WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4285 E.  ,  2024/4543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2185 E., 2024/336 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/179 E., 2023/206 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti, aksine Kurum işlemi iptali ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve geçici iş göremezlik ödemesi yapılması gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.04.2005 başlangıç tarihli dijitürk teknik servisinde kurulum ustası olarak en son aylık net 1.300,00 TL ücretle çalıştığı, davacının dijitürk anten kurulumunu yapmak için çatıya çıkarken merdivenden düştüğü, davacının olayın iş kazası olduğuna ilişkin SGK'ya başvuru yaptığı, SGK'nın 15.02.2017 günlü 10 numaralı ünite kararı ile davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığı yönünde karar verildiği iddiasıyla davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile SGK'nın 15.02.2017 günlü 10 numaralı ünite kararının iptaline, geçici ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında 30.11.2010 tarihli iş kazası kaydı ile ilgili işveren tarafından iş kazası kaydı bulunmadığı, sağlık kurulu raporu ve davacıdan temin edilen belgelerle 29.09.2016 tarih ve 2016/21 sayılı genelge gereğince inceleme yapıldığı ve Kurumca verilen 15.02.2017 tarih 10 numaralı ünite kararı ile olayın iş kazası sayılmamasına karar verildiği, davacının kendi el yazısıyla Kuruma iletmiş olduğu dilekçede olayın iş kazası olmadığını ifade ettiği, çalıştığı şirketin olay hakkında iş kazası bildirimi yapmadığı, dolayısıyla Kurumun resmi kayıtlara göre işlem yatığı, Kurum tarafından verilen 10 numaralı ünite kararının hukuken doğru karar olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddası gibi bir iş kazasının gerçekleşmediği, davacının 23.11.2010 tarihinde izin gününde kendi evinin çatısından düştüğü ve yaralandığı, konu ile ilgili davacının Trabzon SGK İl Müdürlüğü'ne dilekçe verdiği, bu dilekçe ile kendi beyanıyla olayın iş kazası olmadığını ve şirketin sorumluluğu olmadığını kendisinin kabul ettiği, davacının yıllık ücretli izin belgelerinden bakıldığında 22.10.2010 - 26.11.2010 tarihine kadar izinli olduğu, davacının iş akdinin 31.10.2015 tarihinde davalı şirkette küçülmeye gidilmesi nedeniyle sonlandırıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı şirket vekili davacının 22.11.2010 - 26.11.2010 tarihleri arasında yıllık izinde olduğuna ilişkin yıllık izin belgelerini dosyaya sunmuş olup davacı vekili söz konusu belgelerdeki imzanın davacı asile ait olmadığını beyan etmiş olması üzerine imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, 07.05.2019 tarihli imza incelemesine yönelik rapor incelendiğinde yıllık izin belgesi içerisindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, olup davacı tanığı ...'ün olay tarihinde davacı ile bir arızaya gittiklerini, davacının antende bir arıza olması nedeniyle çatıya tırmandığını, davacının bu esnada çatıdan düştüğünü beyan ettiği, davacı tanığı ...'in olay günü hastaneye gittiğini, davacının elinden çenesinden yaralandığını gördüğünü sorduğunda olay günü bir kuruluma gittiklerini, davacının anten tamiri için çatıya çıktığını bu esnada çatıdan düştüğünü kendisine söylediğini beyan ettiği, dönem bordroları getirtilmiş olup bordro tanığı ...'n beyanında olay günü davacının iş yerine kolu sargılı olarak geldiğini, kendisine sorduğunda anten tamiri için çatıya çıktığında yere düştüğünü kendisine söylediğini, olay günü davacının yıllık izinde bulunmadığını beyan ettiği, bordro tanığı ...'ün benzer mahiyette beyanda bulunduğu, davacının SGK İl Müdürlüğüne sunmuş olduğu dilekçe incelendiğinde "23.11.2011 tarihinde izin günümde, evimizin çatısında antenimizin yönünü değiştirmek için çıktığım çatıdan dengemi kaybederek düştüm." yazılı olduğu, söz konusu dilekçe hakkında davacı asilin isticvabına karar verilmiş olup davacı asilin beyanında iş kazasından sonra 40 gün hasta yattığını iş yerine döndüğünde iş veren tarafından iş kazası bildirimi yapıldığı takdirde iş verenin SGK'ya 150.000 TL civarında ödeme yapmak zorunda kalacağının söylenmesi üzerine boş bir evraka imza attığını iş verenin kendisine farklı bir işlem yapacağını söylediğini beyan ettiği, davalı şirketin digitürk firmasına kurulum yapması nedeniyle olay gününe ilişkin kurulum kayıtları istenmiş ise de digitürk firması 19.11.2018 tarihli müzekkere cevabı ile söz konusu kayıtların bulunmadığını bildirdiği, yıllık izin belgesi altındaki imzanın davacıya ait olmadığı, tanık beyanları ve bordro tanıklarının beyanı ile olay günü davacının kurulum nedeni ile montajda olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davacı asil tarafından SGK'ya verilen dilekçede kendi evinin çatısından düştüğü yazılmakta ise de davacı asilin 15.10.2019 tarihli duruşmada iş vereni korumak adına bu yönde bir işlem yaptığını belirtmesi kaza tarihinden sonra davalı iş yerinde çalışmaya devam ettiği hususu da göz önüne alındığında hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının KTÜ Farabi Hastanesine davacının sevki ile davacının 24.11.