WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4332 E.  ,  2024/5360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/215 E., 2023/216 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 1479 esnaf Bağ-Kur sigortalılığının ve davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

lk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

lk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının, 1971 yılında 2006 yılına kadar kendisine ait işyerinde esnaf olarak kaportacılık mesleğini yaptığını,1992 yılında çıkan yapılandırmayla müvekkilinin 1971-1992 yılları arasında 21 yıl 4 ay 11 gün hizmet günü ve pirimi yapılandırmayla birlikte ödediğini, müvekkilinin Bağ-Kura 25.07.2008 tarihinde yaptığı başvuruyla 5510 sayılı Kanun'un Geçici 24 üncü maddesi kapsamında yeniden yapılandırılan pirim ve cari pirim borcunu öngörülen süre içinde peşin ödemesi halinde emekli aylığına hak kazanıp kazanmayacağını sorduğunu, verilen cevapta ve halk Bankasına yazılan yazıda 1992-2006 yılları arasında ödenmeyen pirimlerini yapılandırdığı takdirde emekli olabileceği bilgisinin verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 06.08.2008 tarihinde borçlarını yapılandırdığı ve 14.500,00 TL barka kredisinin üstüne 2.500,00 TL elden vererek toplam 17.080,00 TL'yi banka aracılığıyla ödediğini, bunun üzerine emekli olmak için ödenen paraların ödenmesine rağmen 15.09.2008 tarihinde davalı Kurum tarafından Bağ-Kur hizmet başlangıç tarihi 22.03.1985 olduğundan dolayı emekli olunamadığının müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin Kayseri 3. İş Mahkemesine 1982-1985 yılları arasında Bağ-Kurda sigortalı olduğunun tespitinin istenildiği, Kayseri 3. İş Mahkemesi tarafından verilen 2009/144 Esas sayılı kararda müvekkilinin 1982-1985 yılları arasında Bağ-Kurlu olduğunun tespit edildiğini, karar metninde dava konusu ve hüküm açıkça davacının 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitinin açıkça belirtildiğini, yapılandırma için ödenen paranın yapılandırmadan sonraki pirimler için kullanılması sonucu hizmet hizmet gün ve süresi 10 yıl 1 ay 11 güne çekildiğini, bu durumun müvekkilini şu an Bağ-Kur kayıtlarında görülen 10 yıllık Bağ-Kur hizmet süresinin de 3 yılını mahkemeye açtığı davayla kazandığın, müvekkilinin Bağ-Kur sigorta başlangıcının 26.11.1971 tarihinden itibaren tespitini, geriye dönük 25.07.2008 tarihinden itibaren emekliliği hak kazandığının tespitini, 1992 yapılandırmasıyla ödediği hizmet gün ve primlerinin müvekkilinin Bağ-Kur hizmet gün ve prim süresine yeniden iadesine karar verilmesine ve düzeltilmesinin tespitine aksi takdirde 15.06.1976-19.04.1982 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının Bağkur dosyasının tetkiki sonucunda 15.06.1976-15.06.1981 tarihlerinde Erciyes Vergi Dairesi mükellefiyetine istinaden kaportacı işi açıklamasıyla kaydının olduğunu, 24.04.1986-01.03.1989 tarihleri arasında Kaleönü Vergi Dairesi mükellefiyetine istinaden kaportacı işi açıklamasıyla 01.03.1989-31.05.1992 ve 05.07.1999-31.12.2006 tarihleri arasında Mimar Sinan Vergi Dairesi mükellefiyetine istinaden kaportacı işi açıklamasıyla kaydının bulunduğu, davacının Bağ-Kur sigortalılığının ilk tescili için 20.05.1986 tarih ve 23322 sayılı varide numarası ile başvurduğunu, 4-b sigortalılığı 20.04.1982 tarihi itibariyle başlatıldığı ve 31.12.2006 tarihinde de mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle sigortalılığının sonlandırıldığı ve Kayseri 3.