10. Hukuk Dairesi 2024/4286 E. , 2024/4617 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/19 E., 2024/341 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/699 E., 2022/719 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... eşinin 01.06.2012 - 30.12.2013 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının hak sahibi olduğu Dursunali İslamoğlu'nun, 2012 yılı Mayıs ayından itibaren adına tevkifat kesintisi yapıldığının tespit edildiğini, 2013 /11 sayılı genelegede 01.10.2008 tarihinden itibaren tarımsal faaliyette bulunması nedeni ile birinci fıkranın (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayıldıkları halde sigortalılıkları başlatılmayanların ve sattıkları ürün bedellerinden tevkifat yapılanların sigortalılıklarının, ziraat oda kayıtlarının yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tespitlerinin yapılması halinde odaya kayıt tarihinden, bu süreyi geçirenlerin ise tespitlerinin yapıldığı tarihten sigortalılıklan başlatılacak olup bunlar hakkında ilgili tebliğ hükümlerinin uygulanmayacağının hüküm altına alındığını, bu hükme istinaden sigortalılığını tescilinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının eşi 31067363784 T.C. Kimlik Numaralı ...'nun 4/1-a kapsamında sigortalı çalıştığı sürelerin dışında kalan 01.06.2012 - 30.07.2013 tarihleri arasında 420 gün, 14.08.2013 - 20.08.2013 tarihler arasında 7 gün, 05.10.2013 - 30.12.2013 tarihleri arasında 86 gün 4/1.b.4 Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davacının hak sahibi olduğu sigortalı ...'nun 2012 yılı Mayıs ayından itibaren tevkifat kesintisi yapıldığının tespit edildiğini, 2013/11 nolu Genelge uyarınca sigortalılığının tescilinin mümkün olmadığını, Mahkemenin kararında esas almış olduğu bilirkişi raporunda Kurumun söz konusu tevkifat kesintisinden 01.10.2020 tarihinde haberi olduğu belirtilmesine rağmen belirtilen kanun maddesi ve yapmış oldukları tüm itirazların görmezden gelinerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının murisinin Of Çay Fabrikasına ürün teslimi ve prim kesintisi bulunduğundan 01.06.2012 - 30.12.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, dava açılmadan Kuruma başvuruda bulunulmuş olmakla dava şartının gerçekleştiği, davacının ilgili çay fabrikasına 2012 yılı Mayıs ayından başlamak üzere 2012 ve 2013 yıllarında ürün teslimi nedeniyle tevkifat kesintisi yapıldığı, bu halde ilk kesintiyi takip eden aydan başlayarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu, talep edilen dönem içinde 4-a sigortalılığı mevcut ise de çalışması 1 yıldan az süreli olduğu için kısa süreli olduğu, çalışmanın Tarım Bağ-Kur sigortalılığını sona erdirecek nitelikte uzun süreli olmadığı, 4-a sigortalılık süreleri dışlanarak karar verilmiş olmasında hata bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ... eşinin 01.06.2012 - 30.12.2013 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire çoğunluğu ile aradaki uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun döneminde tarımsal ürün satanların, sattıkları ürün bedeli üzerinden kesilen tevkifatlar nedeniyle 4/1-b kapsamında tarım sigortalısı sayılıp sayılamayacakları noktasındadır.
Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları 17.10.1983 tarihli 2926 sayılı Kanun ile sağlanmakta iken bu Kanun 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış, tarım sigortalıları ise aynı Kanun'un 4/1-b4 bendi kapsamına alınmışlardır.
Mevzuatımızda sigortalılığın başlaması, davamı ve sonlanması ayrı ayrı düzenlenmiştir. Sigortalılığın başlaması için öncelikle sigortalılık iradesi, başvurusu gerekmekle birlikte bazen de zorunlu sigortalılıkta Kuruma resen tescil görevi de yüklenmiştir. Kendi adına ve hesabına tarım sigortalılığı zorunlu sigortalılık olup bu konudaki yasal düzenlemelere göz atmak gerekmektedir.
2926 sayılı Kanunda üç türlü tescil şartı düzenlenmiştir.
1 Sigortalıların kayıt ve tescil yaptırması (m. 7),
2 Köy ve mahalle muhtarlarının bildirimi (m. 8),
3 Kurumun resen tescili (m. 9).
Yukarıda sayılan tescil usulleri dışında Kurumun prim alacaklarını tahsil amacıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat kesilmesi halinde, prim ödemesi olarak kabul edilip Kurumun resen kayıt ve tescil yükümlülüğü kapsamında yargı kararları ile tescil sağlanmıştır.
2926 sayılı Kanunun “Primlerin ödenmesi” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, sigortalının, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu, ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca belirlenen dönemlerde ödemek zorunda olduğu, Kurumun prim alacaklarının, Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebileceği belirtilmiş, anılan madde, 02.08.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile ilga edilmiş olmasına karşın, bu Kanun'un 27 nci maddesi ile söz konusu hüküm, 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle yeniden ve aynı şekilde düzenlenmiştir. Benzer hüküm, 5510 sayılı Kanun 88 inci maddede, “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek şartıyla % 1 ilâ % 5 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Kanuni düzenleme esas alınarak 03.04.1993 gün ve 93/4384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile “2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalıların ödeyecekleri primlerin ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilmesine ilişkin ekli Karar'ın yürürlüğe konulması; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 19.03.1993 tarihli ve 209 sayılı yazısı üzerine, adı geçen Kanun'un 36 ncı maddesine göre Bakanlar Kurulu'nca 03.04.1993 tarihinde kararlaştırılmıştır.” Uygulama 01.04.1994 tarihinde başlamıştır.
