10. Hukuk Dairesi 2024/4389 E. , 2024/5564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2372 E., 2024/147 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/90 E., 2022/195 K.
Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin Bursa Bölge Müdürlüğünde 25.09.2004 tarihinde muhasebe departmanında çalışmaya başladığını, finans uzmanı olarak görevine devam ederken 03.11.2016 tarihinde iş akdinin fesh edildiğini, sigorta primlerinin 25.09.2004 - 31.12.2013 tarihleri arasında SGK'ya eksik bildirildiğini, müvekkiline ödenen ücretin bildirilen miktar üzerindeki kısmının bakiye bedel tediye makbuzlarıyla elden ödendiğini beyanla müvekkilinin 25.09.2004 - 31.12.2013 tarihleri arasında eksik yatırılan sigorta primlerinin tespiti ve gerçek maaşı üzerinden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının belirtilen dönemdeki ücret bordroları gereğince, tüm ücretleri ve sair işçilik alacaklarının davalı tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, nitekim binlerce çalışanı olan davalı nezdinde, çalışanlara elden ödeme yapılması gibi bir uygulamanın olamayacağını, belirtilen dönemlerde sigorta primlerinin yatırıldığını, davalı şirketin Kuruma prim borcu bulunmadığını, davacının iş akdini istifa etmek suretiyle sonlandırdığını, istifa etmiş olmasına rağmen Bursa 10. İş Mahkemesinde alacak davasını da huzurdaki dava gibi haksız kazanç elde etmek amacıyla ikame ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, gerçek ve fiili çalışmanın varlığının tespit edilmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarında yapılan incelemelerde, davacının 1601199847249 sicil numarası ile 4/a tescil kaydının bulunduğunun tespit edildiğini, sigortalının 25.09.2004 - 03.11.2016 tarihleri arasında diğer davalı Yörsan Gıda Mamulleri San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde çalıştığı ve tüm primlerinin eksiksiz ödendiğinin görüldüğünü, davacının iddiası ile davalı Kurum kayıtlarının örtüşmediğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, hizmet tespiti davalarında Kurumun feri müdahil sıfatını taşıdığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya kapsamından davacının davalı iş yerinde 25.09.2004- 31.12.2013 tarihleri arasında çalıştığı ve çalışmalarının 30 gün üzerinden Kuruma bildirildiği, davacının çalıştığı süre içerisinde ücretinin bir kısmının bankadan yatırıldığını, bir kısmının da elden tediye makbuzu ile ödendiğini iddia ettiği, davacının ödemeye ilişkin bir kısım tediye makbuzu sunduğu, davalı iş yerinde, yerinde yapılan incelemede sunulan 2012-2013 yılları arasındaki kasa hareketlerinde ödeme ve tahsilatların, muhtelif ödemeler ve muhtelif tahsilatlar olarak açıklamasız işlendiği ve kasa hareketlerinde davacı adına bir ödeme görülmediği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarında, ücretin asgari ücret kısmının bankadan ödendiğini, kalan kısmının ise elden ödendiğini beyan ettikleri, ancak davacının ne kadar ücret aldıklarını bilmedikleri, dava dilekçesi ekinde sunulan tediye makbuzlarının miktar bakımından aylara göre değişiklik gösterdiği, düzenli ve sabit olmadığı, söz konusu tediye makbuzlarının yazılı delil niteliği taşıdığı, davacının talep açıklama dilekçesi doğrultusunda iddia ettiği ücret bakımından 01.10.2011 tarihi öncesi dönemde senetle ispat sınırının aşıldığı, 01.10.2011 tarihinden sonra ise yazılı delil sınırını aşmadığı, ancak dosyaya sunulan tediye makbuzları dışında gerek tanık beyanlarında gerekse dosya kapsamında davacının ücret iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla tediye makbuzları dikkate alınarak yapılan 20.01.2020 tarihli hesaplama gereğince davacının davalı işyeri tarafından eksik bildirilen SPEK fark tutarı tespit edilmiş, davanın kısmen kabulü ile
1-)Davacının davalıya ait 1085503 sicil numaralı iş yerinde;
-2009/08. ay döneminde SPEK fark tutarının 488,49 TL,
-2009/10.ay döneminde SPEK fark tutarının 138,78 TL,
-2009/11.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.701,64 TL,
-2009/12.ay döneminde SPEK fark tutarının 900,29 TL ,
-2010/01.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.121,01 TL,
- 2010/02.ay döneminde SPEK fark tutarının 808,01 TL,
-2010/03.ay döneminde SPEK fark tutarının 808,01 TL,
-2010/4.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.174,68 TL,
-2010/5.ay döneminde SPEK fark tutarının 885,52 TL,
-2010/6.ay döneminde SPEK fark tutarının 951,64 TL,
-2010/7.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.046,31 TL,
-2010/8.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.003,43 TL,
- 2010/9.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.003,43 TL,
-2010/10.ay döneminde SPEK fark tutarının 1.003,43 TL,
-2010/11.ay döneminde SPEK fark tutarının 2.475,03 TL,
-2010/12.ay döneminde SPEK fark tutarının 199,30 TL,
- 2011/2.ay döneminde SPEK fark tutarının 331,75 TL,
-2011/3.ay döneminde SPEK fark tutarının 331,75 TL,
-2011/4.ay döneminde SPEK fark tutarının 318,22 TL,
-2011/ 5.ay döneminde SPEK fark tutarının 436,95 TL,
