WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4231 E.  ,  2024/5249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/430 E., 2023/131 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.03.2005–14.03.2012 tarihleri arasında davalı ... tarafından Kuruma eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespitine, davacıya eksik ödenmiş olan yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile faiziyle birlikte davalı ... başkanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili yargılama sırasında, yaşlılık aylığına ilişkin talebini geri aldığını belirterek, bilirkişi raporunda tespit edilen prime esas kazanç üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dairenin bozma kararından sonra Mahkemece ,yaşlılık aylığı miktarı tespitine ilişkin talebin tefrikine karar verilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belediyenin imzaladığı toplu iş sözleşmelerinin 2005-2010 dönemini kapsadığını, yasaya göre kesinti yapılması halinde maaşların düşeceği yönündeki belediye başkanı, işçi temsilcisi ve işçilerin talepleri doğrultusunda kesintilerin işçilere nakden ödendiğini, uygulamanın Kasım/2009'a kadar bu şekilde devam ettiğini, eksik ödeme bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar gereğince Kuruma kazanç bildirimlerinin yapılması, prim ödenmesi hususlarında sorumluluğun işverene ait olduğunu, Kurumun bildirilen verilere göre davacıya yaşlılık aylığı bağladığını, aksi sabit olana kadar Kurum kayıtlarının geçerli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli 2020/486 E., 2021/451 K. sayılı kararıyla; davacının sigorta primine esas kazançlarının tespiti istemi yönünden, davacının çalıştığı dönemlerde toplu iş sözleşmeleri ile sağlanan sosyal yardımların davacının ücret hesap pusulalarında tahakkuk ettirildiği, davacıya ücret hesap pusulalarında tahakkuk ettirilen ücret alacaklarının ödendiği, ücret hesap pusulalarında yapılan brüt kazanç tahakkukları ile SGK'ya bildirilen prime esas brüt kazanç miktarlarının örtüşmediği, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi gereğince prime esas alınacak kazançların tespitinde, yapılan sosyal yardımların da prime esas kazanca ilave edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek, eksik prime esas kazanç tutarları bilirkişi raporunda belirlenen şekilde ay be ay hükümde gösterilmiştir.

