satış yoluyla dava dışı ...’a intikal ettiği, en son yine satış sureti ile 28.04.2008 tarihinde davalı ... adına tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı ise 1995 yılından beri iş yerinde sigortasız çalıştırıldığını iddia etmektedir. İş yerinin niteliği dikkate alındığında salt tapuda malik gözükmek işverenlik sıfatının kazanılması için yeterli olmayacağından Özel Daire bozma kararında “tapu kaydında malik görünen” ibarelerinin gerçek işverenin tespiti olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılması gereken davacının 1995 yılından itibaren sigortasız çalıştırıldığını iddia ettiği somut olayda, gerçek işveren ya da işverenlerin tespiti ile bu işverenlerin sorumluluğu ve süresini ayrıştırmak olmalıdır.
Ayrıca kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespiti davalarında, hâkimin özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Bu bağlamda mahkemece gerçek işveren ya da işverenlerin tespiti hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 124 üncü maddesi uyarınca davacıya gerçek işveren ya da işverenlere karşı taraf sıfatını yöneltmesi için süre verilmeli, taraf sıfatı yöneltildiğinde gösterecekleri bütün deliller toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme ile sonuca gidilmesi gerekmektedir.
O hâlde Özel Daire bozma kararında belirtilen hususlar yanında yukarıda belirtilen hususlar da bozma kararına ilave edilmelidir.
Hâl böyle olunca direnme kararı Özel Daire bozma kararı yanında, yukarıda belirtilen ilave nedenlerle bozulmalıdır." gerekçelerine işaret edilerek karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.11.2022 tarihli, 2019/174 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
E. 2. Bozma kararı Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında, "... İnceleme konusu davada, davacı vekili müvekkilinin 1995 yılından itibaren davalı ...’a ait çiftlikte işçi olarak çalıştığını ancak bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek, 1995 yılından beri sigortasız çalıştırıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiş Mahkemece yapılan yargılama aşamasında da dinlenen kamu tanıkları ve dosya içine alınan bilgi ve belgelere göre davacının çiftlikte çiftlik sahibinin emir ve talimatı ile yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında iş sözleşmesi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırıldığı, davaya konu çalışmada hizmet akdi unsurlarının bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece esasa girilerek davacının hizmet sürelerinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesine işaret edilerek karar bozulmuştur.
F. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili Davalı ...'a karşı açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın kısmen kabulüne, davacı ...'un 01.01.1995-27.09.2011 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 6027 gün çalıştığının tespitine, 6027 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, Mahkemece hukuka ve dosyada bulunan delillere aykırı karar verildiğini, müvekkili ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, hizmet akdi unsurlarının bulunmadığını, davacının ücret almadığını, tarlada ektiği ürünleri satarak geçimini sağladığını, davacının eşinin çiftlikte evi kiraladığını, kira vermeyerek bahçenin gelirlerini de kullandıklarını, davacının 18 yıl boyunca sigortasız çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili,kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve Fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!