WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4382 E.  ,  2024/5084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1466 E., 2023/1059 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/80 E., 2021/222 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davacının 1973 doğumlu olup T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık Sözleşmesi Kapsamında 05.10.1990 tarihinden itibaren davalıya ait iş yerinde çalışmaları olduğunu, çalışmalarının resmi kayıtlarla ve tanık beyanlarıyla ispatlanacağını, ilgili yasalar gereği davacının çalışmalarının sigortalı hizmet sürelerinden sayılması gerektiğini, o dönemde söz konusu çalışmaların sigortalı gösterilmediğinden dava açılması gereği doğduğunu belirterek davacının yasal koşullarının oluştuğunu 05.10.1990 - 04.11.1990 tarihleri arasında çalışmışlığının ve sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacının işbu dava ile davalı işyerinde 05.10.1990 - 04.11.1990 tarihleri arasında kesintisiz çalışmış olduğunu ancak Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitin ve tescilini talep ettiğini, davanın yersiz olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, bu bakımdan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca hak düşürücü süreler yönünden de itiraz ettiklerini, davacının Kurumlarındaki şahsi dosyası incelendiğinde görüleceği üzere davacının talep edilen tarihlerde herhangi bir hizmetinin olmadığının anlaşıldığını, SGK kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte delillerle mümkün olduğunu, aksinin de yani daha fazla çalışıldığının da eşdeğer yani yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, Yargıtay’ın deyişiyle yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilmemesi gerektiğini, bu itibarla Kurum kayıtlarıyla çelişen davanın reddini talep ettiklerini, hizmet tespiti davalarının yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 79/8 inci ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi olduğunu, konuya ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında açıkça belirtildiği üzere bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden iş verenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, bu itibarla davacının çalıştığını iddia ettiği hizmete ilişkin belgelerin (İşe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi v.b.) işveren tarafından verilip - verilmediği yada çalıştığının Kurumca tespit edilip - edilmediği, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup - olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup - bulunmadığı hususlarının Kurumdan, Ticaret Odasından ve Vergi Dairesinden sorulmasını, davacının çalıştığını iddia ettiği yıllara ait işyeri kayıtları ve ücret tediye bordroları celp edilerek, davacının bu iş yerinde çalıştığını gösterir kayıt ve belgelerin bulunup - bulunmadığının araştırılmasını, böylece çalışma iddiasının özellikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesini, iddianın sadece tanık beyanlarına dayandırılması durumunda çalışmanın konusu, çalışmanın sürekli mi, kesintili mi, mevsimlik mi olduğunu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konuları da tanıkların sözleri değerlendirilirken, bunların inandırıcılığı üzerinde durulmasını, verdikleri bilgilere nasıl vakıf olduklarının değerlendirilmesini ve tanıkların buna göre ifadelerinin alınmasını, iş yerinin kapsam ve kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesini, gerekiyorsa keşif yapmak suretiyle, işyerinin müdür, şef, usta başı ve diğer çalışanları ile işyerine komşu işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanların dahi re'sen dinlenerek tanık beyanlarının sağlıklı olup - olmadığının denetlenmesini ve çalışma olgusunun hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesini, çalışma olgusu bu şekilde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmasını, 506 sayılı Kanun'un 3/B ve D maddelerinde olduğu gibi ücretin sigortalı olmanın koşulu olduğu durumlarda ve ücret alma olgusunun var olup - olmadığının özellikle saptanmasını, HUMK m. 288 belirtilen sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmasını, yazılı delil yoksa reddedilmesini belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde çalışmalarının diğer çalışanlar gibi olduğunu, diğer çalışanlar ile aynı ücreti aldığını, davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.