Davacının yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanarak, eksik ödenen miktarın faizi ile tahsiline karar verilmesi istemi bakımından ise; mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporunda tespit edilen hesaplamalar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi talebi ve son celsedeki beyanları dikkate alınarak, iki tarafın da yaşlılık aylığı yönünden karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olduğu gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli 2022/102 E., 2023/482 K. Karar sayılı kararıyla; Toplu İş Sözleşmesine göre yapılan ödemelerin normal çalışma, hafta sonu, resmi tatil ücretlerinin prime esas kazanç hesaplamasına dahil edildiği, bunların dışında kalan diğer tüm ödemelerin prime esas kazanç niteliğinde olduğu fakat prime esas kazanç hesaplamasına dahil edilmediği gerekçesi ile davalı ... vekili ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, davacının son celsedeki beyanı gözetilerek, söz konusu beyanın yaşlılık aylığı yönünden talebin işlemden kaldırılmasına mı yoksa davanın geri alınmasına mı yönelik bulunduğu hususları üzerinde durulması, talebin geri almaya yönelik olduğunun anlaşılması durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirtilen şartların oluşup oluşmadığının irdelenmesi ve sonucuna göre yargılama giderlerinin ne suretle takdir edileceği üzerinde durulması gerekirken, söz konusu talep yönünden yazılı gerekçe ile karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu belirtilerek mahkeme kararı sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yaşlılık aylığı miktarı tespiti talebinin bu dosyadan tefrik edilmesinden sonra, davacıya ait ücret bordrolarında yemek parası, süt parası, aile yardımı, çocuk parası, giyim yardımı, yakacak parası, öğrenim yardımı ,fazla mesai, ... parası, ikramiye, sünnet yardımı, vitamin yardımı, ek ödeme adı altında yapılan ödemelerden; ölüm, doğum ve evlenme yardımının prime esas kazancın hesabında dikkate alınmayacağı, sigortalılara yemek parası ve aile zammı adı altında yapılan ödemelerin istisna tutarları hesaplanarak ödenen tutardan düşülmek suretiyle prime esas kazanca eklenecek tutarların belirleneceği, bunun dışında sigortalılara her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin ödendiği ayın kazancına eklenmek suretiyle eksik bildirilen prime esas kazanç tutarının belirleneceği yönündeki bilirkişi raporu esas alınarak ve eldeki davada sadece tespite dair hüküm verilebileceği, kazanç farklarının doğrudan davacıya ödenmesinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile , davanın kabulü ile, davacının Kuruma eksik bildirilen sigorta primine esas kazanç farklarının Şubat/2005 177,86 TL, Mart/2005 499,93 TL, Nİsan/2005 525,75 TL, Mayıs/2005 447,55 TL, Haziran/2005 709,14 TL, Temmuz/2005 354,52 TL, Ağustos/2005 338,33 TL, Eylül/2005 1.121,81 TL, Ekim/2005 336,20 TL, Kasım/2005 333,92 TL, Aralık/2005 564,29 TL, Ocak/2006 615,88 TL, Şubat/2006 355,96 TL, Mart/2006 624,42 TL, Nisan/2006 572,78 TL, Mayıs/2006 550,82 TL, Haziran/2006 866,50 TL, Temmuz/2006 542,51 TL, Ağustos/2006 429,57 TL, Eylül/2006 885,10 TL, Ekim/2006 1.075,79 TL, Kasım/2006 732,26 TL, Aralık/2006 512,70 TL, Ocak/2007 869,57 TL, Şubat/2007 531,02 TL, Mart/2007 531,02 TL, Nİsan/2007 525,75 TL, Mayıs/2007 525,75 TL, Haziran/2007 1.538,80 TL, Temmuz/2007 709,90 TL, Ağustos/2007 570,36 TL, Eylül/2007 1.211,90 TL, Ekim/2007 978,80 TL, Kasım/2007 868,70 TL, Aralık/2007 1.003,19 TL, Ocak/2008 1.010,20 TL, Şubat/2008 666,57 TL, Mart/2008 686,10 TL, Nisan/2008 686,10 TL, Mayıs/2008 686,10 TL, Haziran/2008 1.028,92 TL, Temmuz/2008 1.050,39 TL Ağustos/2008 869,69 TL, Eylül/2008 1.181,70 TL, Ekim/2008 1.353,19 TL, Kasım/2008 1.093,19 TL, Aralık/2008 726,80 TL, Ocak/2009 1.092,55 TL, Şubat/2009 814,38 TL, Mart/2009 753,05 TL, Nisan/2009 753,05 TL Mayıs/2009 753,05 TL, Haziran/2009 1.175,27 TL, Temmuz/2009 1.267,55 TL, Ağustos/2009 922,35 TL, Eylül/2009 1.267,55 TL, Ekim/2009 1.440,95 TL, Kasım/2009 752,35 TL, Aralık/2009 851,10 TL, Ocak/2010 739,25 TL, Şubat/2010 326,78 TL, Mart/2010 186,78 TL, Nisan/2010 49,93 TL, Mayıs/2010 1,98 TL, Haziran/2010 1,94 TL, Temmuz/2010 0,33 TL, Eylül/2010 0,63 TL, Ekim/2010 0,16 TL, Kasım/2010 0,35 TL, Aralık/2010 5,94 TL, Şubat/2011 460,83 TL, Nisan/2011 0,17 TL, Haziran/2011 6,52 TL, Ağustos/2011 0,06 TL, Eylül/2011 0,06 TL, Aralık/2011 7,51 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekileri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, sigorta primine esas kazancın Kuruma bildirilmesinin işverenin yükümlülüğünde olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesine göre süt yardımı, giyim yardımı ve yakacak yardımının prime esas kazanca dahil edilebilmesi için bu yardımların karşılığının nakdi olarak ödenmesi gerektiğini, Mahkemenin yetersiz bilirkişi raporundaki hesaplamalara dayanarak Kurum açısında da davanın kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ... vekili; ölüm doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem ,ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamlarının sigorta primlerinin hesabında esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmayacağını, Belediyenin yasal mevzuatlar çerçevesinde gerekli işlemleri yaptığını, davacıların prime esas kazanç farkı taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, (mülga) 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi ile değişik 77 nci maddesi

“Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,
b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur...” hükmünü içermektedir.