Kanuni düzenleme ve Bakanlar Kurulu kararı ile amaçlanan, mevcut sigortalıların ödemeleri aksayan prim borçlarının ödenmesine çözüm getirmektir. Ancak sigortalılığın zorunlu oluşu, Kurumun resen zorunlu sigortalılığı tescil görevi bulunması nedeniyle yargı kararları ile sattıkları ürünlerden tevkifat kesilenler de sigortalı olarak tescil edilmişlerdir. Kurumun ve kişilerin kendilerini uzun yıllar sigortalı saymadığı halde kuruşlarla ifade edilen bu kesintiler nedeniyle geçmişe yönelik yargı kararı ile sigortalılık kazandırılması beraberinde birçok sorunu meydana çıkarmıştır. Sigortalı olarak tescil edilen ve günü gününe primlerini ödemeye çalışan Esnaf Bağ-Kur sigortalıları ile Tarım Bağ-Kur sigortalıları arasında bir eşitsizlik de meydana getirilmiştir. Zira Tarım Bağ-Kur sigortalıları yıllar önce sattığı ürün nedeniyle bir anda yaşlılık aylığına hak kazanacak sigortalılığı elde etmişlerdir.
Kanun koyucu 5510 sayılı Kanun'da tarım sigortalılarının tescil şartlarını yeniden düzenlemiştir. 7/1-b maddesinde iki türlü tescil ve sigortalılık başlangıcı öngörülmüştür.
1-Kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca,
2-Sigortalıların kendilerince bildirilmesi halinde.
5510 sayılı Kanunda yapılan önemli değişiklik, Kurumun resen tescil görevinin kaldırılmasıdır. Muhtarların bildirimi yerine ise kanunla kurulu meslek kuruluşlarının bildirimi getirilmiştir.
5510 sayılı Kanun döneminde de sigortalıların sattığı tarımsal ürünlerden kesinti yapılmasına devam edileceğine dair 88 inci maddede düzenleme yapılmış, uygulamanın nasıl yapılacağının ise Kurumca çıkarılacak yönetmeliğe bırakılmıştır. 88 inci madde ve Kurumca çıkarılan 02.07.2013 tarih, 2013-27 sayılı tarımsal kesinti uygulaması genelgesine göre satılan tarımsal ürünlerden kesinti şartları şöyle belirlenmiştir.
1-5510 sayılı Kanun, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olmak,
2-Sigortalının mevcut sigortalılığından dolayı prim borcunun bulunması,
3-SGK tarafından borcu bulunduğu belirlenen sigortalının, sattığı ürün bedellerinden borç miktarını geçmemek kaydıyla %5 kesinti yapılmasını ürünü satın alan kişi ve kurumlardan istenmesi, gerekmektedir.
5510 sayılı Kanun 88 inci maddedeki düzenlemenin amacı, usulüne uygun olarak tescil edilen sigortalıların eğer varsa prim borçlarının sattıkları ürünlerden kesinti yapılarak ödenmesidir. Yoksa geriye doğru kayıt ve tescil sağlamaya ya da geçmişe yönelik hizmet kazanma imkânı veren bir uygulama değildir. Kanunda tescil şekli açıkça düzenlendiğinden artık tevkifat kesintisi nedeniyle tescil imkânı kalmamıştır.
Kurumca kesintiyi yapacak gerçek ve tüzel kişilere, sigortalıların durumlarını kontrol ettikten sonra kesinti yapma, Kuruma yatırma yükümlülüğü getirilmiştir (E-Kesinti programı ile). Kurum uygulamasına göre kesinti yapmakla sorumlu olanlar, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamına girmeyenlerin, bu kapsama girmekle beraber sigorta prim borcu olmayan veya bu borçlarını taksitlendirenlerin, kesinti muafiyet belgesi almış olanların sattıkları ürünlerden kesinti yapılmayacaktır. Eğer kesinti yapılmış ise Kurumca yersiz alınan miktarlar iade edilecektir.
5510 sayılı Kanun'da tarım sigortalılığın tescili şekli şartlara bağlanmış, Kuruma resen tescil görevi verilmemiştir. Tarımla uğraşanların sattıkları ürünlerden Kuruma kesinti yapılabilmesi için öncelikli şart, Kanun'un 4/1-b4 maddesi kapsamında tescilli olması zorunludur. Sigortalılığı tescil edilmeyenlerden kesinti yapılamayacağı gibi yersiz yapılanların da iadesi gerekmektedir. Tescil olmadan yersiz olarak kesinti yapılanların ödemelerini sigortalılık iradesi olarak yorumlamak veya Kuruma resen tescil görevi yüklemek mümkün değildir. 5510 sayılı Kanun'un yeni düzenlemesi karşısında, Kanunun emredici hükmü doğrultusunda sigortalılık iradesi ortaya koyup tescil yaptırmayanlara geriye doğru kayıt ve tescil olma imkânı tanınmamıştır. Kişilerin Kuruma başvuru ile sigortalılık statüsü kazanmayıp yükümlülüklerini yerine getirmeden yıllar sonra geçmişte sattığı bir ürün bedelinden yapılan kesinti nedeniyle geçmişe yönelik sigortalılık kazanmak hukuk sistemi içerisinde mümkün olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!