WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4346 E.  ,  2024/5647 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2538 E., 2023/2288 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/360 E., 2021/645 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.05.2024 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasında 120.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra aynı davalıya karşı açılan birleşen dava dosyasında 499.120,29 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2018 tarih, 2015/11 Esas, 2018/436 Karar sayılı kararı ile davacının işvereninin dava dışı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğu, davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Anılan karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28.06.2019 tarih, 2019/366 Esas, 2019/1803 Karar sayılı kararı ile davalı ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususunun araştırılıp değerlendirilmesi noktasında davacının istinaf isteminin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2021 tarih, 2019/360 Esas, 2021/645 Karar sayılı kararı ile davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ olduğu kabulünden hareketle asıl ve birleşen dava dosyasında davacının maddi tazminat istemlerinin kabulüne, asıl dava dosyasında davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet yönünden itirazlarının olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, alt taşeron ...'ın kusur durumuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, maluliyet oranının yüksek olduğunu, manevi tazminat tutarının fahiş miktarda olduğunu, davacının asıl davadaki fazlaya ait haklarını saklı tutmadan, ihtirazi kayıt ileri sürmeden ıslah yapmış olması nedeniyle ek dava ile tazminat talebininde bulunamayacağını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını, müvekkili yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, eldeki dosyanın ilk üç celsesine bakan hakim Nahit Köseoğlu'nun 20.06.2013 tarihli celsede husumet itirazlarını reddederek delil topladığını, aynı hakimin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Başkanı olduktan sonra müvekkili hakkındaki davanın reddine dair kararı kaldırdığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin ilk (kaldırma) kararının hukuka aykırı olduğunu, davacının davasının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı defileri dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunmadığını, davacının alt işveren ...'ın işçisi olduğunu, ... alt işveren olarak sorumlu olmasına rağmen, bu taleplerinin Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Mahkemenin alt taşeron ...'ın kusur durumuna ilişkin itirazlarını değerlendirmediğini, kusura ilişkin raporun karar vermeye elverişli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, dava dışı işveren ... Tic. Ltd. Şti.'nin de kusuru bulunmamasına rağmen, asli kusurlu olarak kabul edilip %75 kusur verilmesinin açıkça yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, meydana gelen olayda davacının tam kusurlu olduğunu, bilirkişinin ... ile yapılan alt taşeronluk sözleşmesinin sonradan yapılmış olabileceğine dair değerlendirmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, alt taşeron ...'ın davacının kardeşi olduğunu, sözleşmeye ve içeriğine ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığını, davacının tanık beyanları ile alt taşeronluk sözleşmesinin uyuştuğunu, davacının aldığı ücretine ilişkin itirazları dikkate alınmadan, davacının asgari ücret karşılığı çalışmasını değerlendirmeden karar verdiğini, emsal ücret araştırması yapılmadan soyut tanık beyanları ve bilirkişi takdirine göre ücret belirlendiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranına yapmış olduğukları itirazların dikkate alınmadığını, davacının ıslah talebine itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, karara esas alınan rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, davacıya SGK tarafından bağlanan gelirin ve yapılan ödemenin güncel değerlendirmesi yapılmadan rapor hazırlandığını, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, davacının asıl davadaki talebini fazlaya ait haklarını saklı tutmadan, ihtirazi kayıt ileri sürmeden ıslah ile artırmış olması nedeniyle ek dava ile tazminat talebinde bulunamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
a. Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin asıl dava dosyasında 120.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra aynı davalıya karşı açılan birleşen dava dosyasında 499.120,29 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, İlk Derece Mahkemesince davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli kararı ile davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından temyiz incelemesine konu eldeki dosyada tek davalı bulunmasına karşılık İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında sanki birbirinden farklı iki davalı varmış gibi aynı davalı şirketin iki kez gösterildiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine,

2.Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında yer alan;
a. "DAVALI: 2- ... -0052004969200001" ibarelerinin silinerek gerekçeli karar başlığından çıkarılması,

b."1- ... İnşaat San. Tic. ve Ltd. Şti. -" ibarelerinin silinerek yerinde geçmek üzere "... -0052004969200001" ibarelerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı vekili yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma Avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.