WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4215 E.  ,  2024/4384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3706 E., 2024/500 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/170 E., 2020/482 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair karara yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; önceki kararda direnilmesine ve davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 01.01.1985 tarihinden itibaren İsviçre sosyal güvenlik sistemine tâbi çalışan müvekkilinin yurda kesin dönüş yaparak yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu ve Kurumca tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini ödeyerek yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, aylık miktarı ile aylık başlama tarihinin hatalı olması nedeniyle Kuruma yapılan başvuru neticesinde aylık miktarının yeniden hesaplandığını ancak aylık başlatma tarihindeki hatanın düzeltilmediğini, 09.01.2019 tarihli tahsis talebinin yurda kesin dönüş yapmadığından bahisle reddedilmesine rağmen esasında aylar önce Türkiye'ye yerleştiğini, İsviçre'deki ikamet kaydını ise 31.03.2019 tarihinde sildirebildiğini bu nedenle 21.08.2019 tarihinde Kuruma yaptığı başvuru neticesinde aylık bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tarihin ilk tahsis talep tarihi olan 09.01.2019; aksi takdirde kesin dönüş tarihi olan 31.03.2019 olarak kabulüne ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/482 Karar sayılı kararı ile davacının 31.03.2019 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığını davalı Kuruma ibraz ettiği belge ile ispatladığı bu nedenle bu tarihten itibaren aylığa hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının yurda kesin dönüş yaptığı 31.03.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/1863 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararı ile 09.01.2019 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihinde İsviçre'de çalışmaya dayalı olmayan prim ödeme süresi bulunan ve bu nedenle yurda kesin dönüş şartını gerçekleştirmeyen davacının yaşlılık aylığına hak kazanamadığı; terditli istemi yönünden ise 31.03.2019 tarihi itibariyle tahsis talebi bulunmadığından aylık bağlanmasının mümkün olmadığı bu nedenle 21.08.2019 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına dair Kurum işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/5056 Esas - 2021/15476 sayılı kararı ile 09.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan davacının dosya içine alınan yurt dışı hizmet cetvelinde “4” kodunda prim ödemesinin bulunduğu, “4” kodunda yapılan prim ödemeleri bakımından yukarıda yazılı mevzuat ve madde gerekçesi kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedeni olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyulmayarak Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2022 tarih 2022/716 E. - 2022/1119 K. sayılı kararı ile bozma ilâmında değerlendirmeye esas alınması istenen mevzuat değişikliklerinin aylık bağlama tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, bozma ilamında da belirtildiği üzere 7247 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesine eklenen hükmün 26.06.2020 tarihinde yürürlüğe girdiği bu nedenle yürürlük tarihi aylık bağlama tarihinden sonra olan sözü edilen düzenlemenin tamamlanmış işlemler yönünden geçmişe etkili uygulanmasını mümkün kılan bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle ve önceki gerekçe de tekrar edilerek direnme kararı verilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz 31.10.2022 tarihli 2022/9832-2022/13331 Karar sayılı kararı ile " direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2023 tarihli 2022/10-1183-2023/1084 sayılı kararı ile davacının 09.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddedilmesi üzerine 31.03.2019 tarihinde İsviçre ikamet kaydını sildirdiği, dosya içinde bulunan 20.07.2020 tarihli İsviçre hizmet cetveline göre davacının "4 kodu" ile bildirilen çalışmalarının 31.03.2019 tarihi itibariyle sona erdiği anlaşılmakta olup 7247 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine eklenen (C) bendindeki düzenlemenin esasen somut olayda uygulanması mümkün ise de davacının 31.03.2019 tarihi itibariyle "4 kodlu" çalışmalarının sona erdiği ve bu haliyle anılan tarih itibariyle tahsis koşullarının tümü ile oluştuğu dikkate alındığında 09.01.2019 tarihi itibariyle tahsis koşullarının oluşmadığı anlaşılsa bile tahsis koşullarından olan kesin dönüş koşulunun istemden daha sonraki bir tarihte de olsa sağlandığı anlaşıldığı takdirde tahsis koşullarının devam etmesi hâlinde yeni bir tahsis talebine gerek olmadan aylığa hükmedilmesi gerektiğini, önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı bozulmuştur.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul karar sonrası kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne, davacının, yurda kesin dönüş tarihi olan 31.03.2019 tarihini izleyen aybaşı olan 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine; hak edilen aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi uyarınca ilk 3 aylık döneme ilişkin aylıklara 01.07.2019 tarihinden, kalan aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gereğinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, dolayısıyla, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hizmet belgesine göre işten ayrılma şartı yerine gelmemiş olduğundan, 14.01.2019 tarihli tahsis talebine yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına imkan bulunmadığını, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle ispat edilebileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilk tahsis talep tarihi olan 09.01.2019 tarihi itibariyle aylık bağlanması gerektiğine aksi kanaat halinde yurda kesin dönüş tarihi olan 31.03.2019 tarihi itibariyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.