10. Hukuk Dairesi 2024/4312 E. , 2024/6432 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2525 E., 2023/738 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Maçka Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/184 E., 2022/182 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi, üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir düzenlemesini haiz olduğunu, Kanun'un 76/6 maddesi genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya suç sayılır bir hareketi veya ilgili Kanun'larla verilmiş bir görevi yapmaması ya da ihmali nedeniyle Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına sebep olduğunun mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderlerinin tazmin ettirileceği düzenlemesini haiz olduğunu, 19.07.2016 tarihinde Trabzon ili Maçka ilçesinde meydana gelen terör olayında davacı Kurum sigortalıları ..., ... ve ...'in yaralandıkları, olaya ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/747 soruşturma numaralı 2019/1355 Karar numaralı 12.02.2019 günlü kararında, davalıların murisleri ... ve ...’ın Kurum sigortalılarını yaraladıkları tespit edilmiş ise de şüphelilerin ölü olması nedeni ile haklarında kovuşturmaya yapmaya yer olmadığı kararı verildiğini, ... ve ... için yapılan 18.851,20 TL tedavi gideri, ...’a bağlanan aylığın peşin sermaye değeri dahilinde 40.000,00 TL ve ...’a bağlanan aylığın peşin sermaye değeri dahilinde 40.000,00 TL’nin toplamı olmak üzere 98.851,20 TL’nin peşin sermaye değerli aylıklar için onay tarihlerinden, sağlık hizmeti (tedavi) giderleri için ise sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama sırasında dava dışı kişilerin kusurunun tespit edilmesi halinde, davalıların bu kişilerin kusurundan da müşterek ve müteselsilen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili, davalıların murisi olan ...’ın çatışma sırasında, askerleri yaraladığına ve kusurunun bulunduğuna ilişkin herhangi bir iddia bulunmaksızın, rücuan tazminat davası açıldığını, rücuan tazminat davalarında esas hususun, davalının kusurunun tespit edilerek, kusur oranında rucu edilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde müteselsil sorumluluk hususunu göz önünde bulundurduğunu, çatışma sırasında ölen kişilerin tamamının aynı oranda kusurlu olduğunu ifade ettiğini, öldürme fiili ile kusur oranının tespit edilip nakdi tazminatın rücu edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalılar ... ve ...'ın (Velayeten ...) cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, HMK 114/(1-d) ve 115/(2) maddeleri uyarınca davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, davacı Kurumun sigortalıları bakımından meydana gelen Kurum zararından dolayı davalıların murislerinin sorumlu olmalarından dolayı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme gerekçesinde davada 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayacağı yönünde değerlendirmelere yer verilmiş ise de, davaya bakmak görevinin İş Mahkemesine ait olduğunu, mahkemenin İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakması gerektiğini, davalılar tarafından murislerinin mirasını süresi içerisinde reddettiklerine dair bir ilam mahkeme dosyasına sunulmadığı gibi davalılar Seniye Yakışır ve ...'ın dosyaya mirasın reddine ilişkin herhangi bir beyan dahi sunmadıklarını ayrıca gerekçede hesap bilirkişisinin ortaya koyduğu miktarlardan bahsedilmesine rağmen dosyada alınan bir hesap bilirkişisi raporu bulunmadığını, ayrıca mal varlığı araştırmasına ilişkin bir kısım verilerin dosyada bulunmadığını belirterek;
2.Davalılar ... ve ... vekili, Mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen davalılarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verildiğini ayrıca davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin 2 nci fıkrasında “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.” hükmüne yer verildiği, yukarıda belirtilen dosyalarda bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalıların miras bırakanın ödemeden açıkça aciz olduğunun belli olduğu, belirtilen gerekçe ile ret kararı vermesinde hata bulunmadığı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.10.2019 tarih ve 2017/4695 Esas 2019/7702 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere murisin mal varlığının borca batık olmasının yargılama safhasında ortaya çıkması ile davacı Kurumun bu durumdan haberdar olacağı, dava açılmasına Kurumun sebebiyet vermediği, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır." gerekçesiyle Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplerle kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu ve 76 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Davacı Kurum, Emniyet Genel Müdürlüğü Trabzon İl Eminyet Müdürlüğünde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 19.07.2016 tarihinde yaşanan çatışma sonucu yaralanan polis memurlarına bağlanan gelirler ve yapılan tedavi masraflarından oluşan Kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiş olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 39 ve 76 ncı maddeleridir.
Mahkemece, her ne kadar davalılar ... ve ...'ın eldeki dosyaya cevap dilekçesi vermemiş ise de murislerinin herhangi bir malvarlığı bulunmadığı gerekçesi ile mirasın hükmen reddedildiğinden bahisle yapılan araştırmada terekenin borca batık olduğu ve mirasçıların mirası reddettiği sonucuna varılarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, verilen karar yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Dosya kapsamından, ... mirasçıları olan davalılar ... ve ... tarafından, miras reddedilmediği gibi, eldeki davanın yargılaması sırasında da savunma olarak terekenin borca batık olduğu ve mirası reddetmiş sayılmaları gerektiği ileri sürülmemiştir. Terekenin borca batık olduğu savunması, niteliği itibari ile maddi hukuka ilişkin bir defi olup Mahkemece re’sen gözetilemez. Açıklanan nedenlerle, mirası reddetmeyen davalılar hakkında yanılgılı gerekçe ile davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle sair hususular incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
3.Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!