WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4301 E.  ,  2024/4619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1655 E., 2023/2077 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/747 E., 2021/153 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava dışı Arpaçay İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği'nin ödenmeyen prim borçlarının tahsili amacıyla davacı aleyhine düzenlenen prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezaları borçları için 2013/11017, 11018, 11019, 11864, 11865, 11866, 12177, 2014/11434, 11435, 11436, 2020/11666, 11667, 11669 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı Arpaçay İlçesi ve Köyleri Sulama Birliğinde, 5.11.2005-16.01.2006 tarihleri arasında birlik saymanlığı, 16.01.2006-24.03.2006 tarihleri arasında yazı işleri müdürlüğü yaptığının ve yine davacının adı geçen birlikte 26.09.2012-28.11.2016 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğunun belirlendiğini, bu nedenle birliğin prim borçlarından sorumlu olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava açılmadan önce Kuruma başvurulmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından düzenlenerek davacıya gönderilen;
2013/11017, 2013/11018, 2013/11019, 2013/11864, 2013/11865, 2013/11866, 2013/12177
2014/ 11434, 2014/11435, 2014/11436
2020/11666, 2020/11667, 2020/11669 no.lu ödeme emirlerinin iptali ile davacının bu ödeme emirleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava açılmadan önce kuruma başvurulmadığını, davacının dava dışı Arpaçay İlçesi ve Köyleri Sulama Birliğinde 25.11.2005-16.01.2006 tarihleri arasında birlik saymanlığı, 16.01.2006-24.03.2006 tarihleri arasında yazı işleri müdürlüğü yaptığının ve yine davacının adı geçen birlikte 26.09.2012-28.11.2016 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğunun belirlendiğini, bu nedenle birliğin prim borçlarından sorumlu olduğunu, bilirkişi raporu tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı birlikte kanuni temsilci, üst düzey yönetici veya üst düzey yetkili konumunda bulunmadığı, birliği temsil ve ilzama yetkili olmadığı, bu nedenle ödeme emirlerine konu birlik borçlarından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ödeme emrinin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 55 ve 58 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesi.
2. Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.

6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.

Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliği haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.

3.Değerlendirme
Dava, ödeme emrinin iptali davasıdır. Davacı, dava dışı Arpaçay İlçesi ve Köyleri Sulama Birliği'ne ait prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezası borçlarından dolayı temsil ve ilzama yetkili olmamasından dolayı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece davacının temsil ve ilzama yetkili olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş ve davaya konu ödeme emirlerinin iptali ile davacının bu ödeme emirlerinden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Davacının, dava dışı sulama birliğinde yönetim kurulu üyesi olduğu, birliği temsil eden başkanın temsil ve ilzama yetkisinin davacıya devredildiğine dair bir karar alınmadığı, bu kapsamda, davacının dava dışı birliğin prim borçlarından sorumlu olmayacağına dair kabul isabetli ise de; davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerektiği, ancak Sulama Birliği adına düzenlenip davacıya tebliğ edilen ödeme emirleri için iptallerine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu yönden davacının talebinin menfi tespit mahiyetinde olduğu gözetilmelidir. Bu husus göz önüne alınmaksızın hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.