WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4317 E.  ,  2024/7485 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/53 E., 2023/354 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında Mahkemede görülen asıl ve birleşen rücuan tazminat istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, 10. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı/birleşen davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 06.04.2005 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine bağlanan gelirden oluşan Kurum zararının rücuan tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin kanuni ikametgahının İstanbul olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu bu nedenle davanın görev ve yetki yönünden reddine karar verilmesini, davanın iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, kazazedenin eşi ...'e destekten yoksun kalma tazminatı olarak 21.043,63 TL ödendiğini, müvekkili sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş., trafik sigorta policesinden doğan yükümlülüğünü tamamen yerine getirdiğini ve sonuç olarak davacı Kuruma, bu olayla ilgili herhangi bir tazminat ödemesi yapılması mümkün olmadığını, davacı Kurumun müvekkili şirket aleyhine açtığı davanın haksız olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebi zamanaşımına uğradığını, aktüer raporu doğrultusunda 17.336,97 TL'nin 06.07.2005 tarihinde ... adına ödendiğini, müteveffanın mirasçılarına yapılan ödemenin poliçe teminatından mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu teminatla sınırlı olduğunu, bu miktarın üzerindeki zararlardan araç işleteni ve sürücüsü ile birlikte müşterek mütesesil sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2012 tarihli ve 2010/217 E., 2012/785 K., sayılı kararıyla; davalı sürücü ...’in %70. davalı sürücü ...’in %30 kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunu hükme esas alarak %100 Kurum zararının onay masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Sigorta A.Ş. ve Allianz Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 10. Hukuk Dairesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2013/4824 E., 2014/903 K., sayılı kararıyla; somut olaya konu ceza dosyası araştırılıp, saptanan maddi olgular da gözetilerek, olayın oluşu tereddütsüz belirlenip, tüm delillerle birlikte değerlendirilerek varsa çelişkiler giderilmeli, davalı ... şirketlerinin ödeme iddiası yöntemince araştırılarak, dayanağı belgeler getirtilmeli, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun poliçeye dayalı akdi bir sorumluluk olması nedeniyle, trafik kazasında zarar gören kişinin hak sahiplerine yaptığı ödeme ölçüsünde akdi sorumluluktan kurtulacağı ve hak sahiplerine yaptığı harici ödemelerin poliçe limitinden mahsup edildikten sonra kalanla sorumlu olacağı gözetilmelidir.

Kabule göre de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98, 99 ve 108 inci maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14 üncü maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü geçtikten sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemez. Bu durumda faiz başlangıcının, şirkete karşı girişilen takip tarihi ya da takibe girişilmeden dava açılmışsa, dava tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ... şirketlerinin onay ve ödeme tarihlerinden itibaren faizden sorumlu olduğunun belirlenmesi, giderek yargılama giderlerinden sorumluluğun poliçe limitinin tazminata olan oranı dâhilinde olduğunun gözetilmemesi isabetsizdir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın aracın lastiğinin gümlemesi sonucu meydana geldiği, meydana gelen olayda davalı sürücülerin kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, kaçınılmazlığın olay ile bağdaşmadığını, davalıların kusurlu olduğunu belirterek kusura itiraz ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir.

2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada; ilk kararı temyiz etmeyen araç kullanıcıları, kusur verilen davalılardan ... ve diğer davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak ihlal edilerek davanın reddine dair karar verilmesi hatalıdır. Zira bozma öncesi davalı ...'in %70, davalı ...'in %30 kusurlu olduklarına dair verilen hükmü adı geçen davalılar temyiz etmemiştir.

Mahkemece ilk kararda kusur verilen davalılar ... ve ... yönünden Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle bir karar verilmelidir.

2-İlk verilen karar lehine bozulan davalılar sigorta şirketleri ... Sigorta A.Ş. ve Allianz Sigorta A.Ş. yönünden verilen karar ise; araç kullanan ve malik olmayan diğer davalılar ... ve ...'in bozma sonrası alınan kusur raporu ile kusursuz olması sigorta şirketlerinin sorumlu olmadıkları anlamına gelmeyecektir. Zira davalı ... şirketlerinin sorumluluğu araç maliklerinin 2918 sayılı Kanun kapsamında (sorumlu olup olmadıklarına göre değerlendirilir) hak sahibi tarafından açılan Gebze 2. İş Mahkemesinin 2005/132 Esas sayılı davada, araç maliki ... Turizm Seyahat Ltd. Şti. nin kusurlu olduğuna dair karar verildiği ve verilen kararın 11.06.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu anlamda araç işletenleri ve malikleri yönünden sorumlulukları belirlenmeli, bunların sorumluluğu kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğuna karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.