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası uyarınca çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranları tespit işlemleri yönetmeliği gözönüne alınarak davacının sürekli iş göremezlik derecesinin bulunup bulunmadığı, sürekli iş göremez durumda ise sürekli iş göremezlik derecesinin ne olduğu hususunda rapor aldırılmasına karar verildiği, KTÜ Adli Kurul'un 11.12.2020 tarihli raporuna göre davcının meslekte kazanma gücü oranının %3,2 olduğu belirtildiği, iş bu rapora taraf vekillerinin itiraz etmesi nedeniyle, dosya Yüksek Sağlık Kurulu'na gönderilmiş, YSK'nın 01.12.2021 tarihli raporunda meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre % 2,3 olduğunun belirtildiği, taraf vekillerinin rapora itiraz etmesi üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu' na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu' nun 02.05.2023 tarihli raporuna göre meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre % 2,3 olduğunun belirtildiği, 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin bildirildiği, bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı, alınan raporlar doğrultusunda; davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre % 2,3 olduğu anlaşıldığından %10'un altında kalması nedeniyle, davacının sürekli iş göremezlik geliri bağlanması yönündeki talebinin reddi gerektiği... iş kazası tahkikat dosyasının da Trabzon 1. İş Mahkemesi'nin 2016/409 Esas sayılı dosyasında verilen ara karar gereği yürütüldüğü, davacı tarafından bu hususta SGK'ya başvurulmadığı görülmekle, iş kazası tarihinin 24.11.2010 olduğu, geçici iş göremezlik ödeneğinin talep tarihi de dava tarihi olan 28.06.2017 olarak kabul edildiğinde 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 97/1 inci maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in (TC Kimlik No:...) davalı ... Araçlar Tic. A.Ş. iş yerinde çalışmakta iken geçirmiş olduğu 24.11.2010 tarihli kazanın iş kazası olarak tespiti ile aksi yöndeki 15.2.017 tarihli Kurum işleminin iptaline, davacının sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması yönündeki talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik ödeneği bağlanması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece her ne kadar iş kazalarının varlığı yerindelikle saptanmış ise de buna bağlanan sonuçlar yani davacının iş göremezlik gelirinin bağlanması istemi bakımından bir karar verilmediğinden bu bakımdan verilen kararın değerlendirme hatası taşıdığı ve eksik olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kendi el yazısıyla Kuruma ilettiği dilekçede olayın iş kazası olmadığını ifade ettiği ve çalıştığı şirketin de iş kazası bildirimi yapmadığı, Kurum beyan usulüne göre çalıştığından söz konusu resmi kayıtlara göre işlem yaptığı, Kurum tarafından verilen 15.02.2017 tarih 10 numaralı ünite kararının hukuken doğru olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı 30.10.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia etmiş ise de, sunmuş oldukları yıllık izin formunda görüleceği üzere, davacının 22.10.2010 - 26.11.2010 tarihleri arasında yıllık izinde olduğu, davacının kendi el yazısıyla Kuruma ilettiği dilekçede olayın iş kazası olmadığı ifade ettiği, yıllık izin yönünden alınan rapor sadece şekli bir rapor olup, detaylı bir inceleme yapılmadığı, olayın olduğu yerin belli olmadığı, hastane kaydı bulunmadığı, davacının olay sonrasında hastaneye kaldırıldığı, 40 gün yattığını iddia ettiği, ancak dinlenen tanıklardan ...'un “olay günü davacının işyerine eli sargılı olarak geldiğini” beyan ettiğini, olaya dair hiçbir görgü tanığı bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işverenlikte çalışırken 24.11.2010 tarihinde anten arızası nedeniyle gittiği evde merdivenden düşerek iş kazası geçirdiği hastane evrakları ve aynı zamanda bordro tanığı olup davacı ile birlikte arızaya giden ekip arkadaşı tanık Hasret'in anlatımı ile doğrulandığı, dinlenen diğer tanıkların beyanlarının da aykırı bir beyan içermediği, Mahkemece izin belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesinin uzman bilirkişi aracılığı ile ve usulünce yapıldığı, davacının Kuruma verdiği 05.01.2011 tarihli dilekçenin, dilekçenin verildiği tarihte davacının işyerinde çalışmaya devam etmesi ve tanık anlatımları ile davacının izinde olmadığının ... olması karşısında aleyhe olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki davacının isticvap beyanınında bu durumu açıkladığı, Mahkemenin tespit kararı vermesinde isabetsizlik bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla, iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirildiği, davacının sürekli iş görememezlik oranının 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine uygun belirlendiği, iş kazası nedeniyle %2,3 oranında malul kaldığı, meslekte kazanma gücü en az %10 oranında kaybetmediği anlaşıldığından sürekli iş göremezlik geliri talebinin reddinin yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 24.11.2010 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve geçici iş göremezlik ödemesi yapılması gerektiğinin tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 ve 16 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.