WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4267 E.  ,  2024/5071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/781 E., 2023/2107 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/572 E., 2021/28 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekiller tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... yerinde 15.05.2007 tarihinden itibaren apartman görevlisi olarak çalıştığını, ancak sigortalılığının bildirilmediğini, primlerinin de ödenmediğini belirterek davacının 15.05.2007-22.10.2016 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının 2010 yılı ortalarında faaliyete geçen iş yerinde bu tarihten itibaren çalışmaya başladığını, ayda 10 gün süre ile asgari ücretin 1/3'ü ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurumun bu tür davalarda davalı olamayacağını, davacının 01.05.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı aldığının tespit edildiğini, davalı işveren tarafından sigortalı adına işe giriş bildirgesi verilmediğini, davacının tespitini istediği döneme ait dönem bordrosunun verildiğini, bu tür davalarda işverenin tek başına kabulünün hukuki sonuç doğurmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının temizlik ve iş hanı girişi bekçiliği yaptığı, tam gün çalıştığına dair ise bir bilgi ve delil olmadığı; davacının kısmi süreli olarak asgari ücretin 1/3’ü oranında bir ücretle çalıştırıldığı; davacının 2002 yılından bu yana 4/a SGK emeklisi olmasının da kısmi süreli çalışmasına karine teşkil ettiği; davacının ilk işe giriş tarihi ile ilgili somut bir delil bulunmadığından hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundaki belirlemelerin dinlenen tanık anlatımları ve yazılı delillerle uyumlu ve yerinde olduğu kanaatiyle; davacının 01.07.2009-22.10.2016 tarihleri arasında kısmi süreli olarak, dönemine göre asgari ücretin saat başına düşen brüt miktarı üzerinden sigortasız çalıştırıldığı; eldeki davanın hak düşürücü süreye uğramadığı ve davacının işyerinde sigortasız çalıştığı gün sayısının toplam 1259 gün olduğu, ve bu çalışma süresinin Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilerek, fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; taraflar arasında yasal tanımına uygun işçi ve işveren ilişkisi oluşmadığı halde iş sözleşmesi ve mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, öncelikle taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi tespit olunamadığından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi kabul edilse dahi davacının çalışmalarının günlük 3 saat ve haftalık 15 saati aştığına dair bir delil bulunmadığını, bu sebeple çalışma süresinin aylık 10 gün yerine 16 gün üzerinden kabulünün de hatalı olduğunu ifade etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının Kurum kayıtlarında tescil kaydının bulunduğunu, davacının 01.05.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı aldığını, davalı işveren tarafından davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediğini, davacının tespitini istediği döneme ilişkin bordrosunun verildiğini, davacı adına çalışma gösterilmediğini, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini ifade etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının 21 adet bağımsız bölümden ibaret iş merkezinde belirsiz süreli iş sözleşmesine dayalı olarak 01.04.2010 tarihinde işe başladığının yönetim kurulu karar defterinden anlaşılması, dinlenen tanık beyanları ile tam gün kesintisiz çalışma olgusunun ispatlanması karşısında Mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının ve feri müdahilin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 08.08.2017 ile 18.07.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3-Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

4-Öte yandan 5510 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi 3 üncü fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir.

5-Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14 üncü maddesi ile bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair, amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunda ise "yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63 üncü maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise, yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.

3.Değerlendirme
1- İnceleme konusu eldeki davada, 01.05.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının uyuşmazlık konusu dönem yönünden sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Ancak davacının talebinin açık ve belirgin olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece öncelikle davacının Kurumda bulunan tahsis dosyası celp edilerek talebi net bir şekilde açıklattırılmalı, isteminin, 506 sayılı Kanun’un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalıdır.

2- Diğer taraftan İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, davacının davalı işveren nezdinde 15.05.2007-22.10.2016 tarihleri arasında çalışma iddiası hakkında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının davalıya ait işyerinde apartman görevlisi olarak çalışıp çalışmadığına yönelik araştırma yeterli değildir.

Davalı işyerine ait karar defterinde 01.04.2010 tarihli kararda ... Kılınçer adlı şahsın apartman görevlisi olarak çalıştırılmasına ilişkin karar verildiği, davacının ... olduğu Mahkemece bu hususun araştırılmadığı anlaşılmakla öncelikle bunun açıklığa kavuşturulması gerekmekte olup, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı Apartmanında kapıcı olarak çalışıp çalışmadığı doğrulanmalı, davacının çalışmasının geçtiği işyerinin komşu işyerleri olup olmadığı hakkında araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.