10. Hukuk Dairesi 2024/4229 E. , 2024/4695 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/459 E., 2024/79 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek-5 maddesi kapsamında sigortalı olduğunu, telefonuna prim ödemesi uyarısı geldiğini, prim uyarısı ile ilgili Rize SGK İl Müdürlüğüne gittiğinde kendisi adına düzenlenmiş ve kendi adına imzalanıp davalı kuruma 30.01.2013 tarihinde verilen dilekçesi ile Ek-5 sigortalılığının durdurulmuş olduğunu öğrendiğini, yaptığı araştırmada kendi adına davalı kuruma dilekçenin fiilen ayrı yaşadıkları eşi Feride tarafından verildiğini tespit ettiğini, davacı tarafından verilmeyen geçersiz dilekçenin davacının anayasanın teminatı altında bulunan sosyal güvenlik hakkını ihlal ettiğini, Kurum işleminin iptali için iş bu davanın açılmasının zaruri olduğunu belirterek Ek-5 sigortalılığını durduran kurum işleminin iptali ile davacının 5510 sayılı Ek-5 sigortalılığının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarih ve 2020/276- 2021/858 sayılı ilamı ile davacının 22.05.2012 tarihi itibariyle Ek-5 tarım sigortalısı olduğu, dava dışı eşi ... tarafından 30.01.2013 tarihinde sigortalılığın durdurulması talepli dilekçesinin Kuruma verildiği, yapılan imza incelemesine göre ilgili belgedeki imzanın davaya ait olmadığı ve davacının Ek-5 tarım sigortalılığının durdurulmasına yönelik bir talebinin bulunmadığı, Kurumun hatalı işlemi nedeniyle sigortalılığının durdurulduğu, bu durumda davacının 30.01.2013 tarihinden itibaren Ek-5 sigortalılığının geçerli olduğuna ve devamına karar vermek gerektiğinden bahisle, davanın kabulü ile davacının 30.01.2013 tarihinden itibaren Ek-5 Tarım Sigortalılığının geçerliliğinin devamına, bu tarihten sonraki Ek-5 Tarım Sigortalılığını durduran kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2022/642-2023/310 sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 12.04.2023 tarih ve 2023/3780-2023/4106 sayılı kararında; her ne kadar mahkemece belgedeki imzanın davaya ait olmadığı ve davacının Ek-5 tarım sigortalılığının durdurulmasına yönelik bir talebinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, dava konusu dönemde ve devamında davacı tarafından sigorta primlerinin ödenmemiş olmasının, sigortalılık iradesini ortaya koyacak bir başvurusunun olmamasının ve işleme yönelik herhangi bir itiraz ya da şikayet yoluna başvurunun veya başlatılmış bir soruşturmanın olup olmamasının, davacının durdurulma işleminin bilgisi ve isteği dahilinde olup olmadığının irdelenip tartışılmaması isabetsiz bulunmuş olup, bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafça ek-5 işleminin iptaline ilişkin verildiğine binaen kurumca yapılan iptal işleminden sonra 20.01.2013 tarihinden 2020 tarihine kadar uzunca bir süre sigorta primlerinin ödenmemiş olduğu, davacının bu süreç içerisinde sigortalılık iradesinin devamını ortaya koyacak bir başvurusunun yazılı olarak bulunmadığı, bu konuda davacının eşinin verdiğini iddia ettiği dilekçeye karşı ve işleme karşı herhangi bir itiraz ya da şikayet yoluna başvurmamış olduğu, başlatılmış bir soruşturmanın da bulunmadığının anlaşıldığından, davacının sigorta primlerinin 2013 yılından sonra uzunca bir süre ödenmemiş olmasının hayatın olağan akışı gereği dilekçeyi bilmediği yönündeki iddiasının aksi yönünde kanaat oluşturduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek-5 maddesi kapsamındaki sigortalılığın iptaline ilişkin kurum işleminin iptali, Ek-5 sigortalılığının devamı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!