Madde hükmünde belirtilen “ayni yardımlardan” amaç, sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan yardım niteliğinde olmasıdır. Yardımın ayni veya parasal olarak yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır. Somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilmeli ve prim hesabında dikkate alınmamalıdır. Bu anlamda, sosyal yardım adı altında ödenen “izin harçlığı, ... harçlığı ve öğrenim yardımı” anılan yasa hükmü kapsamında ayni yardım özelliğinde olması nedeniyle, sigortalının (ücret) gelirine dâhil değildir ve prime esas kazanca dâhil edilmez. (10. H.D.'sinin 2009/5052 E, 2011/4939 K sayılı kararı)

Görüldüğü üzere, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk pozitif hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Bu kararda sigortalılara ödenen yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Yine somut bir biçimde belli bir ihtiyaca yönelik, ayni yardım niteliğinde olan giyim yardımı da sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançlardan değildir. (10. H.D’sinin 2014/1398 E, 2014/6794 K sayılı kararı)

İkramiye adı atındaki ödemeler ise 11.07.1956 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile “… belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı Kanun'ların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle Kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanunu'nun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.” hükmü getirilmiş, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise “… Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icap ettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Kanun gereğince, maddenin 2 nci fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.

506 sayılı Kanun'da ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin birinci fıkrasının a alt bendinde sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dâhil edilmesi için yeterlidir.

Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta “ödenmiş olması da” aranmaktadır. (m.77/I-b).

İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır.

İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve Mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dâhil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (... Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439)

Öte yandan 01.07.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dâhil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102'nci madde hükümleri uygulanmaz." hükmünü içermektedir.

Eldeki dosyada, davalı ... tarafından toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre sağlanan sosyal yardımların ücret hesap pusulalarında ve ücret bordrolarında tahakkuk ettirildiği, ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen bu tutarların davacıya ilgili dönemde ödendiğinin banka kayıtlarından görüldüğü, ancak ücret hesap pusulalarında tahakkuk ettirilen ve davacıya ödenen tutarların Kuruma bildirilen prime esas kazanç miktarı ile örtüşmediği, davalı ... tarafından sadece ... ücret esas alınarak prime esas kazanç bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ücret bordrolarında ilgili dönemde yemek parası, süt parası, aile yardımı, çocuk parası, giyim yardımı, yakacak parası, öğrenim yardımı, fazla mesai, ... parası, ikramiye, sünnet yardımı, vitamin yardımı, ek ödeme adı altında yapılan ödemelerden; ölüm, doğum ve evlenme yardımlarının prime esas kazancın hesabında dikkate alınmadığı, sigortalılara yapılan yemek parası ve aile yardımı ödemelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek istisna tutarları hesaplanarak ödenen tutardan düşülmek suretiyle prime esas kazanca eklenecek miktarın belirlendiği, bunun dışında yapılan tüm ödemelerin ise ödendiği ayın kazancına eklenmesi suretiyle eksik bildirilen prime esas kazanç miktarının belirlendiği görülmektedir.

Yukarıda açıklanan yasal mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulacağı yönündeki açık hükmü karşısında, 01.10.2008 sonrasındaki dönem açısından davacıya yapılan ödemelerin ilgili ayın prime esas kazancına dahil edilmesi isabetli bulunmuştur.

Ne var ki, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin a, b ve c bendi ile istisnaları düzenleyen fıkrası kapsamında 01.10.2008 öncesindeki dönem yönünden, sosyal yardım adı altında ödenen ayni yardım özelliğindeki yakacak yardımı, giyim yardımı, ... parası, öğrenim yardımı vb. ödemelerin prime esas kazanca dâhil edilemeyeceği gözetilmeksizin, ayrıca 6772 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi hükmü uyarınca 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce bu alacaklardan (ilave tediye) prim kesintisi yapılmayacağı dikkate alınmadan 01.10.2008 tarihi öncesi ilave tediye alacağının prime esas kazanca dahil edilmesi suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

Kabule göre de, davacının talebinin 01.03.2005 ile 14.03.2012 tarihleri arasına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında talep aşılarak 2005/2 ay yönünden de prime esas kazanç tespiti yapılması isabetsiz bulunmuştur.

Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.