İş Mahkemesi 2009/144 E. 2010/156 K sayılı 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arası hizmetten sayılmış olduğunun tespit edildiği, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17 nci maddesi gereğince davacının 30.04.2008 tarihi itibariyle birikmiş beş yılı aşan prim borcunun olması nedeniyle 27.02.1992-1.500,000,00 - 20.04.1992-710.000,00 - 19.06.1992-710.000,00 - 20.08.1992-710.000,00 tarihlerinde ödenmiş olduğu primlerin karşıladığ ay sonu olan 31.05.1992 tarihinde sigortalılığının sonlandığını ve prim borcuna karşılık gelen 01.06.1992-31.12.2006 tarihleri arasında 5250 gün hizmet süresinin dondurulduğunu, bu izah olunan nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/474 E. 2019/174 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 06.08.2008 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.09.2008 tarihinden itibaren mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 13.04.2022 tarihli ve 2022/1670 E. 2022/5581 K. sayılı bozma ilamında,"... Mahkemece, her ne kadar davacının 01.09.2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmişse de,tahsise esas alınan 01.06.1992-31.12.2006 arası döneme ilişkin primlerin ödenmediği,keza davacının tahsis talebinde bulunduğu 06.08.2008 tarihinde kredi şeklinde çekerek ödediği prim borcu olarak ödediği 17.080 TL tutarın da tahsis talebini reddeden Kurum tarafından 23.10.2008 tarihli yazı ile Halkbank Kayseri şubesine iade edildiğinin yine Kurum tarafından anılan sürenin ihya edilebilir süre olduğunun davacıya bildirildiğinin anlaşılmasına rağmen söz konusu sürenin de tahsise esas kılınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Mahkemece, sigortalılık süresi olarak belirlenen tarihler arasında kısmi ve tam yaşlılık aylığı şartları tartışılmalı, yaşlılık aylığı şartlarını taşıması halinde prim borcunun ödenmesi de usulünce sağlanmak suretiyle ödemeyi takip eden aybaşı itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı tarih belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamına göre davacının ihya edilen 01.08,1992-31.12.2008 tarihleri arası dönem harici 01.04.1971-25.11.1971 tarihleri arasırıda 506 sayılı Kanun kapsamında 235 gün, 20.04.1982-31.05.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun Kapsamında 3640 gün olmak üzere toplam 3875 prim ödeme gün sayısı hesaplanmıştır. Davacının yaşlılık aylığı bağlanması için ilk başvuru tarihi 06.08.2008 tarihidir. Davacı taraf Kurum tarafından 01.06.1992-31.12.2008 tarihleri arası dönem için yapılandırma nedeniyle çıkartılan 17.080,00 TL prim borcunu 06.08.2008 tarihinde Kurum hesabına yatırmıştır Kurumca davacıya bu bedel iade edilmiştir. Davacının 01.08.1992-31.12.2006 tarihleri arası dönemde 14 yıl 7 ay (5250 gün) prim ödeme gün sayısı mevcuttur. Davacının 01.06.1992 tarihinden önceki dönemde 506 sayılı Kanun ve 1479 sayılı Kanun uyarınca prim ödeme gün sayısı 3875 gündür. Toplam prim ödeme gün sayısı (525043875) 9125 gündür. Dolayısıyla davacının 06.08.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu an itibariyle 9125 prim ödeme gün sayısı mevcuttur...
..1479 sayılı mülga Kanun'un Geçici 10 uncu maddesine göre ise “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma kaşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, ..." Hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen yasa hükümleri gereğince davacının kısmi emeklilik açısından 15 yıl prim ödeme (5400 gün) şartı yerine getirilmediği için kısmi olarak yaşlılık aylığına hak kazanamadığı anlaşılmış ...." gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 esnaf Bağ-Kur sigortalılığının ve davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 1479 sayılı Kanun'un 24, Geçici 10, Geçici 18 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.