10. Hukuk Dairesi 2024/433 E. , 2024/1412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2723 E., 2023/2641 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 E., 2023/45 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ... Başkanlığının 13.12.2017 tarih ve 2017/ARU/100 sayılı denetmen raporu uyarınca 5510 sayılı Kanun'un Ek 14 üncü maddesi hükmünde yer alan %5 indirimden asgari ücret desteğinden ve ilave istihdam teşvik priminden 01.10.2017-31.12.2017 döneminde yararlandırılmama kararı ile ve davacı müvekkil şirket adına toplam 113.858,88 TL prim borcu tahakkuku gerçekleştirildiğini, yapılan işleme karşı yapılan itiraz edildiğini, denetmen raporu ile mükellef şirketin sigortasız işçi çalıştırdığının tespit edildiğinden bahisle müvekkil adına idari para cezası kesilmesi sonucu adına toplam 113.358,88 TL borç çıkarıldığını, müvekkili şirketin sigortasız işçi çalıştırmasının söz konusu olmadığını, ...'ın ortağı olduğu .... Turizm İşl. İnş. Yat. San. Tic. A.Ş.'de görev yapan ve bu şirketin sigortalı çalışanı olan, denetim raporunda bahsi geçen 3 kişi , ... ve ...'ın .... Turizm İşletmecilik İnş. Yat. ve San. A.Ş.'de kısa süreli personel ihtiyacı nedeniyle görevlendirildiğini, sigorta dökümlerinde de bu hususun sabit olduğunu beyanla ... Başkanlığı 13.12.2017 tarih ve 2017/ARU/100 sayılı denetmen raporu uyarınca tahakkuk ettirilen 113.858,88 TL tahakkukunun iptali ile aynı miktarda prim borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 22.09.2017 tarihinde yapılan fiili denetimi neticesinde ....T.C. kimlik numaralı ..., T.C. kimlik numaralı ... ve .... T.C. kimlik numaralı ...'ın 22.09.2017 tarihinde sigortalı sayılmaları gerektiğinin tespit edildiğinden 13.12.2017 tarih ve 2017/ARU/100 sayılı denetmen raporu düzenlendiğini, denetmen raporuna göre 5510 sayılı Kanun'un 102/a-2 fıkrası gereği uygulanan idari para cezasının aynı kanunun 102/1-a-3 fıkrasına göre tamamlanmış olup 27.04.2015 tarih ve 6372126 sayılı kadim raporuna isitinaden 3.213,00 TL, 20.10.2015 tarih ve 090 sayılı denetmen raporuna istinaden 3.820,00 TL idari para cezası uygulanmış olup ve 27.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, işveren vekili tarafından 02.07.2018 tarih 6917921 varide numaralı dilekçesiyle uygulanan idari para cezalarına ve tahakkuk eden prim borcuna itiraz ettiğini, uygulanan idari para cezalarında ve tahakkuk edilen prim borcunda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığının tespit edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkememizce, kaldırma ilamından önce yapılan yargılama sonucunda ''...Davacı vekili tarafından açılan dava ile davacı ... Turizm.. A.Ş. isimli şirketin sahibinin ... olduğu, yine bu kişiye ait ... Turizm isimli şirket bünyesindeki ... isimli otelde çalışan üç personelin ... Turizm şirketi tarafından işletilen ... Otel isimli işyerinde ihtiyaç için geçici olarak görevlendirildiği, SGK tarafından denetmen raporu ile bu nedenle borç tahakkuk ettirildiği iddiası ile kurum işleminin iptaline ilişkin eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Dava dilekçesi ile SGK denetmen raporu ve tüm belgelerden davacının sahibi bulunan ...’ın davacı şirketin hisselerinin tamamının ve dava dışı ... Turizm isimli şirket'in %51 hissedari olduğu, ... Turizm tarafından işletilen ... isimli otelde çalışan ..., ... ve ... isimli işçilerin fiili denetim sırasında davacı şirket tarafından işletilen ... Otel’de çalıştıklarının tespit edildiği ihtilafsızdır. Davacı tarafından dava konusu denetmen raporuna istinaden verilen idari para cezasının iptali için idari yargıya başvurulmuş olup ... 2. İdare Mahkemesi’nin 2019/224 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi, SGK denetmen raporu, tespit tutanağı, ... 