-2011/9.ay döneminde SPEK fark tutarının 254,69 TL,
- 2011/10.ay döneminde SPEK fark tutarının 254,69 TL,
-2011/11.ay döneminde SPEK fark tutarının 254,68 TL,
- 2011/12.ay döneminde SPEK fark tutarının 254,68 TL,
- 2012/1.ay döneminde SPEK fark tutarının 229,65 TL,
-2012/2.ay döneminde SPEK fark tutarının 239,59 TL,
-2013/4.ay döneminde SPEK fark tutarının 887,97 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2009 öncesi çalışma dönemindeki SPEK farklarının hesaplanması için davalı müflis şirketin muhasebe kayıtları davalı tarafından dosyaya sunulmamış olsa da; dosyaya sunulan 2009-2013 yıllarına ait tediye makbuzları ve tanık beyanları ile davacının primlerinin işe başlangıç tarihinden şirketin el değiştirmesine kadar eksik ödendiğinin ispatlanmış olduğunu, tediye makbuzlarının bulunduğu döneme ilişkin yazılı delil niteliğini taşısa da; 2009 yılından önceki alacaklar bakımından davalı müflis şirketin davacı ile diğer çalışanların sürekli olarak sigorta primlerini eksik gösterdiğinin HMK m.202 hükmü uyarınca muhtemel gösterdiğini, bu suretle 2009 öncesi döneme ilişkin gerçek ücretin tespiti için tanık beyanlarına göre sonuca gidilebilmesini sağladığını, tediye makbuzlarının önceki dönemler bakımından da yazılı delil başlangıcı sayılarak; tanık beyanları ve Bursa SMMM Odasından emsal ücret araştırılması yapılarak davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken, 2004-2009 yıllarına ilişkin SPEK fark tutarlarının senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, bu surette bu dönemlere ilişkin yazılı delil bulunmadığından bahisle bu dönemler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, senetle ispat kuralının işbu davalarda uygulanmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, 2004-2009 tarihleri arasındaki dönemler için de davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının ücretlerinin gerçek kazancı üzerinden Kuruma bildirilmiş ve çalışma süresi boyunca ücretlerinin banka hesabına yatırılarak yükümlülüklerin tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olduğunu, senetle ispat sınırını aştığı için yazılı delil ile ispatı gerektiren dava konusu olayda; davacının iddialarını yazılı delille ispat edemediğini, davanın tamamen reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru dava şartının yerine getirilmediğini ve dava şartı noksanlığının yargılama sırasında da tamamlanmadığını, Kurum kayıtlarının aksini ispata elverişli delil olmadığını, karara esas alınan 27.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme elverişli bulunmadığını, senetle ispat kuralı gereği dava konusu prime esas kazançlar yönünden tanık dinlenemeyeceğini, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverene ait 1085503.016, 204137.06 ve 61693.010 sicil numaralı iş yerlerinden adına 25.09.2004-03.11.2016 tarihleri arasında hizmet bildirimleri yapılmış bulunan davacının, hizmet süresinin tespitine yönelik bir istemi bulunmaması ve bu nedenle uyuşmazlığın sadece sigorta primine esas kazancın tespitine yönelik olması, tanık ile ispat sınırının 2004 ve 2005 yıllarında 400,00 TL, 2006 yılında 430,00 TL, 2007 yılında 460 TL, 2008 yılında 490,00 TL, 2009 yılında 540,00 TL, 2010 yılında 550,00 TL, 01.01.2011-30.09.2011 tarihleri arasında 590,00 TL ve 01.10.2011-31.12.2016 tarihleri arasında 2.500,00 TL olması, davacı ile fişi düzenleyenin imzalarını içerir davalı işverene ait kasa ödeme fişlerinin yazılı delil mahiyetinde olması ve davacıya banka yolu ile yapılan ödemeler ile kasa ödeme fişlerinde yazılı miktarların brüt toplamları ile Kuruma bildirilen miktarlar arasındaki farkı gösterir 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunması, davacı vekilinin UYAP üzerinden 04.09.2020 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle 2004-2012 yılları arası itibariyle somutlaştırarak tespitini istediği aylık ücretlerin brüt tutarlarının 2012 yılı dışında tanıkla ispat sınırının üzerinde bulunması ve iddianın yöntemince kanıtlanamaması, 2012 yılında aldığını iddia ettiği ücretlerin brüt tutarlarına göre tanıkla ispat mümkün olsa da bu iddianın da (2013 yılı ile birlikte) kanıtlanamamış olması, hüküm altına alınan aylar dışında dava konusu diğer aylara ilişkin yazılı delil başlangıcı sayılması mümkün nitelikte herhangi belgenin de ibraz edilmemesi veya temin edilememesi hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde bulunmayan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, Kuruma başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığı, Kurum kayıtlarının aksini ispata elverişli delil sunulmadığı, karara esas alınan bilirkişi raporunun hükme ve hukuki denetime elverişli olmadığı, tanık anlatımlarının çelişkili olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik araştırma ve inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde 25.09.2004-31.12.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerine ilişkin prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!