2. İdare Mahkemesi’nin 2019/224 Esas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamından davacı şirket tarafından işletilen ... Otel'de başka bir işyeri tarafından sigortalı olarak gösterilen (hissedar aynı kişi olsa dahi farklı şirketler tarafından işletilen iki farklı işyeri olmaları) işçilerin fiilen davacı tarafından işletilen ... otelde çalışmaları, her bir işyerinde istihdam edilen işçiler için ayrı ayrı işe giriş bildigelerinin verilmesinin gerekmesi nedeniyle 22.09.2017 tarihli yerel denetim sonucu düzenlenen 2017/ARU/100 sayılı rapor ve kurum işleminin yerinde olduğu...'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararına davacı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizin 10.01.2020 tarih ve 2018/423 Esas 2020/9 sayılı kararı ... BAM 10. Hukuk Dairesi 'nin 31.01.2022 tarih ve 2021/2817 Esas 2022/211 Karar sayılı ilamı ile ''...mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.- Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklinde içtihat etmiştir.- İlk Derece Mahkemesince bu çerçevede araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekir. - Bu itibarla HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak...'' gerekçeleri ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma ilamı üzerine dosya yeni bir esas numarası ile (iş bu dosya numarası) kaydedilmiş, kaldırma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmiş ve ilgili sigortalıların davaya katılımı sağlanmış, davacının yapmış olduğu 5510 sayılı Kanun'un ek 17 maddesi çerçevesindeki başvurusuna ilişkin müracaatının akıbeti sorulmuştur.
SGK tarafından yazılan müzekkereye; ''... İş yerinin 10/2017 döneminde 1 ay süreyle işveren hissesinin %5 puanlık indiriminden ve kurum başkanlığımızın 2017/09 sayılı Genelgeleri gereği 2017 yıllarında 6661 sayılı Asgari Ücret desteğinden yararlanamayacaktır. Ayrıca kurum Başkanlığımızın 2017/10 sayılı Genelgesi gereği 4447 sayılı Kanun'un geçici 17 nci maddesinde yer alan 687/1687 sayılı KHK ile ilave istihdama sağlanan teşvikten de 2017 yılı yasaklı hale getirildiği görülmüştür...'' açıklamalarıyla davacının teşvikten yararlanma imkanının bulunmadığına ilişkin cevap verildiği görülmüştür. Bu haliyle önceki kararda değişiklik yapılacak bir husus bulunmadığı anlaşılmakla idare mahkemesi kararı, denetmen raporu, SGK'nın yazı cevabı dikkate alınarak davacının borçlu bulunmadığı kanaatine varılamamış olmakla teşvikten yararlanma durumu da söz konusu olmadığından" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, yapılan yargılamanın konusu ile davanın açılma sebebinin farklı olduğunu, herhangi bir sebeple tarafların sigortasız çalışma gibi bir durumunun bulunmadığını, ancak mahkemenin tamamen farklı bir değerlendirme yaptığını beyan etmekle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Kurum işlemi dahili davalıların sigortasız çalıştırılması iddiasına dayalıdır ve ihbar üzerine yapılan denetimde fiilen davalı iş yerinde çalışırken görülmüşlerdir. Esasen işveren de çalışma ilişkisini inkar etmemiş, her iki iş yerinin ortaklarının aynı olduğunu, duyulan personel ihtiyacı nedeniyle kısa süreli olarak davacının iş yerinde görevlendirildiklerini işçilerin dava dışı ...... Ltd. Şirketinden sigortalı olarak kayıtlı olduklarını beyanla eldeki davayı açmıştır.
İdari para cezası ile ilgili idari yargıda dava açılmış, davanın reddine karar verilmiş, ... 4. İdari Dava Dairesi işin eldeki dava konusu bölümü yönünden red kararını hukuka uygun bulmuştur.
Gerek 4857 sayılı Kanun'un geçici iş ilişkisini düzenleyen 7 nci maddesi gerek bu tür iş ilişkisinde birlikte sorumluluğu düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 12 ve 86 ncı maddesi hükümleri dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince varılan sonuç ve verilen karar yerinde olmuştur.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarih ve 2019/201 Esas 2020/1624 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, prim borcu tahakkuk işleminin iptali ve menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 12 ve 86'ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!